Reklam Ver

İzmir Ticaret Borsası 120 yaşında. Nişli Hacı Ali Efendi ve etrafında toplanan bir avuç tüccarın çabaları sonucu 1891 yılında temelleri atılan İzmir Ticaret Borsası aynı zamanda Türkiye’deki ilk borsası.
Pamuk, üzüm ve daha birçok tarım ürününün fiyatının oluştuğu Borsa, 120 yıllık geçmişinde tarıma çok önemli katkılar sağladı.
Tarımı ve tarımın sorunlarını  ülke gündemine taşıma başarısı gösterdi. Birçok sorunun çözümüne katkıda bulundu. Çalışmaları ve raporları ile ülkeyi yönetenlere yol gösterdi.
Pamuk kontrat borsası kurmak için yola çıkıldı ve bu çalışmalardan Türkiye’nin ilk Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası doğdu. Lisanslı depoculuk, Ulusal Pamuk Konseyi gibi birçok oluşumun öncüsü oldu.
İzmir Ticaret Borsası bir ilke daha imza atarak 2009’da Türkiye’de ilk kez bir kadını, Işınsu Kestelli’yi borsa başkanı seçti. Kestelli, bu görevini başarıyla sürdürüyor.
İzmir Ticaret Borsası’nın 120.yılı nedeniyle bir dizi etkinlik düzenleniyor. Bu etkinliklerden birisi de “120. Yıl Borsa Söyleşileri” oldu.
Geçen haftaki söyleşinin konuşmacısı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’ydu. Ekonomiye ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapan Hisarcıklıoğlu’nun konuşmasının önemli bir bölümü de tarıma ilişkindi.
Tarım ve gıda ürünleri ithalatındaki artış, duyarlı herkesi olduğu gibi, Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da rahatsız ediyor.
Konuşmasında bu rahatsızlığını açıkça ifade etti. 2010’da Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ithalatının 20 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Açlığın dünyadaki en büyük tehlike olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünya açlık sorununun farkında. Buna yönelik önlemler almaya çalışıyor. Çinliler niye Afrika’da toprak alıyor? Kendi vatandaşlarının geleceği için. Açlığa çözüm bulmak için.
Türkiye, sahip olduğu tarım potansiyelini değerlendirebiliyor mu?
Ekilebilir arazi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasındayız. Yaptığımız tarım ürünü ihracatı 13 milyar dolar. Hollanda bizim Konya kadar bir ülke. O’nun ihracatı 70-80 milyar dolar. Bundan çıkaracağımız dersler olmalı. Allah toprak vermiş, iklim uygun ama bu işi beceremiyoruz.
Pamuğu bile beceremedik. Tekstil bitti diye pamuktan vazgeçtik. Bizi vazgeçirdiler. Pamuk ekmeyin dediler. Üretimimiz 1 milyon tondan 400 bin tona düştü. Ama tüketimimiz düşmedi. Biz 1 milyon ton pamuğu ithal ediyoruz. Pamuk üretiminden vazgeçtik, pamuk fiyatı ne oldu? 2003’te pamuğun kilosu 90 kuruştu. 2008’de 2.8 lira oldu. 2011’in ortalaması 6.8 lira. Dünyada hiçbir malın fiyatı bu kadar artmadı.
Bu yılın Ocak-Mayıs döneminde pamuğun fiyatı yüzde 138 arttı. Mısır yüzde 82, buğday yüzde 75 arttı. Bu veriler tarımın artık karın doyurma değil, para kazanma işi olduğunu gösteriyor.”
Muş Ovası’nın tek başına Türkiye’yi besleyecek durumda olduğunu diğer ovaların da dünyayı besleyebileceğini anlatan Rifat Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Muş Ovası, uzunluğu 80, genişliği 30 kilometre. Ortasında nehir akıyor. Ovada 4 metre yerin altında su var. Ovada ağırlıklı olarak tütün ve pancar ekiliyor. Çiftçi pancar kotasını artırmak için kapı kapı dolaşıyor. Kotayı artırsa ne olacak bir dönümde yılda 400 lira gelir sağlayacak. Halbuki,bu ova tek başına Türkiye’yi besler. Diğer ovalarla da dünyayı besleriz. Bunun için tarımda aklımızı ve mantığı kullanmalıyız.
Hisarcıklıoğlu konuşurken dinleyiciler arasından bir ses yükseldi. “Doğru söylüyorsunuz da 7 kilo buğdayla 1 litre mazotu zor alıyoruz.”
Rifat Bey, “Onu da her fırsatta dile getiriyoruz” dedi ve tarımda yapılması gerekenleri sıraladı:
1-Arazi toplulaştırması
2-Tarım Envanterinin çıkarılması
3-Ürün planlaması
4-Lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsalarının devreye sokulması.
Tarım envanteri ve ürün planlaması konusunda bilindik örnekler sundu.
Rekoltenin bilimsel verşlerle, uzaktan algılama yöntemiyle değil, masa başında “yağmur çok yağdıysa rekolte yüksek, yağmur az yağdıysa rekolte düşük açıklandığını ifade etti.
Ürün planlamasının da yapılamadığını, hangi ürünün fiyatı yüksekse herklesin o ürünü ektiğine dikkat çekerek sözlerini şöyle bitirdi: “ Pamuğa gerek yok denildi, fiyat yükselince şimdi aman pamuk dikin deniliyor. Ege’de zeytin dikme furyası var. Bizim Diyarbakır’daki başkanımız bile Ege’den arazi almış. Ne yapacaksın diye sordum. Zeytin dikecekmiş. Zeytine ne kadar ihtiyaç var? Bu belirlendi mi? Bu dikimler bir planlama ile mi yapılıyor? “
Özetle, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, tarımda bilinen sorunları bir kez daha dillendirdi. Yararı olur mu? Mutlaka olur. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği sıradan bir örgüt değil. Bu sorunların üzerinde ısrarla durursa çözümüne de katkı sağlar. Türkiye 20 milyar dolarlık tarım ve gıda ithalatı yerine hem kendi ihtiyacını karşılar hem de dünyayı doyurur.

Reklam Ver

1 Yorum

  1. Millet olarak çok kötü bir hasletimiz var. Bir yaraya parmak bastıktan sonra bir başka konuya geçiyoruz. Ve etkili olamıyoruz. Sonuç alıncaya ve bıktırıncaya kadar işleri takip etmemiz lazım. Gündem değişmesi nedeniyle söylemlerimiz maalesef sonuca ulaşmıyor, bir önceki gündem çok çabuk unutuluyor.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız