Reklam Ver

Seçim öncesinde vergi affı, faiz silme, borç düzenleme, ödemeleri uzun vadeye yayma gibi önemli adımlar atılıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün açıklamalarına göre esnafın 215 milyon liralık gecikme faizi silinecek.
Hükümet, toplumun hemen her kesimine seçim öncesinde mavi boncuk dağıtıyor. Görmezden gelinen tek kesim kooperatifçilik. Özellikle de Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri. Birliklerin Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’na olan 1 milyar 35 milyon liralık borç ve faiz  ödemesi üç yıldır erteleniyor. Ödenebilir bir yapıya kavuşturulmuyor. Öyle görünüyor ki, geçmişte olduğu gibi bu borç olağanüstü faiz uygulaması ile kartopu gibi büyütülecek sonra ödenemez duruma gelince yine üretici suçlanacak, tarım kesimi suçlanacak. Yıllar önce 127 milyon liralık pamuk primi  benzer bir yöntemle kağıt üzerinde 11 milyar dolara çıkarılmış ve 2001 krizinin en önemli gerekçesi olarak gösterilmişti.
Birliklerin ciddi sorunları var. Ödenmeyen borçlarda bu sorunlardan en önemlisi. Fakat asıl tehlike hem hükümetin hem de muhalefetin bu konudaki suskunluğu. Birlikler adeta yok sayılıyor. Oysa ülke tarımı ve ekonomisi için çok önemli  işlevleri var.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre birliklerin son durumu şöyle:
Türkiye genelinde 17 Tarım Satış Kooperatif Birliği, bu birlikleri oluşturan 341 kooperatif var. Kooperatiflerin toplam 539 bin 676 üretici ortağı var. Birlikler 57 ilde toplam 23 üründe faaliyet gösteriyor. Bu ürünler arasında fındık, pamuk, ayçiçeği, üzüm, incir, Antepfıstığı, zeytin ve zeytinyağı, kayısı gibi önemli ihraç ürünleri var.
Türkiye’deki en büyük 500 sanayi kuruluşu sıralamasında 65.sırada Trakyabirlik, 345.sırada Marmarabirlik ve 459.sırada Tariş Pamuk Birliği olmak üzere 3 birlik bulunuyor.
Birliklerin yıllık cirosu 2 milyar lira civarında. Bazı birlikler ihracatta da söz sahibi.
Faaliyet alanındaki ürün gruplarında piyasayı düzenleme rolünün yanı sıra, faaliyet gösterdikleri bölgeye ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlayan birlikler 100’ün üzerindeki tesis ve işletmeleriyle ürün işleme ve ticareti ile kırsal kalkınmaya da büyük katkıda bulunuyorlar.
Stok kurumu gibi hareket ederek sanayici ve ihracatçıların uygun ve kaliteli hammadde sağlayan birlikler, üreticilerin üretime devam etmeleri için girdi temini ve ayni kredi desteği veriyor.Tarımda kayıt sisteminin en etkin ve yaygın bir biçimde uygulanmasına aracılık eden birlikler, her yıl önemli oranda vergi, harç ve prim ödemeleri ile ülke maliyesine de katkı sağlıyor.
Ülke genelinde 4 bin 856 daimi ve 2 bin 5 kişi geçici olmak üzere toplam  6 bin 861 kişi birliklerde istihdam ediliyor.
Bakanlığın verilerinden bir de dünyadaki kooperatifçiliğe bakalım:
Uluslararası Kooperatifler Birliği(ICA) çatısı altında 750 bin kooperatif ve 800 milyon kooperatif ortağı var.
ICA’ nın Global 300 çalışmasına göre, ilk 300 büyük kooperatifin iş hacmi 1 trilyon doların üstünde. İlk sıralarda da tarımsal kooperatifler var.
Dünyadaki en büyük kooperatif birliği, 53.9 milyar dolarlık iş hacmi ile  Japonya Tarımsal Kooperatifler Federsyonu’(Zen-Noh)’dur.
Norveç ve Kanada’da 3 kişiden biri,Amerika Birleşik Devletleri’nde 4 kişiden biri kooperatif ortağıdır.
Kanada’da buğday ve tahılların yüzde 75’i, Hollanda’da sütün yüzde 97’si, çiçeğin yüzde 96’sı, Almanya’da sütün yüzde 76’sı, hububatın yüzde 70’i, yaş sebze ve meyvelerin yüzde 60’ı ve tüm tarım ürünlerinin yüzde 55’i ve İspanya’da zeytinyağının yüzde 70’i kooperatiflerce işlenip pazarlanmaktadır.
Almanya,Fransa ve Hollanda’da kooperatif bankaları ülkenin en büyük 5 bankası arasında yer alır.
Dünyada ve Türkiye’de kooperatifçiliğe bakıldığında arada büyük uçurum var. Gelişmiş ülkeler ve özellikle Avrupa Birliği’nde tarım politikaları, tarımsal destek uygulamaları, tarım bankacılığı, tarım ürün piyasalarının en önemli aktörü ve yönlendiricisi kooperatiflerdir. Kooperatiflerin onayı olmadan tarımda hiçbir adım atılamıyor.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Örgütü ve Dünya Bankası yöneticileri gıda krizini önlemede, krizlere çare üretmede her fırsatta kooperatifçiliğin çözüm olabileceğini söylüyor.
Türkiye’de ise, kooperatifler ekonomin sırtında yük olarak görülüyor. Üretici kooperatifine yeterince sahip çıkmıyor. Kooperatif yöneticisi üreticisini yeterince bilinçlendirmiyor. Hükümetler, kooperatifleri ya arka bahçesi gibi birer istihdam deposu ve siyasi amaçlarının bir aracı olarak görüyor ya da tamamen yok sayıyor. Tarım politikalarının oluşmasında kooperatiflerin hiçbir etkisi yok.
Geçen pazartesi İstanbul’da gazetecilerle bir araya gelen Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin, Birliğin Genel Müdürü Güngör Şarman, Birliğin pazarlama şirketi olan Tariş Zeytin A.Ş.’nin Genel Müdürü Cengiz Dikmen ve tarım konusundaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Yaşar Uysal, kooperatifçiliğin önemini anlatmaya çalıştılar.
Tariş Zeytinyağı Birliği, piyasadaki etkinliği, ürünleri, tesisleri,ihracatı ve yenilikçi çalışmaları ile birliklere örnek bir çalışma sergiliyor. İstanbul toplantısı da kooperatifçiliğin önemini anlatmaya yönelik olumlu bir adım oldu. Dileriz ülkedeki 17 birlik kendi aralarında da “birlik” olur ve kooperatifçiliğin önemini hükümete, muhalefete ve ülke insanına anlatmayı başarır.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız