Reklam Ver

Küresel krizin de etkisi ile tarım sektörüne artan bir ilgi var. Sektör dışından pek çok girişimci tarıma yatırım yapmak istiyor. Fakat, karar vermek için doğru verilere ulaşmaya çalışıyor. Ancak, doğru verilere ulaşmak kolay değil.
Tarım Bakanlığı’nın açıklamalarına bakılırsa sektörün hiçbir sorunu yok. Sürekli büyüyen, fazlasıyla desteklenen sektöre yatırım için ideal bir ortam var.
Sektördekilerin yakınmalarına, durumuna bakılırsa, gelecek hiç de umut verici değil. Sektöre yatırım yapmak akıl karı değil.
Doğrusu ne, bu iki görüşten hangisine inanmalı?
Elimizde, karar vermenizi kolaylaştıracak iki tablo var. Birisi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın verilerinden oluşuyor. Diğeri, Ortadoğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Çakmak’ın hazırladığı tablo ve bu da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun yani devletin bir başka kurumunun verilerine dayanıyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in, 2010 bütçe sunuş konuşmasından derlediğimiz birinci tablonun ana hatları şöyle:
** Son 7 yılda sektörde yapısal bir değişim ve dönüşüm yaşandı.
** Tarım sektörü son 5 yılın 4’ünde pozitif büyüme gösterdi.
** Tarımsal Gayri Safi Yurt İçi Hasıla cari fiyatlarla 2002 yılına göre yüzde 139 artarak 2008 yılında 56.7 milyar dolara, tarımda kişi başına gelir yüzde 216 artarak 2008 yılında 3 bin 163 dolara, Tarımsal dış ticaret hacmi 3 kat artarak 24.5 milyar dolara ulaştı.
** 2003-2009(9 aylık) döneminde gıda ürünleri ihracatı toplam 22.3 milyar dolar ihracat fazlası verdi.
** 2002 yılında 550 bin çiftçi 529 milyon TL kredi kullanırken, 2009 Ekim sonu itibariyle 1 milyon 121 bin çiftçiye 9 milyar TL kredi kullandırıldı.
** Yapılan başarılı çalışmalar ve benimsenen stratejik yaklaşımla, tarım sektöründe uzun yıllardır yaşanan pek çok yapısal sorun çözüldü ve temel tarım ürünleri üretiminde önemli artışlar sağlandı.
** Tarımsal desteklerde 2002-2008 döneminde cari fiyatlarla yüzde 212, sabit fiyatlarla yüzde 62, dolar bazında ise yüzde 270 artış sağlandı.
** 2003-2009 yılları arasında çiftçilere yaklaşık 30 milyar TL nakit tarımsal destek verildi.
** Hayvancılık destekleri 16 kat, prim destekleri yaklaşık 9 kat artırıldı.
** Kırsal kalkınma destekleri kapsamında toplam 1656 proje tamamlandı. Bu projelere 252 milyon TL hibe desteği verildi ve 18 bin kişiye istihdam sağlandı.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in konuşmasından ortaya çıkan bu tabloya göre, tarım sektörü son 7 yılda adeta “uçmuş”. Sorunların hepsi çözülmüş, son günlerin moda deyimiyle tıkır tıkır işliyor.
Tarım sektörü gerçekten bu kadar iyi durumda mı?
Tarım Bakanlığı 2 Aralık’ta kendi personeline yönelik “Temel Ekonomik Göstergeler ve Tarım İstatistikleri” konulu bir seminer gerçekleştirdi. Seminere Bakanlık Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları, Müsteşar Yardımcısı Mesut Köse’nin yanı sıra çok sayıda yönetici ve teknik personelin de bulunduğu 152 kişi katıldı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Çakmak, toplantıda önemli bir sunum yaptı. Sunumda tarımın son 10 yılını özetleyen kapsamlı bir tablo vardı.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)’nin tarım raporlarını hazırlayan ekipte yer alan, tarım konusunda “liberal” görüşleri ile bilinen ve Bakanlığın da görüşlerine değer verdiği Erol Çakmak’ın hazırladığı tabloya göre 2002-2008 döneminde tarımın görünümü özetle şöyle:
** Gayri Safi Yurtiçi Hasıla içinde tarımın payı 2002’de yüzde 11.9 iken, 2008’de yüzde 8.9’a geriledi.
** Reel tarımsal katma değerin büyüme oranı 2002’de yüzde 9.3 iken 2008’de yüzde 4.1 oldu.
** Tarımda 2002’de 7.5 milyon kişi istihdam edilirken, istihdam 2008’de 5.7 milyon kişiye düştü.
** Tarımın istihdam içindeki payı aynı dönemde yüzde 34.9’dan yüzde 26.3’e geriledi.
** Kırdaki istihdamda tarımın payı 2002’de yüzde 72.8 iken, 2008’de yüzde 65.7’ye düştü.
** Aynı dönemde kırsal işsizlik oranı yüzde 5.7’den yüzde 7’ye çıktı.
** Tarım ve gıda ithalatı 2002-2008 döneminde 3 milyar dolardan 9.9 milyar dolara çıktı, ihracat ise aynı dönemde 3.7 milyar dolardan 10.6 milyar dolara ulaştı.
** Tarım ve gıda ihracatının toplam ihracat içindeki payı yüzde 10.4’ten, yüzde 8’e geriledi. İthalatın payı ise, yüzde 5.8’den yüzde 4.9’a geriledi.
Tarımda aynı dönemi yansıtan iki farklı tablo. Hangisi daha gerçekçi, hangisine inanacaksınız?
Belki ikisi de fazlasıyla iyimser.

Tarımda iki farklı tablo…
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

1 Yorum

  1. Çakmak Hoca Bakanlığın çizdiği olumlu tabloya karşılık olumsuzlukların sinyalini vermeye çalışmış. Bakanlıkta yapılan bir sunuda herhalde herşeyi kötü gösterecek hali yoktu. Yine de tebrik etmek gerekir, olumsuz yönleri yüzdelerle de olsa vurgulamış.

    Bakanlığın toplantı salonunda neler anlatılmış vatandaşı fazla ilgilendirmiyor. Vatandaşın ilgilendiği ve bildiği sektörde ciddi boyutta sıkıntının olduğudur. Belki %10’luk bir dilimin keyfi yerindedir. Onların da zaten çoğunun geliri tarım dışı alanlardaki faaliyetleri ile desteklenmketedir.

    Destekler şu kadar arttı, proje sayısı şu kadar oldu demek durumu izah etmeye yetmiyor. Demekki vatandaşın sektörde kendi jendine yarattığı artı değerler, kendi kazanabildiği o kadar düştü veya masrafı karşılayamaz hale geldi ki devletin artan destekleri bile durumun düzelmesine yeterli olmuyor.

    Rakamları istediğiniz gibi konuşturabilirsiniz. Ancak, gerçek şu ki, çiftçi eskisine göre daha zor durumda. Çıkış için umudu da yok görünüyor.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız