Reklam Ver

etfotoHükümet kımızı et fiyatına müdahale etti. Et ve Balık Kurumu’na et ve canlı hayvan ithal etme yetkisi verildi.
Et ve Balık Kurumu canlı hayvan veya et ithal etmek için çalışmalarını sürdürüyor. Şimdi herkesin merak ettiği, et veya canlı hayvan nereden ve nasıl ithal edilecek?
Öncelikle et ithalatındaki olasılıklara bakalım. Et ve Balık Kurumu, et ithal etmeye karar verdiğinde önünde iki seçenek var. Ya dondurulmuş et ithal edecek ya da soğuk et.
Dondurulmuş et, 10-15 yıl saklanabilen ettir. Genellikle üretim fazlası olan ülkeler satamadıkları eti dondurarak saklar. Avrupa Birliği’nin hayvancılık yapan ülkelerinde çok miktarda dondurulmuş et olduğu tahmin ediliyor.
Et ve Balık Kurumu, dondurulmuş et ithal ederse bunu kasapların alması, doğrudan tüketiciye satması çok zor. Çünkü dondurulmuş et çözüldüğünde görünüm olarak üstü sümük gibi olur. Tüketicinin doğrudan tercih edeceği et değil. Dondurulmuş et ancak toptan alım yapan yemek fabrikalarına, askeri ve diğer büyük çaplı alım yapanlara satılabilir.
Raf ömrü 2 hafta olan soğuk et ise, ancak yakın ülkelerden yapılabilir. Hayvan kesildikten sonra soğuk hava deposunda bekletilen ve raf ömrü 2 hafta olan soğuk etin deniz aşırı ülkelerden gemilerle taşınması mümkün değil. Uçak kargo ile getirilebilir. O zaman da maliyeti çok yüksek olur. Bu nedenle soğuk etin çok yakın ülkelerden, Avrupa Birliği veya komşu ülkelerden alınabilir. Bir parantez açalım, Türkiye, et ithal etmeye çalışırken bir yandan da Irak’a soğuk et ihraç ediyor. Yasal ve yasal olmayan yollardan.
Et ve Balık Kurumu et ithalatından çok canlı hayvan ithal edebilir. Canlı hayvan ithalatında da iki seçenek var.
Birincisi, et ırkı hayvan ithal edilerek kesimi yapıldıktan sonra piyasaya sürülebilir.
İkincisi ise, damızlık düve ithalatının yapılması. Damızlık düve getirilirse doğumundan sonra dişi buzağılar işletmelere verilerek süt hayvancılığına kaynak sağlanabilir. Erkek buzağılar 7-8 ay beslendikten sonra kesime gönderilebilir. Fakat, damızlık ithalatı yapılırsa etin piyasaya girmesi biraz daha zaman alacağı gibi, karkas ağırlığı etçi ırklara göre daha düşük olur.
Etçi ve damızlık hayvan ithalatı yakın ülkelerden veya deniz aşırı ülkelerden yapılabilir. Denizaşırı ülkelerden yapıldığında ithalat en erken 40-45 günde gerçekleşir.
İthalat nereden yapılacak?
En önemli sorulardan birisi de bu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bakanı Ali Babacan, Avrupa Birliği’nden ithalat yapılabileceğinin sinyalini verdi. Fakat,deli inek hastalığı(BSE) nedeniyle Avrupa’dan et ve canlı hayvan ithalatında yasak var. Hükümetin bu yasağı da kaldırması ve uygulanan yüzde 225 oranındaki gümrük vergisini indirmesi gerekiyor.
İthalat konusunda bu gelişmeler yaşanırken iç piyasada neler oluyor?
İç piyasada kasaplar düne kadar kesecek hayvan bulamazken, “ithalat yapılacak” sözleri ile üretici fiyat düşecek telaşı ile hayvanını kesime götürmeye başladı. Kasaplar kesim için gün vermeye başladı. Kesime giden sadece besi hayvanı değil, süt hayvanı da kesime gidiyor.
Özellikle süt hayvanlarının kesilmesi yakın zamanda et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri üretiminin düşmesine ve fiyatların yeniden yükselmesine neden olacaktır. Daha önce de yazdığımız gibi bu tehlikeli süreç ülke hayvancılığını bitirir ve Türkiye dışa bağımlı hale gelir.
Bir başka önemli gelişme ise, Ermenistan’dan çok sayıda hayvanın kaçak olarak Türkiye’ye sokulduğu bilgisi. Kars’a getirilen hayvanlara kulak küpesi takılarak ülkenin her yerine gönderilmeye başlandı.
İthalatın başlaması ile birlikte iç piyasa da yerli et ve ithal et diye ikili bir piyasanın oluşması bekleniyor. Kaynağı ve güvenirliliği tartışmalı olan ithal et ile yerli et aynı fiyattan satılmayacak. İthal et daha ucuz olacak. Dar gelirliler daha çok ithal et alacak, gelir düzeyi yüksek olanlar ise, güvenilir, sağlıklı ve biraz daha yüksek fiyatlı yerli eti tercih edecek.
Özetle, üç aydan beri ithalat için kurulan tezgah amacına ulaştı. Türkiye et ve/veya canlı hayvan ithal edecek. Devlet destekli ithal etin kilosu 3-5 Avro’dan ithal edilecek. Sağlıklı olup olmadığı çok tartışılacak etler tüketici sofrasına ulaşacak. İthalat, yerli hayvan varlığını bitirdiğinde Türkiye eti bu kadar ucuza alamayacak. Bu süreci daha önce pamukta, muzda, bakliyatta, bazı tahıl ürünlerinde yaşadık. Sıra hayvancılığa geldi.
Bu kötü senaryonun yaşanmaması için bize göre ithalat hiç yapılmamalı. Bugün ucuz olan ithalat yerli üretimi bitirdikten sonra çok pahalıya patlar.
Yapılması gereken yerli üretimi artıracak önlemlerin hızla alınmasıdır. Sadece büyük baş hayvancılığın değil, küçük baş hayvancılığın da desteklenerek, belli bir plan çerçevesinde ülke koşullarına uygun hayvancılık politikası uygulanmalı.
Avrupa Birliği koyun etini Yeni Zelanda’dan alıyor. Türkiye, koyunculuğunu geliştirirse Avrupa Birliği’ne koyun eti ihraç edebilir. Bu potansiyel Türkiye’de var.
İthalata verilecek paranın yarısı yerli üretime harcansa, Türkiye et ve canlı hayvan ithal eden değil ihraç eden ülke olur.
******
Yeşil Küre ödülü
Turizm Çevre ve Kent Gazetecileri Derneği(TURÇEV)’nin geleneksel “Yeşil Küre” ödülleri Ankara’da düzenlenen törenle verildi. Köşe yazarı kategorisinde “Tarım Dünyasından” köşesine “Yeşil Küre” ödülü verildi. Ödülümüzü alırken de söylediğimiz gibi, Türkiye’de çevre hareketinin öncüsü köylüler oldu. Bergama’da, Kaz Dağları’nda, Akkuyu’da ve daha bir çok yerde köylüler çevreyi koruma mücadelesi verdi. Keşke çevre konusunda herkes köylüler kadar duyarlı olsa. Çevre konusunda ödül almanın ayrı bir mutluluğu var. TURÇEV’deki meslektaşlarımıza sonsuz teşekkürler…
******
Tarım dünyasının büyük kaybı
Tarım sektörünün duayenlerinden, ziraat mühendisi, Hasad Dergisi yazarı Himmet Kaygısız yaşama veda etti. Tarım dünyası Himmet bey’i çok arayacak. Dostlarına, okurlarına ve başta Seyfettin Battal olmak üzere Hasad ailesine başsağlığı dileriz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız