Reklam Ver

angusHükümet canlı hayvan ithalatından vazgeçmiyor. Et ve Balık Kurumu’na verilen yetki kapsamında canlı hayvan ithalatı için ilki 4 Mayıs’ta, ikincisi 6 Mayıs’ta iki ihale yapıldı. Fakat, her iki ihalede iptal edildi. Bugün 3. ihale yapılacak.
Bugün yapılacak ihale ile 8 bin ton kasaplık canlı sığır (15-16 bin baş canlı hayvan) ithal edilmesi öngörülüyor.
Et ırkı canlı sığır ithalatı Amerika Birleşik Devletleri(Teksas,Alabama ve Washington eyaletleri hariç), Brezilya(Parana bölgesi hariç), Uruguay, Arjantin (Corrientes ve Misiones bölgeleri hariç), İzlanda, Norveç, Estonya, Litvanya, Letonya ve Macaristan’dan yapılacak.
Bugünkü ihale sonucunda ithalatın gerçekleşmesi ile hayvancılık sektörü için yeni bir dönemin başlangıcı mı olacak, yoksa bu ihale de iptal edilecek mi?
İlk iki ihalenin iptal edilmesinde Hükümetin aceleci ve telaşlı tutumu önemli rol oynadı. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ihaleden çok kısa süre önce “hayvan sayımı yaptırdık ithalata gerek yok” dedi.
Sonra devreye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan girdi. Erdoğan,“Halkımıza 30 liradan et yedirmeyiz” diyerek, sanki fiyatı artıran hükümetin hayvancılık politikası değilmiş gibi bir hava yarattı. Halka ucuz et yedirme popülizmi ile hayvan ithalatı için talimat verdi. Başbakan’a göre 10 günde ithal et veya canlı hayvanlar Türkiye’de olacaktı.
Bakanlar Kurulu, Başbakanın “10 günde ithalat” sözünü yerine getirmek üzere 26 Nisan’da Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile Et ve Balık Kurumu’na ithalat yetkisi verdi.
Et ve Balık Kurumu 10 günde ithalatı gerçekleştirmek için aceleyle bir şartname hazırladı. İhale duyurusu Kurum’un internet sitesinde yayınlandı.
Aklı başında herkes bu kadar kısa sürede hazırlanan ve Başbakan’ın sözü doğrultusunda 10 günde hayvan ithalatını öngören bu şartname ile ithalatın yapılamayacağını söyledi.
İhale şartnamesini alanlar bile bu şartnamenin kişiye özel hazırlandığını ve ithal edilecek hayvanların yolda veya limanda olduğunu iddia etti.
Nitekim ikinci ihalenin şartnamesine “kara nakil araçları ile yola çıkarılmış mallarda teklif edilebilir” cümlesi eklenince bu iddialar gerçek oldu.
Kamuoyu ve medyanın duyarlılığı sonucunda Tarım Bakanlığı her iki ihaleyi de iptal etmek zorunda kaldı. Başbakanın “10 günde hayvanlar Türkiye’de olacak” sözü tüm çabalara rağmen yerine getirilemedi.
Bugün yapılacak olan ihale, daha önce iptal edilen iki ihalenin birleştirilmesinden başka bir şey değil. Sadece ithalat yapılacak ülkelere İzlanda ve Norveç eklendi. Bu iki ülke de hayvancılığıyla değil, balıkçılığıyla bilinir. İzlanda’nın toplam topraklarının sadece yüzde 0.5’i tarıma elverişli. Tarım ülkesi Türkiye’nin, İzlanda’dan hayvan ithal etmesi utanılacak bir durum.
İlk iki ihalede çok tartışılan teslim tarihleri yeni ihalede düzeltildi. Bugünkü ihalede canlı hayvanların Türkiye’ye getirilmesi için tanınan süre 30 ile 50 gün arasında olacak.
Bugün yapılacak ihalede en büyük handikap, ithalatın hem Avrupa hem de Amerika kıtasından yapılacak olması.
Maliyet ve teslim süreleri dikkate alındığında ihaleye katılacak firmalar ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerinden ithalatı tercih edecektir.
Çünkü, hayvan temini açısından Amerika kıtası daha avantajlı olsa da taşıma ve zaman açısından Türkiye’ye yakınlığı nedeniyle Avrupa’dan ithalat çok daha avantajlı. Avrupa’dan hayvan ithal edeceklerin önemli bir fiyat avantajı olacak. İhalede bu avantaj dikkate alınacak mı?
İhale sürecinde ilginç bir gelişme oldu. Milli Savunma Bakanlığı’nın Et ve Balık Kurumu’ndan et alımını durdurduğu yönünde haberler var. Bu gelişme ithalatı nasıl etkileyecek?
Bir başka önemli gelişme ise, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı hayvansal üretim verileri. İki gün önce açıklanan verilere göre, 2009’da Türkiye’nin büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1.2, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 9.1 azaldı. Kırmızı et üretimi aynı dönemde yüzde 14.5 azalarak 482 bin 458 tondan 412 bin 621 tona geriledi.
Bu veriler, hayvancılık politikasında ciddi yanlışlar yapıldığının göstergesi. Bugün yapılacak ihale ile canlı hayvan ithal edilmesi bu yanlışları ortadan kaldırmayacak, sorunu daha da büyütecektir.
Bugünkü ihale Türkiye’yi hayvancılıkta da dışa bağımlı hale getirecek sürecin başlangıcı olabilir. Umarız bu ihale de iptal edilir ve ithalat yapılmaz. Çünkü ithalatın çözüm olmadığı geçmişte görüldü. Çözüm, yerli üretimi artırmaktır.
                     ****
Et ve süt paneli
Bugün, İstanbul Fuar Merkezi-Yeşilköy’de başlayacak ANIMALIA- Hayvancılık ve Teknolojileri Uluslararası İhtisas Fuarı kapsamında, 21 Mayıs’ta “Kırmızı Et Sektörü”, 22 Mayıs Cumartesi ise, “Süt Sektörü” paneli yapılacak. Yöneticiliğini yapacağımız her iki panel de 15.00-17.00 saatleri arasında yapılacak. Sektördeki gelişmeleri değerlendirmek üzere okurlarımızı panellere bekliyoruz.

Reklam Ver

8 YORUMLAR

  1. bu et italatını durdurun yoksa ak parti doğuda sıfra duşer zaten malımız bize yeter biz turkiye cumhuryeti insanları musluman bir ulkeyiz domuz eti yemeyiz yok sa hiristayan oluruz ve sayın recep tayip erdoğana ozelikle duyurun biz başka ulkelrimi zengin edelim bizim ureticimiz kazansın

  2. ET ITALETINE BENDE KARSIYIM NIYE BIZ KENDIMIZ ÜRETMIYORUZ ETIDE ITAL EDIYORUZ ACILEN TARIMDA VE HAYVANCILIKTA REFORM GEREKIYOR
    YESIL SERMAYEDEKI HISSELER KARSILIGI VATANDASA DAMIZLIK HAYVAN VERILSIN
    MESELA KOMBASSAN HOLDING MAGDURLARINA HISSELERI KADAR ROMANOV KOYUNU VERILSIN
    MISIR ITALATINDA SAYIN UNAKITANA ZENGIN ETTIK ET ITALATINDA KIME ZENGIN EDECEGIZ
    TARIM VE HAYVANCILIK REFORMU YAPILMALI HEMIDE COK ACIL

  3. Etteki sıkıntının en sağlıklı çözümü üretimi artırmaktır. Bir zamanlar şeker şirketinin yaptığı gibi sözleşmeli besicilik, et üretimini artırmada doğru ve sağlıklı bir yöntem. O zamanlar, Et ve Balık kurumunda hammade sıkıntısının çekilmediği gibi, üreticinin en önemli girdisi olan yem, desteklerle daha ucuza verildiğinden, et maliyeti de düşük olmaktaydı. Canlı Hayvan üreticisine verilecek destekleri, üreticilere sözleşmeli besicilik yaptıran kooperatif veya şirketler vasıtasıyla verirsek, et üretimimiz kısa sürede artacağı gibi, ihracat da yapabiliriz. Parmağımızdaki yarayı tedavi etme şansımız varken, kolumuzu kesmenin bir anlamı yok.

  4. ben çorum alaca sincan köyünde çiftçilik yapmaktaydım kazancım yetmemeye başlayınca köyden ankaraya çalişmaya geldim benim ve ailemin köyde toplamda 250 dönüm tarlamız boş duruyor eken yok ancak son olarak yapılan bu canlı hayvan ithalatı bizi umutlandırıyor şahsım adına bana ithal edilen hayvanlardan geri ödeme

  5. paryı avrupa kazansın ondan sora gelsin gözümüzü çıkarsın diyemi getiriyorsunuz ben tüketiçi olarak bu et italatını yapanlar sorumsuzdur diyorum

  6. burdaki para dışarı giderse bu insanlar ne kazanaçak amerikayımı besliyeçez büz türk mileti olarak ital eti isdemiyoruz 2 kilo et yemek için amerikan uşagımı olçaz kesinlikle et isdemiyoruz

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız