Reklam Ver

20120destekHer fırsatta eleştirdiğimiz Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nı bu kez kutlamamız gerekiyor. Bakanlık, bir ilki gerçekleştirdi. Kışlık hububat ekimini bir yana bırakırsak, çiftçi bu yıl tohumu tarlaya atmadan alacağı destek belli oldu. 
Yıllardır söylenen “ürün ekiminden önce çiftçi alacağı desteği bilecek”  sözü nihayet gerçek oldu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2010 tarım desteklerini resmen açıkladı. 
Desteklerin miktarı, etkinliği, ödeme takvimi ve diğer pek çok yönü tartışılabilir. Kaldı ki 2009 desteklerinin çok büyük bölümü henüz ödenmiş değil. Fakat, desteklerin ilk kez üretimden önce açıklanması çok doğru ve yerinde bir karardır. Yıllardır desteklerin  ekimden önce açıklanmasını savunan ve bunu pek çok kez dile getiren bir gazeteci olarak Bakanlığı kutlarız. Bundan sonraki adım, Avrupa Birliği ve Amerika’da olduğu gibi desteklerin 5 yıllık bir dönem itibariyle önceden belirlenerek açıklanması olmalıdır.
Desteklerle ilgili bir ayrıntı ise dikkat çekici. Yıllardır yapılmayanı yapan Tarım Bakanlığı 2010 desteklerini ekimden önce belirledi. Fakat, bu kadar önemli bir gelişmeyi sessiz sedasız ve sıradan bir haber gibi Bakanlığın internet sayfasından duyurdu. Pek çok kişi açıklanan desteklerin 2010 üretim yılına ait olduğunu fark etmedi.
Böylesine önemli bir haberi internet sayfasından öğrenmek bizim için de şaşırtıcı oldu. Tarımı yazan bir gazeteci olarak Tarım Bakanlığını çok yakından izliyoruz. Bakanlığın internet sayfası bizim için iyi bir haber kaynağı. Bakanlığın çalışmalarını, Bakanın konuşmalarını buradan takip ediyoruz. Bu arada sayfayı hazırlayanlara bir uyarıda bulunalım “Tarımda dev adım” başlıklı manşetiniz 4 aydır değişmedi. Bakanlık 4 aydır manşet olacak bir iş yapmadı mı? 
Son günlerde pek çok okurumuz desteklerin ne zaman ödeneceğini soruyor. Pazar akşamı desteklemelerle ilgili yazı yazmak için bakanlığın internet sayfasında dolaşırken 2010 desteklerine ilişkin açıklamayı gördük. 2010 desteklerinin belirlendiği ve birime destek miktarlarının tablo olarak yer aldığını görünce önce bu açıklamanın yanlışlıkla sayfaya konulduğunu düşündük. Çünkü, bu kadar önemli bir haber için bakanlığın ortalığı ayağa kaldırması gerekirdi. Yıllardır bakanlık koltuğuna oturan her bakan “destekleri ekimden önce açıklayacağız” demiyor mu?  Bu kadar önemli bir haber, internet sayfasından mı açıklanır? 
Bu kadar önemli bir haberin sessiz sedasız açıklanmasının tek bir nedeni olabilir. Bugünkü haberimizde de yer verdiğimiz gibi, Bakanlık, tarım desteklerini ekimden önce açıklamakla önemli bir adım attı. Ancak, 2009’a göre 2010 desteklerinde ciddi bir artış yapmadı. Toplam 42 kalemden oluşan tarım desteklerinin sadece 12 kaleminde bir miktar artış öngörülüyor. 
Hemen her çiftçinin yararlandığı gübre, mazot, toprak analizi gibi alan bazlı desteklerde, yaygın olarak ekimi yapılan hububat ve bakliyat primlerinde ve yine çok geniş bir kesimi ilgilendiren hayvancılık desteklerinde hiçbir artış olmayacak. Buna karşılık, organik tarım, iyi tarım, yem bitkileri, tiftik ve ipek böceği, yağlık ayçiçeği, soya, kanola, aspir, zeytinyağı ve tarım danışmanlığı gibi sınırlı sayıda üreticinin yararlandığı desteklerde  bir miktar artış sağlanıyor. Bu nedenle Bakanlık haberi internet sayfasından duyurmakla yetinmiş olabilir. Destekler daha çok artırılabilseydi tantanası daha fazla olurdu.
Özetle, Tarım Bakanlığı, ilk kez üretimden önce tarım desteklerini açıklayarak olumlu bir adım attı. Attığı bu olumlu adımı iyi anlatırsa, çiftçiler de alacağı desteği önceden bilerek üretim yapmış olur. Açıklanan 2010 desteklerinin 2011 bütçesinden ödeneceğini de hatırlatmakta yarar var.

Reklam Ver

9 YORUMLAR

  1. Bu primlerin kimseyi memnun edeceğini düşünmüyorum açıkcası..Tarım Bakanlığı destekleme bütçesini arttırmış gibi gözüksede asıl hedefi vurmaktan çok uzak kalmiş..Alan bazlı desteklemelerin aynı kalması çok komik zira özellikle mazot bir önceki sezona göre yaklaşık %20 zamlandı.Zaten mazot desteği yetersizken bir de aynı kaldı.Aynı şekilde mısır ve pamuk’un kg. başı destekleme fiyatları da yükseltilmeli idi.Çok fazla alana destek vermenin de bir çözüm olabileceğini düşünmüyorum.Bu rakamlar olduğu sürece de destekleme primlerinin erken açıklanması hangi çiftçi kardeşimizi memnun eder ki?

  2. sayın ali bey yazınıza çok teşekkür ederiz. ben tarla bitkileri zirati yapmaktayım pirimlerin önceden açıklanması bizler için hayati önem çünkü
    1 yıl önceki yıl pahalı giden ürünleri tüm çiftçilerimiz ekiyorlardı. Ve herkez aynı ürünü ektiği için fiyatlar düşüyordu. bizler bu ürünleri
    yetiştirmek için huzuli masraf oluyordu
    ve milli servet gidiyordu.
    biz çiftçileri asıl sorunları tarım bakur kesintileri
    şöyleki 1986 da tarım tarım bakuru çıktı. bizler için çok güzel bir gelişmeydi. zaman içerisinde bazıları ödedi bazıları dönüyemedi bazılarıda ödemedi. 2.bir kanun çıktı tüm çiftçilerin sattıkları ürünlerinden primleri kesildi biz çiftçiler için o kanun ozaman için çok güzel oldu zaman geçtikce bu kesilen paralar birikti. bazı çiftçilerimiz her aylığını kendisi yatırmak istedi(üründen kesilmesini istemedi) yine bir kanun çıktı
    1yıllık muhafiyet belgesi çıktı. yani alınan bu 1 yıllık muhafiyet muhtasile ibra yapıldı ve 1 yıl boyunca ürünlerinden bağkur kesintisi yapılmadı. verilen bu muhafiyet belgesini çiftçiler verdiği halde hata ile kesildi. bu kesintileri çiftçilerimiz bağkur il merkezine kendileri dilekçe ile hesabına geçmesini istedi.bu işlemler olduğu halde çiftçilerimiz bu kesintileri hesaplarına geçmadi. bu konuda tüm türkiye çiftçilerinin sorunları var. bu konu üzerine makaleler yazarsanız toplumu aydınlatırsanız tüm türkiye çiftçilerimizin dualarını alırsınız.belki bu yorumumuzu pek anlatıçı olmadı ama bu konudada özür dileriz

  3. değerli hocam yazılarınızı beğeniyle takip ediyorum…
    tarım konusunda yapılanlar, hiç bir derde deva olmaz…yaraya acil mudahale gibi pansuman yapmaktır…yarayı iyileştirmek için yapılmıyor…birileri gerçekten iyi bişi yapmak istiyorlaki bundan emin değilim…
    önce bir envanter çıkarılır,neyimiz var neyimiz yok öncelikle bu tespit edilir.sonra bu kaynak nasıl kullannıla bilir diye değerlendilir…teknolojik bakımından avrupa ülkeleriyle yarşacak durumda değiliz ama tarım bakımında kaynaklarımı doğru bir şekilde kulanırsak bu alanda eminimki lider oluruz…yeterki nere ne satılması konusunda önumuz açılsın….tarım bakanlığı bu konuda yardımcı olmalı…biz çiftçileri devletin sırtından geçinen asalak göstermelerini bir türlü içime sindiremiyorum….dunyanın birsüre yerinde domatez tane ile satılıyo…biz çöpe döküyoruz,buğday yetişmiyo biz toprak altında çürutuyoruz….
    sözun kısacası ihracat konusunda önumuz açılmalı.bu alanda danışmanlık yapılmalı …dilenci değiliz…emeğimizi iyi deyerlendirsinler yeter…saygılarımla..

  4. çitci asalak, kendileri ne 2yılda emekli olabilmek için insanları kandıran,yalan makinaları vatandaşı düşünen var kardeşim…

  5. MRB KARDESLERIM VE SAYGIN BUYUKLERIM
    24 yasında bir çiftçi oğluyum. hiç bir dönemde bu son 8 yılda gördüğümüz zorluğu görmedik zira 2000 de SN.ECEVİT hükümetinin verdiği destek bile dekara 18 TL idi. Mazot ise 1.60 TL ama bugün çiftçinin hakkı yeniyor. Hemde Ülkemizde en fazla hakkı yenen kesim olmaya devamıyeti sürmektedir. artık yokluk ve yetersizlik canımıza yetirdi İSYANIN eşiğine getirdiler bizi. bence bu haber oyle buyuk bı haber değil,haberi (desteklerin) KÜÇÜK olduğu için BÜYÜTÜP YAYMAK LAZIM
    SADAKA DEĞİİL HAKKIMIZ VERİLSİN
    saygılar

  6. 2010 Yılı tarımsal desteklerin erken açıklanması iyi güzel de, bu desteklerin geçen yıla göre artırılması ya da eksiltilmesindeki temel kriter nedir. İç tüketim + dış pazar endeksli bir artırma ya da eksiltme olduğunu sanmıyorum. Özellikle yağlı tohum bitkilerinde bu durum net bir şekilde ortada. Ülkemiz, petrolden sonra en fazla dış alımı bitkisel yağlarda yapıyor. Yağ sanayicileri, yağ bitkileri desteklerindeki tutarsızlığı bildiklerinden, genellikle ham yağ dış alımı yaparak kendilerini taşıyor. Ayçiçeği, aspir, kanola gibi bitkilerin destekleri ise yetersiz olduğundan bitkisel yağ dış alımımız yıldan yıla artarak devam ediyor. Aspir ve kanola üretimini tetikleyecek olan biyodizel sektörü ise petrol lobisinin baskısıyla yok edildiğinden, özellikle aspir üreticileri ürünlerini satacak sanayici bulamıyor. Doğrusu çok merak ediyorum. Yürürlüğe giren biyodizel ÖTV’sinden devletimiz bu güne kadar ne kazanmıştır. Kazanç olacağını sanmıyorum, kazanç yoksa hala ne diye yürürlükten kaldırılmıyor. Sonuçta bu üründen en büyük kazancı üreticilerimiz sağlıyacak iken neden bu kazanç engelleniyor. Aspir ve kanola yağları ister gfıdada kullanılsın, ister biyodizelde. İkisi de dış alımla temin edilmiyormu?

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız