Reklam Ver

Büyük marketlerin, yemek firmalarının iç piyasadan hayvan alımı yerine ithal ete yönelmesi besicileri iflasın eşiğine getirdi. Ucuz karkas et ithalatı nedeniyle rekabet edemeyen besiciler, besi süresi tamamlanmış hayvanlarını kestirecek yer bulamıyor.
Hayvan ithal edenler de zararda
Hükümetin teşviki ile yurtdışından besilik hayvan ithal edenler, Et ve Balık Kurumu’ndan ithal besi hayvanı alanlar, besledikleri hayvanları kestiremediği için büyük zararda.
Gümrük vergisi yüzde 60’a çıkacak
DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, besicilerin aylardan beri talep ettiği karkas et ithalatında gümrük vergisi oranının yüzde 60’a çıkarılması yönündeki çalışmanın sonuna gelindi. Yakın zamanda ithal etin gümrük vergisi yüzde 60’a çıkacak.

Destek işe yaramadı
Bakanlar Kurulu’nun 24 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve besicilere hayvan başına 300 lira destek ödemesi öngörülen destek de işe yaramadı.  Destekten yararlanmak için kesilen hayvanın yerine yeni hayvan alınması şartı Bakanlar Kurulu’nun 4 Nisan 2011 tarihli kararı ile kaldırdı. Buna rağmen hayvan kesimi olmadığı için besiciler destekten yararlanamıyor.
Ali Ekber Yıldırım
İZMİR- Hayvancılığın hemen her alanında büyük sorunlar yaşanıyor. Arz fazlası gerekçe gösterilerek çiğ süt fiyatının 73 kuruştan 45 kuruşa düşürülmesi süt hayvancılığı yapanları büyük zarara uğrattı. Koyun ve kuzu ithalatı küçükbaş hayvancılık işletmelerini zorluyor. Sektörde en büyük sıkıntıyı ise besiciler yaşıyor. Ucuz karkas et ithalatı nedeniyle besiciler iflasın eşiğine geldi. Büyük marketlerin, yemek firmalarının, et ve et ürünleri üreticilerinin ithal ete yönelmesi içerde hayvan kesiminin durmasına neden oldu. Besiciler zararına da olsa hayvan kestiremedikleri için iflas noktasına geldi.
Türkiye’nin değişik bölgelerinde çok sayıda besici ellerindeki binlerce hayvanı kestirecek yer bulamıyor. Kesim süresi gelmiş ancak kestirilemeyen hayvanlara her gün verilen yemin üreticiye aylık maliyeti 150-200 lira. Bu nedenle besici hayvanını kestiremediği her gün zararı katlanarak büyüyor. Türkiye’de beside 2 milyon civarında hayvan olduğu dikkate alındığında zararın boyutu daha iyi anlaşılıyor. Bu gelişmeyi önceden gören Banvit, Koç ,Saray Halı gibi büyük işletmeler yeni hayvan alımını durdurmuştu. Besiciliğe devam edenler ise iflasın eşiğine geldi.
Kesim için 300 liralık destek yetmedi
Hayvan kesimini teşvik etmek ve besicilerin zararını azaltmak için Bakanlar Kurulu’nun 24 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile besicilere hayvan başına 300 lira destek ödenmesi sağlandı. Ancak, bu destekten yararlanmak için kesilen hayvanın yerine yeni hayvan alınması şartı konulunca kimse bu destekten yararlanamadı. Hayvanını kestiremeyen besici, elindeki hayvan nedeniyle sürekli zarar ederken yeni hayvan alması olanaksızdı. Bakanlar Kurulu, 4 Nisan 2011 tarihli yeni bir kararla hayvan alımı şartını kaldırdı. Böylece besi hayvanını kestiren besiciye yeni hayvan almasa bile hayvan başına 300 lira ödenecek. Destek ödemesinde kademeli bir uygulama var. Besiciler 250 hayvana kadar hayvan başına 300 lira destek alırken, 250’den 500 baş kesime kadar hayvan başına 150 lira, 500 üzeri hayvan kesimine ise hayvan başına 75 lira destek alabiliyor. Fakat, yüksek maliyet nedeniyle hayvan kesimi olmadığı için besiciler bu destekten yararlanamıyor. Besicilere hayvan başına ödeme uygulaması 1 Ocak – 1 Temmuz 2011 dönemini kapsıyor. Haziran sonu itibariyle destek kalkıyor.
Et ve Balık Kurumu 12.5 liradan istiyor
Et ve Balık Kurumu geçen yıl Mart-Nisan aylarında besicinin hayvanını kilosu 16 liradan alıp keserken, şimdi 12.5 liradan istiyor. Adana’nın en büyük besi işletmesi Şahbazlar Çiftliği’nin Sahibi Mehmet Şahbaz: “ Et ve Balık Kurumu bize 12.5 liradan hayvanları kesebileceğini söylüyor. Geçen yıldan bu yan sadece yemin fiyatı yüzde 40-50 oranında arttı. Geçen yıl 16 liradan kesim yapan Et ve Balık Kurumu bunu bilmiyor mu? Biz 12.5 liradan hayvanları nasıl keseriz. Bu bizlerin iflasını istemektir. Hayvanlarımızı besledik, kesime geldi. Kimse almıyor. Et ve Balık Kurumu geçen yılın çok altında keserim diyor. Ne yapacağız? Atsak atamıyoruz, satsak satamıyoruz” görüşünü dile getirdi. Mehmet Şahbaz, et, ithalatının hemen durdurulmasını isterken, Türkiye’ye kaçak yollardan da çok miktarda et girdiğini söyledi. Şahbaz, aylardan beri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na ithal ette gümrük vergisinin en az yüzde 60-70’e çıkarılması gerektiğini aksi taktirde besiciliğin yok olacağını aylardır anlatmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Gümrük vergisi yüzde 60’a çıkacak
Besicilerin kulağı Ankara’da. İthal karkas etten alınan gümrük vergisinin en az yüzde 60’a çıkarılmasını bekliyor. Geçen yıl Aralık ayına kadar yüzde 135 olan gümrük vergisi önce yüzde 30’a düşürüldü. 19 Mart 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan  Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi yüzde 45’e çıkarıldı. Aylarca 8 ile 10 liradan karkas et ithal edilirken verginin yüzde 45’e çıkarılması ile 1.kalite et ithalatı 12.5 liraya, 3.sınıf et ise 10 liraya çıktı. Fakat bu da yerli besicilerin rekabet etmesini sağlayamadı. Çünkü, yerli besicinin karkas et maliyeti 14-15 lira seviyesinde. Bu nedenle rekabet için ithal karkas etin gümrük vergisinin en az yüzde 60-70’e çıkarılması gerekiyor. DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, verginin yüzde 60’a çıkarılması yönünde çalışma yapılıyor. Yakın zamanda buna yönelik bir kararın çıkması bekleniyor. Verginin yüzde 60’a çıkarılması geçicide olsa besicileri rahatlatabilir.
İthal besi hayvanı alanlar da zararda
Geçen yıl et fiyatının yükselmesi ile ithal edilecek besi hayvanlarında gümrük vergisi sıfırlandı. Et ve Balık Kurumu besi hayvanı ithal ederek üreticilere dağıttı. Daha sonra özel sektöre de besi hayvanı ithalatı için kapılar açıldı. Hükümetin bu teşviki ile yurtdışından besilik hayvan ithal eden veya Et ve Balık Kurumu’ndan besi hayvanı alıp besleyenler de ucuz karkas etin kurbanı oldu. Hükümetin besi hayvanı ithalatında gümrük vergisini düşürmesi ve binlerce hayvan ithal edildikten sonra ucuz karkas etin ithalatına izin vermesi besicileri büyük zarara uğrattı.
Piyasa yüzde 50-50’ye oturur
Besicilik piyasasını yakından izleyen Pehlivanoğlu Marketler Zincirinin Et Direktörü Hüseyin Şenoğulları besi sektöründeki gelişmeleri DÜNYA’ ya şöyle değerlendirdi: “Besicilikte çok sıkıntılı bir dönem yaşanıyor. Fakat bunda besicilerinde payı var. Fiyat yükselecek diye ellerindeki besi hayvanını uzun süre tuttular. Ellerindeki hayvan 350-400 kilo karkas ağırlığa ulaştı. Bu seviyedeki hayvan yağlı olur. Bu nedenle alıcı bulmak zor. Özellikle büyük besi işletmeleri çok zor durumda kaldı. Yüksek fiyattan aldıkları besi hayvanını zarar etmeden satmaları çok zor. Devletin ithal et ile besicinin maliyeti arasındaki farkı ödemesi de mümkün değil. Bu nedenle bu durumdaki besiciler ellerindeki hayvanı zararına da olsa satacaklar. Yeni alacakları hayvanları daha uygun fiyata alarak besiye devam edecekler. Şu anda piyasa yüzde 80 ithal hayvan ve ithal et, yüzde 20 yerli. İthalatta gümrük vergisi yüzde 60’a çıkarsa bu denge yüzde 50 yüzde 50 olur. İthalatın tamamen bitmesi mümkün görülmüyor.”
Besici bekledikçe zarar eder
İthalatta gümrük vergisinin yüzde 60’a çıkarılması yönündeki çalışmaların da besicileri yeni bir beklentiye soktuğunu hatırlatan Hüseyin Şenoğulları: “Depolar ithal etle dolu. Tüketici ithal ete sıcak bakmadı. Bu nedenle gümrük vergisinin yükselmesi öncelikle deposunda et olanların işine yarayacak. Besiciler bekledikçe zarar edecek. Gümrük vergisinin artırılması ile yeni bir beklentiye girmeleri doğru değil. Ayrıca gümrük vergisinin yüzde 60’a çıkarılması ile iç piyasa ile ithal et bir ölçüde eşitlenecek. Hayvan kesimi artacak ve yerli ette bir gevşemeye yol açacak. Bu nedenle besicilerin bunu bilerek yeni bir beklentiye girmemeleri gerekir.” diye konuştu.
Ucuz et ithal eden çok kazanıyor
Uygulamadaki vergi oranları ile ucuz et ithal eden daha çok kazanıyor. Hüseyin Şenoğulları’nın verdiği bilgiye göre,  yurtdışından birinci kalite karkas etin kilosu 12.5 ile 13 liradan ithal ediliyor. Üçüncü kalite et ise 10 liradan ithal ediliyor. Yerli dana ise kilosu 13- 13.5 liradan alınıp kesiliyor. Perakende fiyatlara bakıldığında, 10 liradan ithal edilen üçüncü sınıf ithal et tüketiciye 25-26 liradan sunuluyor. Oysa en fazla 18-20 liradan satılması gerekiyor. Yurtdışından 12.5-13 liradan getirilen birinci kalite et ise tüketiciye 26-28 liradan sunuluyor. Bunun da 22-24 liradan satılması gerekiyor. En ucuz eti getirenler en çok parayı kazanıyor. Bunun önlenmesi gerekiyor.
İthalat artarak devam ediyor
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre son bir yılda Türkiye’ye giren ithal et miktarı 160 bin ton oldu.  Bakanlık verilerine göre, son bir yıl içerisinde 224 bin 380 baş kasaplık, 168 bin 939 baş besilik ve 19 bin 987 baş kurbanlık olmak üzere toplam 413 bin 306 baş sığır ithalatı yapıldı. Aynı dönemde toplam koyun ithalatı da 378 bin 165 başı kasaplık ve 305 bin 559’u kurbanlık olmak üzere toplam 683 bin 724’e ulaştı.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız