Reklam Ver

Geçen hafta Ziraat Bankası’nda önemli bir görev değişikliği oldu. 2003’ten bu yana bankanın genel müdürlüğünü yapan Can Akın Çağlar veda etti. Yerine, mesleğe Ziraat Bankası’nda başlayan Hüseyin Aydın geldi. Bu görev değişikliği bankada yeni bir dönemin başlangıcı olacak.
Ziraat Bankası’nın 148 yıllık tarihinde çok parlak dönemleri olduğu gibi çok sıkıntılı dönemleri de oldu.Milli mücadelede, cumhuriyetin temelinde harcı olan bir banka.
Sanayinin olmadığı, ticaretin çok sınırlı olduğu ve nüfusun yüzde 80’ninden fazlasının çiftçi olduğu cumhuriyetin ilk yıllarında Ziraat Bankası çok önemli bir rol üstlendi.
Sonraki yıllarda da her zaman, ülke tarımının gelişmesi, üretimin devam etmesi, yeni yatırımların yapılması, tarımsal teknolojinin çiftçinin kullanımına sunulması ve daha pek çok konuda Ziraat Bankası’nın büyük katkıları oldu.
Can Akın Çağlar’ın görev yaptığı 2003- 2011 dönemi, Ziraat Bankası’nın parlak dönemlerinden birisi oldu. Bankanın karlılığını, büyümesini, ticari ve bireysel bankacılık çalışmalarındaki başarıları bir yana, tarım sektörü açısından da bu dönemde önemli bir başarı elde edildi.
Çağlar, Ziraat Bankası genel müdürlüğü görevine getirilirken tarımcılar endişe ile karşılamıştı. Tarım sektörüne yabancı biriydi. Sektörü yeterince tanımaması en büyük dezavantajıydı. Genel müdürü olduğu Ziraat Bankası’nın o günkü durumu da pek iç açıcı değildi. İmajı çok zedelenmiş. Ülkeyi çöküş noktasına getiren 2001 krizinin en büyük sorumlusu ilan edilmişti.
Kağıt üzerinde şişirilmiş görev zararları gerekçe gösterilerek bankanın hemen elden çıkarılması isteniyordu. Çiftçilere kredi vermesi adeta yasaklanmıştı. Oysa, bankanın sıkıntısı tarımsal kredilerden değil, tarım dışı kredilerden kaynaklanıyordu. Siyasetçilerin kasasına dönüştürülmüş kamu bankalarından birisiydi. Bu nedenle görev zararları yaftasıyla tu kaka edilmiş ve elden çıkarılmak isteniyordu. 2001 krizinden önce görev yapan genel müdürlerin öncelikli hedefi, Ziraat Bankası’nı özelleştirmek olmuştu.
Krizden sonra böyle bir özelleştirmenin saçmalığı anlaşıldı. Özelleştirme fikri rafa kaldırıldı.
Can Akın Çağlar, göreve geldiğinde belki tarım konusunda bilgi sahibi değildi. Fakat, tarımı çok iyi bilen bir ekiple çalıştı. Yeri geldiğinde siyasetçilere karşı direndi ve ekibine sahip çıktı.
Şansı da yaver gitti. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak kriz dönemlerinde tarımın önemi arttı. Tarıma yönelik yatırımlarda ciddi artışlar oldu. Ziraat Bankası da tarımsal kredilerde rekor üstüne rekor kırdı.
2001 krizi sonrasında tarıma kredi vermesi adeta yasaklanan Ziraat Bankası, yeniden tarımın ve tarımcının bankası oldu. Elbette kriz sonrası verilerle bugünü doğrudan karşılaştırmak sağlıklı sonuç vermeyebilir. Fakat, 2003’te 247 milyon lira olan tarımsal krediler, 2011 Temmuz’unda 17.5 milyar liraya ulaştı. Takipteki kredi oranı aynı dönemde yüzde 53’ten yüzde 1.5’a düştü. Tarımsal kredilerin faizi bu dönemde yüzde 60’lardan yüzde 10’a kadar düştü. Devlet desteği ile hayvancılıkta, damla sulama sistemlerinde sıfır faizli kredi uygulamasına geçildi. İki yılda yaklaşık 5 milyar lira sıfır faizli hayvancılık kredisi kullandırıldı. Damla sulama kredisi 1.3 milyar liraya ulaştı. Kredi verilen üretici sayısı 67 bin kişiden 800 bin kişiye çıktı.
Bu dönemde kredi miktarındaki artıştan daha önemlisi kredinin yapısında ciddi bir değişim oldu. Daha önce Ziraat Bankası’nın kullandırdığı kredilerin yüzde 94’ü işletme kredisiydi. Yatırım kredilerinin payı yüzde 6 civarındaydı. Bu oran şimdilerde yüzde 45 yatırım, yüzde 55 işletme kredisi oldu. Gelecek yıl başa baş gelmesi hedefleniyor.
Bu dönemde sadece tarımsal krediler konusunda faaliyet gösteren bölgesel çapta 4 tane Tarımsal Orta ve Büyük İşletme (TOBİ) Şubesi ve 8 Tarımsal Şube açıldı. Bu şubelerin kullandırdığı kredi tutarı 1.5 milyar liraya ulaştı. Bu şubelerden genellikle yeni yatırım yapan veya mevcut işletmesini büyütmek ve modernize etmek isteyenlerin kredi kullandığını hatırlatmakta yarar var. Seracılık, süt inekçiliği ve tavukçuluk işletmeleri bu kredilerden en çok yararlanan kesim oldu.
Ziraat Bankası’nın bu dönemde üretici örgütleri, özel sektör tarım işletmeleri ve üniversitelerle işbirliği yaparak pek çok projeye destek sağladı.
Özel bankaların kredilerini geri çağırdığı 2008- 2009 kriz döneminde toplam kredisinin yüzde 36’sına ödeme kolaylığı getirerek çiftçinin rahat bir nefes almasını ve üretime devam etmesini sağladı.
Can Akın Çağlar dönemi kapandı. Şimdi bu görevi Hüseyin Aydın sürdürecek. Ziraat Bankası için yeni bir dönem. Hüseyin Aydın daha şanslı. Çünkü, Ziraat Bankası’nda mesleğe başladı. Bankayı ve tarımı iyi biliyor. Özellikle tarımı bilen, çiftçiyle, yatırımcılarla iyi ilişki kuran, hem üreticinin hem ülkenin ve bankanın yararını gözeten bu ekiple tarımda daha da başarılı olacaktır. Kendisini bekleyen en büyük tehlike ise, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın yanlış politikaları nedeniyle özellikle sıfır faizli kredilerin geri dönüşünde olabilir. Can Akın Çağlar’a ve Hüseyin Aydın’a yeni görevlerinde ve yaşamlarında başarılar dileriz.

Ziraat Bankası’nda yeni dönem…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız