Reklam Ver

banBundan 10 yıl öncesine kadar, Ziraat Bankası ve bir iki banka dışındaki bankalar tarımla ilgilenmez, çiftçileri bankanın kapısından içeri sokmazdı.
2001 krizinden sonra yeniden yapılandırılan ve pek çoğu yabancılara teslim edilen bankalar bu yeni dönemde tarımı keşfetti. Yerli ve yabancı girişimcilerin tarım ve hayvancılığa yatırım yapması, mevcut işletmelerin büyüme isteği bankaların ilgisini daha da artırdı. Bankalar
tarımsal kredilerde büyük bir yarışa girdi.
Bir çok banka “tarımsal krediler” birimini kurdu. Tarım için özel paketler hazırlandı. Televizyonlarda reklam kampanyaları yapıldı. Halkın sevdiği sanatçılar köylü kılığında kredi pazarladı. Elleri nasırlı çiftçiler reklam yıldızı oldu. Aldığı tarımsal krediyle nasıl tatlı bir hayat sürdüğü anlatıldı.
Köylüyü etkilemek için, yakışıklı beyler, güzel bayanlar altlarında araba köy köy dolaşarak peynir ekmek dağıtır gibi kredi dağıtmaya başladı.
Bir çok ziraat odası başkanı bir bilgisayara, bir laptopa üyelerini otobüslere doldurup bankaların kapısına yığdı.
Köylüler bir birine kefil oldu. Kredilere karşılık tarlaların neredeyse tamamı bankalara ipotek edildi.
Her banka çiftçiler için özel kredi kartları çıkardı. Çiftçi mazotunu, gübresini, ilacını, tohumunu üstüne birde alışverişini bu kartla yapmaya başladı. Köy kahvelerinde çay paraları bile neredeyse kartla ödenir oldu. Kahvelerde her akşam bir bankanın tanıtım toplantısı yapıldı, kartı olmayan çiftçi dışlandı,horlandı.
Çiftçi istediğini aldı, kartla ödedi. Nasıl olsa o sırada cebinden para çıkmıyordu. Tıpkı kredi kartlarında olduğu gibi, çiftçiye de gelirinin çok üstünde harcama yaptırıldı.
Bankaların çoğu alışverişin vadesini 3 ay, 5 ay ödemesiz yani hasat döneminden sonrasına ayarladı. Çiftçiye “kıyak” yapılıyor gibi sunulan bu uygulama faizi katlayarak büyüttü. Vade uzadıkça faizi de ona göre arttı, bazı bankaların faizi yıllık yüzde 34’e ulaştı. Bankalar için çiftçiler çok tatlı bir kar kapısı oldu.
Özetle, bankalar kredi vermek için, çiftçiler kredi almak için yarıştı. Tarımsal krediler çığ gibi büyüdü. 2001 krizinin de etkisi ile 2002’de 200-300 milyon liraya gerileyen tarım kredileri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK) verilerine göre 2010 şubat sonu itibariyle 15.6 milyar liraya ulaştı.
Bankalar tarıma kredi musluklarını açarken kendilerini güvence altına almaya çalışıyor. Fakat, tarım sektörü dış etkenlere açık. Özellikle kuraklık, don, sel gibi felaketler sektörü derinden etkiliyor ve kredilerin geri dönüş riskini artırıyor.
Nitekim 2007 ve 2008’de yaşanan kuraklık tarım sektörünü ciddi olarak sarstı. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nden kredi kullanan çiftçilerin kredi borcu faizini ödemek şartı ile geçen yıl yapılan yerel seçim öncesinde 1 yıl ötelendi. Ötelenen 3 milyar liralık kredi bu yıl geri ödenecek.
Bu zorlu süreçte özel bankalar kredileri yapılandırmadı. Çiftçiye kullandırdığı kredi miktarını daha da artırdı.
İki yıl üst üste yaşanan kuraklıktan sonra 2009 yılı üretim açısından iyi geçti. Fakat, artan girdi maliyetleri nedeniyle üretici her geçen gün daha pahalıya üretirken ürünü daha ucuza satmak zorunda kalıyor. Bu nedenle banka kredilerini ödemede büyük sıkıntılar yaşanıyor. Çiftçi kredi borcunu diğer bankadan kredi alarak kapatmaya çalıştıkça borcu daha da büyüyor.
BDDK verilerine göre takipteki kredi miktarı 1 milyar lira düzeyine ulaştı. Geçmiş yıllara bakıldığında takipteki kredi miktarı her yıl katlanarak artıyor. 2007 yılında tarım ve balıkçılığa toplam 10 milyar 30 milyonluk kredi verilirken takibe düşen kredi tutarı 304 milyon 839 bin lira oldu.
2008’de tarım kredileri 12.8 milyar liraya, takipteki kredi miktarı 451 milyon liraya yükseldi.
Geçen yıl ise, tarımsal krediler 14.9 milyar liraya ulaşırken takipteki kredi miktarı iki katına çıktı ve 941 milyon liraya ulaştı. Kullanılan kredi artıyor, fakat takibe düşen kredi miktarı oransal olarak çok daha hızlı artıyor. Bu artış tarım kredilerinde önümüzdeki dönemde ciddi sorunlar yaşanacağının sinyallerini veriyor.
Bu yıl tarım kredileri açısından en kritik yıl olacak. Tarımda sel ve don felaketi nedeniyle ciddi sıkıntılar var. Trakya, Antalya ve Ege bölgesinde sel felaketi ciddi zarara yol açtı. Ege’de özellikle Manisa’da üzümde, Malatya’da kayısıda, Karadeniz’de fındıkta don felaketi etkili oldu. Sel ve don felaketinin tarımsal kredilerin geri ödenmesine olumsuz etkisi olacak. Üretim kaybı ve maliyetlerin yükselmesi nedeniyle üretici krediyi ödemekte zorlanacak.
Bu dönemde pek çok banka tarım kredilerinden dolayı sıkıntı yaşayabilir. Ellerindeki binlerce dekar araziyi satarak parasını kurtarmaya çalışacak.
Çiftçi için durum çok daha vahim.Çok sayıda çiftçi, borcunu ödeyemediği için tarlasını ve diğer varlıklarını kaybedebilir. Hapse girebilir.
Özetle, önümüzdeki günlerde tarım kredileri ile ilgili icra haberlerini, hapis ve hatta intihar haberlerini sıkça duyabiliriz. Hovardaca kullanılan ve kullandırılan tarımsal krediler çok can yakacak.

Reklam Ver

7 YORUMLAR

  1. SAYGIDEĞER ALİ GARDAŞ BİZLERE ÇUKOBİRLİK REFARANSLI DENİZBANKTAN KREDİ KARTLARI VERİLDİ.KOOPERATİFTEN ALINAN GÜBRE ZEHİR VS EMTİALARIN FAİZLERİYLE BİRLİTE KAT KAT ÖDEDİK.BANKAMIZ BİZLERE BİRDE MAZOT KARTI VERDİ. BEŞ ALTI AY SIFIR FAİZLİ BORCUNU ZAMANINDA ÖDERSEN ALDIĞIN MAZOTUN FAİZİNİ GÖYA ÖDEMİYECEĞİZ. 1000 TL LİMİTLİ BİR KREDİ KARTININ BORCUNU VADESİNDE ÖDEMEMİZE RAĞMEN BİZLERE YIL SONUNA YAKIN 180 TL DOSYA AÇMA KAPAMA ÜCRETİ 60-70 TL YAKIN GEÇMİŞ GÜN TAM HATIRLAMIYORUM BSM V.S ÜCRETİ ÇIKARDILAR HANİ SIFIR FAİZDİ.BİRDE BEN ŞUNA ŞAHİT OLDUM BORCUNU ZAMANINDA ÖDEYEN MÜŞTERİLERİN TALEP ETTİKLERİ HALDE KREDİLERİNİ YÜKSELTMEDİLER.BEN BU İŞTEN GICIKLANMAYA BAŞLADIM. SAYGILARIMLA.

  2. tarim kredileri yapılandırlmıyor ama şirket kredileri bir defaya mahsus olmak üzere yapılandırılıyor, neden acaba !?

  3. zamanında ödeyemeyeceğini belirterek şubeye giden basiretli bir tüccar gibi davranan çiftçinin de kredileri yapılandırılıyor. bilgi noksanlığını gidermek adına belirtmek istedim.

  4. ÇOĞU BANKAMIZIN YABANCI ORTAKLI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEK, ÜLKE VARLIKLARININ YABANCI SERMAYENİN PORTFÖYÜNE GİRMESİ SİYASİLERİ BİRAZ DÜŞÜNDÜRMELİDİR.

  5. Kamu ortaklığı bankalar değil de neden yabancı sermayeli bankalar tarımsal kredi dağıtımına balıklama atladı. Ticarette ve sanayideki riskleri çok iyi yorumlayabilen yabancı sermayeli bankaların, tarımdaki riskleri görememeleri asla inandırıcı değil. Özellikle belli büyüklüğün üzerinde arazi sahibi olan çiftçilerimizin bu tuzağa düşmesi de asla bir tesadüf değil. Yöneticilerimize sormak gerekiyor. Bu kötü sonucu herkes tahmin ettiği halde onlar neden göremediler. Yakın bir zamanda, bu arazilerin üzerine yabancı şirketler yerleşerek çiftçilerimizi boğaz tokluğuna çalışan ırgatlar topluluğu haline getirirlerse hiç şaşırmayın. Verim artsa bile girdi maliyetleri bu kadar süratle artarken hiç bir çiftçi bu borç batağından çikamaz.Çiftçilerimiz için gerek iç tüketim, gerekse dış pazar odaklı bir üretim ve pazar planlaması yapılamadığından, bazı ürünler maliyetinin altında müşteri bulurken, spekülatörlerin önceden alıp stokladıkları sovan ise bu yıl muz fiyatını sollamış durumda. Çiftçinin 40-50 kuruşa elden çıkardığı sovanın üç liradan satıldığında ise büyük kazanc spekülatörlerin cebine gidiyor. Malatyada kayısı ağaçlarını çiçekte yakalayan don öncesinde, yabancılar stoklardaki kayısıyı ucuz fiyata aldı götürdü. Yöneticilerimiz, seyretmenin dışında bu olanlar için ne yapıyorlar, doğrusu merak etmekteyim. Bilen varsa lütfen söylesin.

  6. günaydın, beş yıl önce bu yazıyı yazmak önemli. Olan oldu. Devletin kredi kartların faiz sınırlaması getirmesi gibi zirai faizlere de sınırlama getirilerek ve diğer ortak çözümlemeler bulunmasıyla çiftçinin bu geçiş dönemini atlatmasına devlet ve hükümetin yardımcı olması ve hazır seçimlerinde yaklaştığı bir dönemde tüm verilebilecek desteklerden daha iyi bir neticeye gidilebilir.

  7. sayın ali ekber yıldırım sizleri kutlar ve sonsuz saygılar dilerim sizin bu denil yazmanız ve hükümetlerin kendi kaderlerinle terk etiği çiftcilerim halerini ve durumlarını yazıylada olsa yanlız bırakmadığınız için sizlere ne kadar teşekür etsem az bu kadar sorum suz türkiye çiftcisinin durumunu gören ve haline acıyan sizler gibi gazetecileri baş taç etmek ve sonsuz saygı duymak lazım sizi kutlarım şükranlar……………..hasan alpullu

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız