Reklam Ver

resim-cayDoğu Karadeniz Bölgesi için yaşamı belirleyen iki temel ürün var. Birisi fındık, diğeri çay. Bu iki ürünle ilgili her gelişme bölgede büyük bir ilgiyle izleniyor. Ürün politikasına yönelik yapılacak bir değişiklik bölgenin sosyal yapısını değiştirecek endişesi ile karşılanıyor.
Rize Ticaret Borsası’nın öncülüğünde hazırlanan Çay Kanun Tasarısı bu yönüyle büyük tartışmalara neden oluyor. Tasarı hükümet tarafından da benimsenirse ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelirse tartışmalar daha da büyüyecek. Deyim yerindeyse çayda fırtına kopacak.
Şimdiye kadar bölgedeki ziraat odaları, Ziraat Mühendisleri Odası Rize Şubesi, Ardeşen’deki sivil toplum örgütleri düzenledikleri toplantılarda tasarıya yönelik endişelerini dile getirerek seslerini duyurmaya çalıştı. Tasarı ile ilgili en büyük endişe, ÇAYKUR’ un tamamen devre dışı kalması.
ÇAYKUR, bölgenin sosyal güvenlik kuruluşu olarak görülüyor. Her yıl 125 bin üreticiden çay alan ÇAYKUR’ un devre dışı kalması ile piyasanın tamamen tüccara kalması yaş çay üreticilerini korkutuyor. Çünkü, çay piyasası özel sektöre açıldıktan sonra üretici ile yaş çayı alıp işleyen fabrikalar arasında çok büyük sorunlar yaşandı. Bugün de aynı sorunlar yaşanıyor. İşini düzgün yapanların yanında yaş çayı alıp üreticiye parasını ödemeyen çok sayıda alıcı var. Bu soruna yıllardır çözüm bulanamıyor. Yasa tasarısı da bu sorunu çözecek bir tasarı olmadığı gibi piyasayı tamamen tüccara bırakıyor.
Üreticiler ÇAYKUR’ u piyasanın sigortası olarak görüyor. Bu sigortanın devre dışı kalmasını kimse istemiyor. Aslında haksız da değiller. Bu ülkede Süt Endüstrisi Kurumu, Et ve Balık Kurumu’nun özelleştirilmesi ile, bu iki kurumun devre dışı kalması sonucunda çok büyük sorunlar yaşandığını, hayvancılığın çöktüğünü herkes gördü. ÇAYKUR’ un devre dışı kalması ile çay piyasası da bu çöküşü yaşayacak.
Kanun Tasarısı ile kurulacak Çay Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulu (Çay Kurulu)’nun yapısına bakıldığında üreticiler bu endişesinde haksız değil. Piyasa tamamen tüccarın denetimine bırakılıyor. Çay Kurulu, çay üretim alanlarının belirlenmesinden çayın fiyatına , ithalattan çay satış merkezlerinin denetimine kadar her konuda tek yetkili oluyor. Bu kurula egemen olan piyasaya da egemen olacak. Tasarıya göre, Çay Kurulu’na tüccar egemen olacak. Tüccar, hem çayın fiyatını belirleyecek hem çaya verilecek destekleri belirleyecek hem de nerede çay üretileceğine, ne kadar ithalat yapılacağına karar verecek. Yeri geldiğinde çay üretim alanlarını sınırlandıracak, kuru çay işleten fabrikalara ruhsat verecek. Yaş çay üreticisinin ve kuru çay üretenlerin, satanların geleceği kurulu yöneteceklerin iki dudağı arasında olacak. Deyim yerindeyse Cumhuriyet’in ilanından önceki Tütün Rejisi gibi bir kurul öngörülüyor.
Öyle bir kurul ki, çayda söz sahibi olan bir firma kurulda söz sahibi olduğunda kendisi ile aynı işi yapan firmalara bile göz açtırmayacak. Kendi rakiplerini istediği gibi cezalandıracak. Tabii ki bütün bunlar yasal çerçevede yapılacak. Zaten sorun da burada. Yasa tasarısı sanki çay piyasasını bir gruba teslim etmek üzere hazırlanmış.
Neresinden bakarsanız bakın, Çay Kanun Tasarısı çok tartışılacak, Doğu Karadeniz’de fırtınalar koparacak bir tasarı.
(Dünya Gazetesi’nde yayınlanan Çaykur’dan yeni tasarıya tepki başlıklı habere yazdığım yorum)

Çay’da fırtına koparacak tasarı
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

1 Yorum

  1. çaykurun kapatılması rizenin bitmesi demektir biz rize ardeşen halkı olarak kapatılması taraftarı değiliz,rizen,n kalkınması için fabrikamızın kapanmaması için tam destek veriyoruz.saggılarımızla. meryem büyüksofuoğlu

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız