Reklam Ver

Genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalatı ile ilgili yeni gelişmeler var. İthal edilen ürünlerin risk değerlendirmesini yapan Bilimsel Komite’nin kararları Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın internet sayfasında yayınlanıyor.
Bu güne kadar iki karar yayınlandı.
İlk kararda gıda ve yem ürünlerinin GDO(Genetiği Değiştirilmiş Organizma)’lu olarak değerlendirilmesi ve etiketlenmesi için eşik değerin yüzde 0.9 olması kabul edildi. Belirlenen yüzde 0.9 eşik değerinin altında GDO içeren ürünlerin etiketlenmesine gerek olmadığı kararlaştırıldı.
Aynı kararda MON40-3-2, A20704-12,MON89788-1 soya çeşitlerinin yem ve gıda olarak kullanılmasının herhangi bir risk oluşturmadığı kabul edildi.
İkinci karar ise, 9 çeşit mısır için yapılan risk değerlendirme sonuçlarını kapsıyor. Buna göre, Bt11, DAS1507, MON810, NK603, NK603 x MON810 mısır çeşitlerinin, “yem ve gıda (taze, konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında) olarak kullanıldığında herhangi bir risk oluşturmayacak.
MON863 ,MON863 x MON810, MON863 x NK603 mısır çeşitlerinin ise sadece yem olarak kullanılmasının uygun olacağı kabul ediliyor.
GA21 mısır çeşidinin ise, yem ve gıda olarak kullanıldığında herhangi bir risk oluşturmayacağı belirtiliyor.
Her iki karar, bilinen bazı gerçekleri su yüzüne çıkardı.
Hatırlarsanız, 26 Ekim 2009’da Resmi Gazete’de, “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” yayınlandığında,Türkiye’nin kapılarını GDO’ lu ürünlere sonuna kadar açtığını yazmıştık.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Bakanlık bürokratları ve onların bilgileri doğrultusunda açıklama yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise, bu yönetmelikle GDO’ lu ürün ithalatının yasaklandığını iddia etmişti.
Ne yazık ki zaman bizi haklı çıkardı. Bilimsel Komite kararlarından da anlaşıldığı gibi Türkiye, GDO’lu ürün ithalatına kapılarını sonuna kadar açmıştır.
İthal edilen GDO’ lu ürünlerin risk analizi konusunda ciddi endişeler var.
Bakanlığın internet sayfasında yayınlanan Bilimsel Komite kararları halkın, tüketicinin anlayacağı netlikte değil.
Bazı mısır çeşitleri için, “ taze, konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında yem ve gıda olarak kullanıldığında risk taşımadığı ifadesi var. Bunun anlamı şu; bu mısır çeşitleri taze, konserve, un, irmik ve mamulleri olarak doğrudan tüketilmesi riskli. Ne gibi riski var?
Tüketici, adı verilen bu mısır çeşitlerinin konserve, un, irmik ve mamullerinde kullanılmadığını nasıl anlayacak?
Alınan kararlardan anlaşılıyor ki, risk analizi yapılan tüm ürün çeşitleri ithal edilebilir, tüketilebilir nitelikte. Tamamen riskli olan ve ithal edilmesi sakıncalı görülen ürün çeşidi var mıdır? Varsa bu ürünlerle ilgili nasıl bir işlem yapıldı?
Bugüne kadar yayınlanan iki kararın da temel dayanağı 26 Ekim’de çıkarılan yönetmelik. Oysa, Danıştay 10. ve 13. Daireleri Müşterek Heyeti bu yönetmeliğin iki maddesi için yürütmenin durdurulması kararını verdi. Bu maddelerden birisi ithalata ilişkin 11.madde. Diğeri ise yürürlük maddesi. Danıştay yürütmeyi durdurma gerekçesinde GDO ile ilgili düzenlemenin yönetmelikle değil yasa ile yapılması gerektiğine karar vermişti. Bu karardan sonra Biyogüvenlik Yasası kabul edildi. Yasanın öngördüğü yeni yönetmelik çıkarılmadığı için kararlar eski yönetmeliğe, Danıştay’ın yürütmesini durdurduğu yönetmeliğe göre alınıyor.
Özetle, Bilimsel Komite kararlarından da anlaşılacağı üzere GDO’lu ürünler Türkiye’ye giriyor. Bu ürünler gıda ve yem sektöründe yaygın olarak kullanılıyor. Tüketici bilinçli veya bilinçsiz bu ürünleri tüketiyor.
******
Nezih Demirkent Özel Ödülü
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Geleneksel Gazetecilik Başarı Ödülleri” 15 Haziran Salı günü İstanbul’da düzenlenen törende verildi. Cemiyet Yönetim Kurulu’nun kararı ile, bu sütundaki yazılarımdan dolayı Nezih Demirkent Özel Ödülü’nü aldım. Bu güne kadar pek çok ödül aldım. Her ödül çok değerlidir. Ama hiçbir ödül bu kadar anlamlı olmamıştı. Çünkü, tarım yazarı olmamı sağlayan, bu köşenin isim babası Nezih Demirkent adına ödül almak dünyanın en büyük onuru. Bu onuru sizlerle paylaşırken her zaman çırağı olmaktan onur duyduğum Sadullah Usmi’yi saygıyla anıyorum.Yaklaşık 22 yıldır üyesi olmaktan gurur duyduğum ve 14 yıldır tarım yazılarımın size ulaşmasını sağlayan DÜNYA ailesindeki herkesin bu başarıda önemli katkısı var. Herkese sonsuz teşekkürler.

GDO Bilimsel Komite kararları…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

1 Yorum

  1. Turk tuketicisi GDOlu urunleri tuketiyor. Dunyada da bu urunlerin uretimi ucuz maliyetlerinden dolayi yayiliyor. Eger Turk ciftcisinin GDOlu urunleri denemesine bile izin vermeden dunya pazarlarinda rekabet etmesini beklemek biraz hayalcilik olmuyor mu?

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız