Reklam Ver

meyedTarımda hangi ürünü ele alsanız bin bir sorunla karşılaşırsınız. Yıllardır gazeteci olarak katıldığımız pek çok toplantıda zamanımızın büyük bölümü bu sorunları dinlemekle ve yazmakla geçti. Pek az toplantıda ise, sorunlardan çok başarıdan, fırsatlardan söz edilir.
Geçenlerde katıldığımız, Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ndeki Meyve Suyu Endüstrisi Derneği(MEYED)’nin düzenlediği panel, sorunlardan çok başarının, fırsatların konuşulduğu bir toplantıydı.
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Başkanı Alaaddin Güç, Genel Sekreteri Ebru Akdağ ve diğer konuşmacılar meyve suyu sektöründeki başarı öyküsünü ve Türkiye’nin sahip olduğu fırsatları anlattı. Bu başarı öyküsünü ve meyvecilikteki fırsatları yazmadan önce bir durum tespiti yapmakta yarar var.
Türkiye, dünyanın en önemli meyve üreticilerinden biri. Yılda ortalama 16 milyon ton meyve üretiliyor. Bu üretimim sadece yüzde 3’ü doğrudan ihraç ediliyor. Geri kalanı ise iç pazarda sofralık veya sanayide tüketiliyor.
Meyve suyu sektörünün ağırlıklı olarak kullandığı meyveler; elma, kayısı, şeftali, vişne, portakal, üzüm ve nar. Bu meyvelerin Türkiye’de yıllık ortalama üretimi 9 milyon ton civarında.
Meyve suyu sektörü, 2000 yılında 400 bin ton meyve işlerken bugün işlenen meyve miktarı 800 bin tona ulaştı.
Meyve Suyu Endüstrisi Derneği Başkanı Alaaddin Güç’ün verdiği bilgilere göre son 50 yılda sektördeki gelişme özetle şöyle:
Bundan 50 yıl önce, 1960’larda Türkiye’de modern anlamda ilk meyve suyu üretimi başladı. 1970’li yılların sonuna kadar Türkiye’de kişi başına meyve suyu tüketimi 0.4 litreydi. 1980’lerde 2 litreye, 1990’larda ise 4 litreye ulaştı. İlk kez 2007’de 10 litrenin üzerine çıktı. Şimdilerde 11 litre civarında.
Halen yılda ortalama 800 milyon litre meyve suyu üretiliyor. Önümüzdeki 5 yılda meyve suyu üretiminin iki katına buna bağlı olarak sektörün meyve ihtiyacının da 1.5 milyon tona ulaşması bekleniyor.
Türkiye’de halen kişi başına meyve suyu tüketimi 11 litre. Avrupa Birliği’nde ortalama 25-26 litre tüketiliyor. Meyve suyu sektörünün hedefi önümüzdeki 5 yılda Avrupa ortalamasına ulaşmak.
Özellikle son birkaç yılda meyve suyu sektöründe yaşanan hızlı gelişme, sektörün meyve ihtiyacını artırdı. Meyve Suyu Endüstrisi Derneği’nin verilerine göre son 5 yılda sektördeki büyüme yüzde 20 oldu. Bu büyümenin önümüzdeki yıllarda da artarak devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle yurt içindeki ve dışındaki yatırımcılar meyve suyu sektörüne ve meyve yetiştiriciliğine büyük ilgi gösteriyor.
Meyve suyu sektöründeki bu gelişme meyve yetiştiriciliği, ambalaj ve daha pek çok sektörü de olumlu etkiliyor. Sanayinin talep ettiği meyve çeşitlerini, istenilen miktarda ve kalitede üretenler veya bundan sonra bu alana yatırım yapacaklar açısından çok önemli fırsatlar var.
Krize rağmen büyümesini sürdüren meyve suyu sektöründeki gelişmeler ambalaja da yansıyor. Daha önce sadece cam şişe ambalajı kullanan meyve suyu sektörü, şimdilerde geri dönüşümsüz ambalajlar başta olmak üzere, kutu,teneke, kutu şişe, geri dönüşümsüz şişe ve daha pek çok farklı ambalajı kullanıyor.
Meyve suyu sektöründeki gelişme ithalatçıların da dikkatini Türkiye pazarına yöneltti. Meyve cenneti Türkiye’nin meyve suyu ithalatı da artıyor. 2000 yılında sadece 3 bin 300 ton meyve suyu ithal edilirken 2008’de ithalat 16 bin 500 tona ulaştı. Ödenen döviz ise aynı dönemde 4.2 milyon dolardan 36.6 milyon dolara ulaştı.
Meyve suyu ihracatı ise 2000 yılında 52 bin ton seviyesinde iken 2005’te rekor seviyeye 97 bin tona ulaştı. 2008’ ihracatı ise 66 bin ton oldu. Yıllık döviz geliri 130 milyon dolar seviyesinde.
Alaaddin Güç, ihracatta da meyve suyu sektörünün geleceğinin çok parlak olduğunu belirttikten sonra şunları söyledi: “ Meyve suyunun ihracat potansiyeli çok yüksek.Avrupa, bugüne kadar yüksek desteklerle ayakta kalıyordu. Desteklerin azaltılması yönünde adımlar atılması, Avrupa’nın meyve üreten ülkelerinin sektörden çekilmeye başlaması Türkiye’ye çok büyük avantaj sağlayacak. Avrupa’da meyve suyu üretimi gerilerken Türkiye’de hızla artıyor. Avrupalı üreticilerin sektörden çekilmesi ile doğacak boşluğu, Türkiye doldurabilir.”
Sektördeki bu olumlu gelişmeyi sürdürmek ve Türkiye’nin dünya meyveciliğinde ve meyve suyu sektöründe söz sahibi olması için meyvecilik yatırımlarına verilen destekler yeniden ele alınarak sanayinin ihtiyaç duyduğu çeşitlere ağırlık verilmeli. Bir tarafta üretici ürettiği meyveyi satamazken diğer tarafta sanayici ihtiyaç duyduğu hammaddeyi bulmakta zorlanıyorsa ortada ciddi bir politika eksikliği olduğunu gösteriyor. Bu eksikliği gidermek için üretici,sanayici ve devletin işbirliği içerisinde olması şart.
Özetle, meyve suyu sektörü krize ve tarım politikalarındaki genel sorunlara rağmen hızla büyüyor. Sektördeki olumlu gelişme, meyveciliğe de doğrudan yansıyacaktır. Türkiye sahip olduğu potansiyel ile Avrupa’nın hatta dünyanın manavı, meyve suyu tedarikçisi olabilir. Yeter ki bu potansiyel akılcı politikalarla doğru değerlendirilsin.

Reklam Ver

1 Yorum

  1. Avrupa ve diğer ülkelerdeki meyve suyu sektörü daralırken ülkemizde bu sektörün büyümekte olması gerçekten sevindirici bir gelişme. Bir zamanlar Tarım Bakanlığına bağlı MEYSEB Genel müdürlüğü diye bir birim vardı(Şimdi böyle bir birim varmı bilmiyorum). Tarım bakanlığnın bu sektörün gelişimine yönelik destek ve teşvik önlemlerini bir an önce alması gerekir. Biraz planlama ve organizasyon desteğiyle bu sektör bu günkü potansiyelinin bir kaç kat üzerine çıkabilir. Bazı yörelerimizde bu tür tesisler meyve bulamazken, bazı yörelerimizde ise üreticiler ürünlerini satamadıkları için ağaçlarını sökmekteler.Meyve suyu üretim tesislerinin bulunduğu yörelerde bu sanayiye hitab edecek kaliteli ve yüksek verimli fidanların üreticilerimize ücretsiz dağıtılması gerekir. O yörede ihtiyaç duyulan meyve türlerinin üretimi teşvik edildiği takdirde hem üreticimiz, hem de ülkemiz kazanır. Ayrıca Anadolumuza has meyvelerimizin tescil edilmesi de göz ardı edilmemesi gereken başka bir önemli husus. Üretimin teşvikinde Tarım Bakanlığımız kadar, Meyve suyu sanayicilerimizin de önemli sorumlulukları var. Bünyelerinde oluşturacakları tarım servisleri öncülüğünde yörelerindeki sanayi tipi meyve üretimini kısa sürede artırabilirler. Organik ya da İyi Tarım belgeli meyvelerden üretilecek meyve suları bu pazarda tercih edilmelerini sağlayacak önemli bir olgu aynı zamanda.
    Dünyamızdaki meyve suyu pazarının büyüklüğü, aynı zamanda ekonomik fısatın da büyüklüğü anlamına gelmektedir. Üreticilerimizin bu fırsatı kaçırmamaları için en önemli görev ise Tarım Bakanlığımıza düşmektedir.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız