Reklam Ver

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu gazetecilere belediyenin 7 yıllık icraatını ve bundan sonra yapacaklarını anlattı. Soruları tek tek yanıtladı.
Ağırlıklı olarak ulaşım ve özellikle metro, kentsel dönüşüm, fuar projesi, körfezin temizliği, liman ve günlük yaşamda kentlinin karşılaştığı sorunlar konuşuldu.
Sadece kentsel sorunlar değil, tarım da konuşuldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusundaki duyarlılığını, üreticiye verdiği destekleri daha önce birkaç kez yazdık. Verilen destek yaygınlaşarak sürüyor. İzmir’in geleceğini şekillendirecek projeler arasında da tarıma ilişkin çok önemli bir proje var. Organik Tarım ve Ekolojik Yerleşim Tasarımı Projesi.
İzmir’in yeni vizyonunu “Akdeniz’in Kültür Yaratıcılık ve Tasarım Başkenti” olarak belirleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi bu çerçevede bir dizi yeni çalışma ve proje gerçekleştirecek. İzmir’de bir Akdeniz Akademisi’nin kurulması. Kentin tarihinin yeniden yazılması. İzmir Tasarım Forumu oluşturularak, tasarımcıların çalışacağı tasarım bölgesi oluşturmak.Tarımsal potansiyeli değerlendirmek amacıyla ekolojik yerleşimler oluşturmak.
Ekolojik yerleşimlerle hedeflenen projenin özü şu: “İzmir’in Akdeniz kentleriyle işbirliğinde iyi bir çıkış noktası oluşturacağı düşünülen “organik tarım ve ekolojik yerleşim tasarımı” İzmir Akdeniz Akademisi’nin önemli bir ayağını oluşturacak. İzmir’i üretim, ekoloji ve sağlık kenti olarak konumlandıran bu yaklaşımla Büyükşehir belediyesi’nin organik tarım yatırımları, yetişmiş personeli ve doğanın korunmasına yönelik potansiyelini yükseltecek. Akdeniz kültürünün zeytin sevgisindeki ortaklığını, ekolojik yaşamın tümüyle tasarlandığı çok yönlü bir kalkınma hamlesine dönüştürmeyi amaçlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi organik üretimi ve çevre yatırımlarıyla Akdeniz’in yanı sıra dünyaya da yeni bir pencere açacak.”
Organik tarım konusunda bugüne kadar yaptıkları çalışmalara bir halka daha ekleyeceklerini söyleyen Aziz Kocaoğlu, üreticilerle ve tekstil sanayicileri ile görüşmelerinin sürdüğünü İzmir’i aynı zamanda organik tekstil merkezi yapacaklarını anlattı.
Geçen 7 yıllık süreçte İzmir Büyükşehir Belediyesi tarıma ve tarımcılara ciddi destek oldu. Türkiye’de ilk kez tarla yollarının asfaltlanması yapıldı. Çiftçinin tarlasına kolay ulaşmasının yanı sıra ürünün toz nedeniyle kalite kaybına uğraması önlendi.
Aziz Kocaoğlu’nun açıkladığı verilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2004-2010 yıllarında “sözleşmeli alım modeli” ile Tire’den 8 bin 677 ton süt, Bayındır ve Bademli’ den 10 milyon 644 bin 46 adet çiçek ve yer örtücü bitki, 290 bin 275 adet zeytin ve meyve fidanı, İğdeli ve çevre köylerinden yaklaşık 5 ton peynir, Karaburun ve Mordoğan’dan 187 bin nergis soğanı, 2 bin 600 adet seramik saksıda nergis, Seferihisar, Özdere, Gümüldür, Ürkmez ve Doğanbeyli’den 110 ton mandalina alımı yaptı. Bu yıl, süt,bardak yoğurt,ayran, çiçek,ağaç fidanı,,yer örtücü bitki, zeytinyağı alımlarını sürdürüyor.
Rakamlar genel üretim açısından çok büyük olmayabilir. Fakat köy bazında ve bölgenin kırsal kalkınma çabaları açısından çok önemli. Mandalina fiyatı düşerken belediyenin 100 ton mandalina alması fiyatları artırıcı etkisi oluyor. Üretici nefes alıyor. Yıllardır devletin uygulayamadığı okul sütü projesini İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tire Süt Kooperatifi ile başarılı bir biçimde uyguluyor.
Verilen destekleri sadece parasal destek olarak görmek doğru değil.
Çiftçiye destek verilirken çok önemli bir kriter var. Destekler, ürün alımı kooperatifler aracılığıyla yapılıyor. Dolayısıyla üreticinin örgütlenmesini ve çiftçinin örgütüne sahip çıkması sağlanıyor.
Bir çok belediyenin ithal ettiği yer örtücü bitki ve çiçekleri, İzmir Büyükşehir Belediyesi üreticiden alarak ülkenin dövizinin ülkede kalmasını sağlıyor. İzmir’in bu örnek çalışması ülke genelinde benimsenmeye başlandı. İstanbul Büyükşehir belediyesi de benzer bir modeli uygulamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Özetle, dünyada tarımın ve gıda üretiminin bu denli önem kazandığı bir dönemde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çiftçiye verdiği destek Türkiye’deki tüm yerel yönetimlere örnek olacak nitelikte. Bir kez daha vurgulamakta yarar var. Tarım, sadece kırsalda yaşayan, çiftçilik yapanların sorunu değil, asıl çoğunluğu kentlerde yaşayan tüketicilerin yani toplumun temel sorunudur. Bu nedenle herkesin bu konuda duyarlı olması gerekiyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız