Reklam Ver

ddgsTürkiye,Amerika’dan bioetanol atığı olan damıtma küspesi (DDGS) ve mısır nişastasının atığı olan mısır grizi ithal ediyor. İthal edilen DDGS ve mısır grizi küspe ve kepek yerine yem sanayinde kullanılıyor.Amerika’dan yapılan ithalat, buğday, mısır ve yağlı tohum işleyen sanayicileri olumsuz etkiliyor.Yem sanayinde küspe, kepek gibi ürünlere alternatif olarak kullanılan DDGS ve mısır grizinin ithalatında alınan gümrük vergisinin yüzde 4 gibi düşük bir seviyede tutulması ithalatı kolaylaştırıyor.Ham yağ ithalatında vergi oranının bunun 4-5 kat daha yüksek olması, içeriğinde yüzde 8 ile 11 oranında yağ içeren DDGS’nin ithalatında dolaylı olarak ucuza bitkisel yağ da ithal edilmiş oluyor.
Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yardımcı dostumuz, uzun zamandan beri buğday, mısır ve yağlı tohum işleyen sanayicilerin uğradığı haksız rekabeti önlemek için girişimlerde bulunuyor. DDGS ve mısır grizinin gümrük vergisinin yükseltilmesi için çaba gösteriyor. Sanayiciler de kendisine destek veriyor. Fakat sorun bir türlü çözülemiyor.
Sorun çözülemediği gibi Amerika’nın yeni düzenlediği Enerji Yasası ile biyoyakıt üretiminin daha da desteklenmesi öngörülüyor. Dolayısıyla bioetanol üretimi ve buna bağlı olarak DDGS üretimi de artacak. Aynı şekilde mısır grizi üretimi de artacak. Üretimdeki artış Türkiye’ye yansıyor. Çünkü DDGS ve mısır grizinin en büyük alıcılarından birisi Türkiye.
Amerika’nın DDGS üretiminin 2001 yılında 3 milyon ton iken, 2009’da 9 katlık artışla 27 milyon tona ulaştığı tahmin ediliyor. Mısır grizi üretimi ise, aynı dönemde 9.4 milyon tondan 10.2 milyon tona ulaştı. Amerika üretiminin çok büyük bölümünü iç pazarda tüketiyor. Fakat üretim arttıkça buna bağlı olarak ihracatı da artıyor.
Amerika’nın DDGS ihracatı 2001 yılında 798 bin ton iken geçen yıl 4 milyon tona ulaştı. Türkiye, mısır grizi ve DDGS ürünlerinde ABD’nin en büyük ihracat pazarlarından biri. Türkiye’nin DDGS ithalatı 5 yıl önce 40 bin ton civarında iken 2007’de yaklaşık 325 bin tona, mısır grizi ithalatı da 109 bin tondan 560 bin tona ulaştı. En son veriler, Türkiye’nin yıllık DDGS ve mısır grizi ithalatının 1 milyon ton sınırına ulaştığını gösteriyor.
Büyükbaş ve kanatlı yem rasyolarında mısır, ayçiçek küspesi, soya küspesi ve buğday kepeğine alternatif oluşturan DDGS ve mısır grizi protein değeri bakımından ayçiçeği küspesi ile eşdeğer, buğday kepeğine göre biraz daha zengin. Yağ içeriği bakımından ise DDGS’de yüzde 8-11, mısır grizinde yüzde 2 ile 4 oranında yağ bulunuyor. Bu nedenle DDGS ve mısır grizi ithal edenler dolaylı olarak düşük gümrük vergisi ile bir miktar ham yağ da ithal ediyor.
Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü’ne verdiği taahhüt gereği, DDGS ve mısır grizinin vergi oranları maksimum yüzde 4 olarak belirlenmiş. Söz konusu vergi oranının; mısır, ayçiçek tohumu, soya fasulyesi ve buğday kepeğinin gümrük vergilerine kıyasla oldukça düşük olması, DDGS ve mısır grizinin maliyetini ciddi ölçüde aşağı çekiyor. Ayçiçek ve soya küspesi ile buğday kepeğine olan talep azalıyor. Bunun doğal sonucu olarak, yerli yağlı tohum işleme sanayi haksız rekabete uğrayıp, önemli ölçüde yara alıyor.
Geçen sezon yerli ve ithal yağlı tohumun kırımından üretilen ve ithal ayçiçek küspesinin toplamı 1 milyon 204 bin tona ulaşırken, bu sezon bu rakam 819 bin ton oldu. Ayçiçek küspesi arzındaki bu azalmaya rağmen, kırma fabrikalarının elinde yeni sezon öncesinde satılamamış küspe stokları var. Sanayiciler haklı olarak ‘biz istihdam yaratıyoruz, vergi veriyoruz, katma değer yaratıyoruz ve elimizdeki küspeyi satamazken neden taaaa Amerika’dan düşük gümrük vergisi ile DDGS ve mısır grizi ithal ediliyor?’ diye itiraz ediyorlar.
Sanayiciler, 28 Nisan 2010 tarih ve 27565 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelikte Değişiklik yapılmasına Dair Yönetmelik gereğince mısır grizi ve DDGS’nin Türkiye’ye girişinin engellenmesi gerektiğini söylüyor. DDGS ve mısır grizinin Avrupa Birliği ülkelerinden İrlanda, İngilitere ve İspanya’ya toplam 300 bin ton ihraç edilirken 2008-2009 yılında önce İngiltere 2009’da da İspanya DDGS ve mısır grizi ithalatını sıfırladı.
Sanayiciler, üreticiler her konuda örnek alınan Avrupa Birliği’nin mısır grizi ve DDGS ithalatında da örnek alınmasını ve ithalatın sıfırlanmasını istiyor.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. Ülkemiz, Dünya ticaret örgütü ile sözleşme imzalarken,”Biz ekmeğimizi kendimiz üretelim, protein ihtiyacımızı dış ülkelerden alırız” mantığı ile hareket edilmiş veya ülkemizin uzun vadeli tarım politikaları olmadığı ve düşünülemediği için bugün bu anlatılan duruma düşülmüştür..
    Bakınız, buğday icabında %180ne kadar gümrük vergisi ile korunurken, yağlı tohumlar, Ayçiçek %27,Ayçiçek yağı %36 ve küspeleri de %13 gibi çok düşük Gümrükler ile korunmaktadır.
    İki senedir ayçiçek ithalatında “GÖZETİM FİYATI” UYGULAMASI İLE ayçiçek üreticimiz korunmaya çalışılmaktadır.
    Ayçiçek ithalatında getirilen tarife kontenjanı uygulaması ile de 2009 sezonunda bazı mahsurlarına rağmen ayçiçek kırıcıları ve müstahsili memnun edilmeye çalışılmıştır.
    2009 yılını hatırlarsak, GDO yönetmeliği ile DDCS ve mısır grizinin ülkeye ithalatında getirilen yasaklar ile , sezon küspe fiyatlarının olması gereken yerde olması ile normal atlatılmıştır.
    Ancak, Yem sanayicilerinin yaptığı lobi çalışmaları ve koyduğu ağırlıklar ile DDCS ve MISIR GRİZİ ithalatı yeniden açılmış, tarife kontenjanı ile getirilen ayçiçeklerin işlenip, hamyağı ve küspesi tüketilemeden, DDCS ve mısır grizi ithalatı aşırı derecede yeniden başlayınca,Yağlı tohum kırıcısının elindeki küspe stokları dağ gibi yığılı kalmıştır.
    Ülkemizde birgün gelecek, Yağlı tohum sanayi ve buna bağlı olarak yem sanayimizin tamamının ham maddesinin dışa bağımlı bir sanayi haline geleceğinden endişelenmemek mümkün değil.
    Daha da ileri giderek, bir gün rafine yemeklik yağ ve çuval ile hayvan yemlerinin ithal edildiğini göreceğimizden korkuyorum.
    Onun için yem sanayicimize de buradan seslenmek isterim.
    Geliniz hep birlikte tohum üreticisinden, müstahsilimize, yağlı tohum kırım sanayicileri ile bir müşterekte birleşelim ve gümrük vergilerinin ayarlanması için Dış ticaret müsteşarlığı,ithalat genel müdürlüğü yetkililerine yardımcı olalım.
    Anlaşılan DDCS ve mısır grizinin Gümrük vergisi artırılamıyor.(dünya ticaret örgütü ile yapılan anlaşma gereği)
    Ayçiçek küspesi ve ayçiçek tohumu ve ayçiçek yağı ithalatında olduğu gibi,DDCS ve MISIRGRİZİ ithalatında da
    “İTHALATTA GÖZETİM FİYATI” uygulaması ile ithalatın belirli bir maliyetle yapılmasını sağlamak ile yaklaşan (TEMMUZ AYINDA ÇUKUROVA)ayçiçek hasadından önce mutlaka bu önlemin alınması gerekir.

  2. buğday, mısır ve yağlı tohum işleyen sanayicileri olumsuz etkilemekle kalmayıp, adı geçen ürünlerin ürereticilerini de (fiyatların düşmesi olarak) olumsuz etkileyecektir.
    ülkemiz topraklarının önce bankalar sonrada yabancıların eline geçmesini amaçlayan sinsi plan adım adım uygulanmaktadır. sanayicisiyle, tüccarıyla,üreticisiyle hep birlik olup bu planı bozmak için (çok geç olmadan) karşı koymalıyız. yeni stratejiler geliştirmeli bu tür yazıların mümkün olduğunca çok kişinin okumasını sağlamanın yollarını bulmalıyız. ( sosyal paylaşım siteleri bu amaçla kullanılabilir)
    sevgili kardeşim ali ekber bey (içtenlikle söylüyorum) bu bakımdan üstünüze düşeni layıki ile yapıyorsunuz. emekli bir öğretmen ve ayni zamanda ucundan kenarından da olsa çiftçilik yapan biri olarak sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız