Reklam Ver

aycicegi2Yıllık ortalama 800-900 bin ton ayçiçeği üreten Türkiye, kendine yeterli olmadığı için bu üründe net ithalatçı. Toplam 3 milyar dolarlık bitkisel yağ ithalatının yaklaşık üçte birini ayçiçeği oluşturuyor.
İthalat oranının yüksek olduğu bitkisel yağlarda ve bu kapsamdaki ayçiçeğinde Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalat Genel Müdürlüğü hem üreticiyi, hem tüccar, sanayici ve ihracatçıyı memnun edecek bir politika uygulamaya çalışıyor. Ne kadar başarılı oluyor?
Uygulanan politikanın ayrıntılarına geçmeden bazı güncel verileri paylaşmakta yarar var.
Türkiye’nin 2009 yılı ayçiçeği üretimi 800 bin ton seviyelerinde gerçekleşti. Trakyabirlik kilograma 70 kuruş avans fiyat açıkladı. Devletin kilogram başına ödeyeceği destekleme primi ise 21 kuruş olarak belirlendi. Piyasada ayçiçeğinin alım fiyatı ortalama 70 kuruş oldu.
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği’nin verilerine göre, bu yılın 10 aylık döneminde (Ocak-Ekim) 429 bin 201 ton ayçiçeği tohumu, 314 bin 503 ton ham ayçiçeği yağı ve 239 bin 224 ton ayçiçeği küspesi ithal edildi.
Bu kadar yüksek oranda ithalata konu olan ayçiçeğinde uygulanan dış ticaret politikası büyük önem taşıyor. Geçen yıl önce “referans fiyat” uygulaması denendi. Sonra bunun yerine “ithalatta gözetim” uygulamasına geçildi. Her iki uygulama ile ilgili gelişmeleri bu sütunda 3 Eylül ve 8 Eylül 2009 tarihli yazılarımızda ayrıntıları ile yazdık. Yazıları www.tarimdunyasi.net adresinden okuyabilirsiniz.
“Referans fiyat” ve “ithalatta gözetim” uygulamasından sonra “tarife kontenjanı” uygulamasına geçildi. Bakanlar Kurulu’nun bu konudaki kararı, 8 Ağustos 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. “Yağlık Ayçiçeği Tohumu ve Ham Ayçiçeği Tohumu Yağı İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın uygulama tebliği ise 15 Ağustos 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı.
Buna göre, tarife kontenjanı çerçevesinde 1 Ocak 2010 ile 30 Haziran.2010 tarihleri arasında ayçiçeği tohumu ve ayçiçeği unu ithalatında yüzde 5, ham ayçiçeği yağı ithalatında ise yüzde 17 gümrük vergisi uygulanması öngörülüyor. Bu tarihler arasında tarife kontenjanı çerçevesinde ithalat yapanlar, ayçiçeği tohumunda ve unda yüzde 22, ham ayçiçeğiyağında ise yüzde 19 daha az vergi ödeyecek.
Ayçiçeğinde tarife kontenjanı ilk kez uygulanmıyor. Daha önce de uygulandı. Trakyabirlik ve diğer birlikler, firmalar, iç piyasadan satın aldıkları ayçiçeği tohumu kadar ürünü ucuza ithal edebiliyordu. Fakat bu yıl farklı bir uygulama getirildi. Tarife kontenjanından yararlanmak için, satın alınan ürün kadar değil, satın alınan ürünün 15 Aralık 2009’a kadar işlenen miktarı kadar ithalat yapabilme şartı konuldu.
Bir örnekle açıklamak gerekirse; Trakyabirlik bu yıl 340 bin ton ayçiçeği tohumu aldı. Geçmiş yıllardaki uygulamada 340 bin ton ithal etme hakkı olacaktı. Fakat, bu yıl aldığı ürünü 15 Aralık 2009’a kadar işleme şartı getirildi. Trakyabirlik aldığı 340 bin ton ayçiçeğinin 101 bin tonunu kendi tesislerinde, 55 bin tonunu fason olarak işledi. Aldığı ayçiçeği tohumunun 102 bin tonunu piyasada sattı. Deposunda da 82 bin ton kaldı. Bu durumda Trakyabirlik tarife kontenjanı çerçevesinde 166 bin ton ayçiçeği tohumu veya eşdeğeri ham ayçiçeği yağını düşük vergi ödeyerek ithal edebilecek.
Trakyabirlik gibi diğer birlikler ve özel sektör firmaları da aldıkları ayçiçeği tohumunun ne kadarını işlediyse o miktarda ithalat yapabilecek. 
Tarife kontenjanından yararlanmak isteyenler için başvuru süresi  Perşembe günü sona eriyor. İthalat Genel Müdürlüğü gerekli incelemeleri yaptıktan sonra, tarife kontenjanı çerçevesinde ucuz ithalat, 1 Ocak 2010 itibariyle başlayacak.
Orta Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turgay Ünlü, sistemin çok iyi işlediğini ve hem üreticinin hem de sanayicinin korunduğunu söylüyor. Ünlü, tarife kontenjanı çerçevesinde 600 bin ton civarında başvuru olacağını tahmin ediyor. 
Telefonla görüştüğümüz Trakyabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen ise, 450 ile 500 bin ton arasında bir başvuru olacağını tahmin ettiklerini belirterek görüşlerini şöyle özetledi: “ Tarife kontenjanı uygulamasında ‘işleme’ şartının getirilmesi bizi olumsuz etkileyecek. Birlik olarak elimizde kalan 82 bin tonluk ayçiçeği tohumunun da tarife kontenjanı kapsamına alınması için çalışıyoruz. Sanayi ve Ticaret Bakanımız ile hafta sonu görüştük. Bu konuda bize destek olacaklarını söyledi. İthalat Genel Müdürlüğü’nün de, başvuru miktarı 650 bin tonun altında kalırsa bize bu hakkı tanıma sözü var. Biz bu talebi kendi kişisel çıkarımız için değil, ayçiçeği üreticisi ve ürünün geleceği için talep ediyoruz. Trakyabirlik olarak geçen yıl  83 kuruş fiyat verdik. Bu yıl 70 kuruş avans fiyat  açıkladık. Üretici bizden fark bekliyor. Bu farkı vermemiz için tarife kontenjanı konusunun netleşmesini bekliyoruz. Bu farkı veremezsek, üretici ayçiçeği yerine buğdaya yönelir, seneye ithalat çok daha fazla olur.”
Rafet Bey’in de işaret ettiği gibi önemli olan içerde üretimi artırmak. Dışa bağımlılık sürdükçe, ithalatla ilgili hangi modeli uygularsanız uygulayın ülkenin dövizi dışarıdaki üreticilere akacak.

Reklam Ver

5 YORUMLAR

  1. Ülkemizde yıllardır Şeker pancar-Ayçiçeği-Buğday arasında olması gereken fiyat paritesine ne yazık ki dikkat edilmiyor. Bunun sonucunda da yıllardır Ayçiçeği çekirdeği ve ham ayçiçeği yağı ithal etmek zorunda kalınıyor. Ayçiçeği tohumu üreticilerine verileceği duyurulan kilo başı destek, hem yetersiz ve hem de zamanında verilmiyor ne yazıkki. Bunun sonucunda kendi çiftçimizden sakındığımız desteği, ithalat yapmak zorunda kaldığımız ülke üreticilerine yapmış oluyoruz. Ham yağ ithalatında da ciddiye almamız gereken konu, ham yağ ihracatçısı ülkelerde çevresel faktörler sonucu oluşan verim kayıpları sonucunda fiyatların yıldan yıla arttığıdır. Daha ciddi tehlike ise bu ülkelerde artan kişi başı ulusal gelire bağlı olarak bitkisel yağ iç tüketimlerinin artması ve geliştirdikleri yağ işleme teknolojileri sonucunda ham değil de işlenmiş yağ satma eğiliminde olmalarıdır. Kısaca ifade etmek gerekirse önümüzdeki yıllarda kendi ayçiçeği üretimimizi artıramazsak dışardan daha yüksek fiyatlarla ayçiçeği yağı ithalatı yapmak zorunda kalabiliriz. Tarımsal üretimde bu yılki üretim diye bir kavram olmamalı, en az on yıl sonrasına göre hesap yapılmalıdır.

  2. Yağlı tohumlarda yıllardır aynı sorun yaşanıyor. 1978 yılında bir bitirme tezi hazırlamıştım. Konu “Türkiye’nin yağ açığı ve çözüm yolları” idi. O günden bu güne miktarlar değişti mutlaka, ama oranlar aynı. Seminerin özeti şuydu: Türkiye yıllık ihtiyacının yarısını kendi üretir yarısını da ithal eder. Yerli üretim artmalıdır. Tablo yine aynı, değişen bir şey yok.

    Mısır üretimi 2002 yılında 1.5-2 milyon ton civarındaydı. Bir o kadar da ithal edilirdi. Şimdi 4 milyon tonun üzerinde ve ülke ihitiyacına yetiyor.

    Şeker üretiminde de bir sorun yok. Fazlasını üretmek mümkün.

    İstenirse yağlı bitkilerde de aynısı olabilir.
    2009 yılında aspir üreticisi ektiğine ekeceğine pişman oldu, 35 kuruşa satmak zorunda kaldı. Bir sene önce 60-70 kuruş idi. Piyasa mala doydu da mı aspir para etmedi.

    Bu ülkede her şey başarılabilir. Ama, planlayacak, bugünü değil en az on yılı görebilecek bir kapasiteye ve yönetime ihtiyaç olduğu gayet açık.

    Bu kafayla gidersek, kalıbımı basarım, on sene sonra tablo yine benzer olacak. Çünkü Tarımın neştere ihtiyacı var, ağrı kesicilere değil. Bu neşter şimdiye kadar atılmadı. Eli neşterli bir kaç Tarım Bakanı gördük ama, onlarında elini ayağını bağladılar, neşteri attırmadılar.

    Ülkeye, ülke tarımına yazık oluyor.

  3. Sayin Bayanlar ve Baylar,

    Bizler Polonya’da ( Baskent Varsova ) bulunan bir Seyahat Acentasiyiz,
    Musterilerimiz arasinda bizlerden su soru soruluyor.

    Aycicegi Turkiye den getirme imkaniniz var mi ?
    Bunlarin Fiyatlari ne olabilir ?
    Bunlarin Gumruk isleslerini nasil hal edebiliriz ?

    buna benzer bizlere cok cok farkli sorular soruluyor,
    sizlerden ricamiz, bizlere bu konuda bilgi verirseniz seviniriz.

    Bu urunleri TIR ile getirmek olabilirmi, her gelisinde kac TIR olabilir ?

    Lutfen Bizlere bu konuda yardimci olun.

    Saygilarimizla
    Go To Poland Travels
    Ewa Bay
    http://www.gtpt.pl
    office@gtpt.pl
    Tel: ( 0048 ) 022 638 70 91
    Mobil: ( 0048 ) 506 115 991
    Cep Tel. ( 0048 ) 508 153 815 ( Turkce )

  4. bu uygulama tam bir fiyaskodur…

    hükümet yine büyük yağ rafinatörlerine kıyak geçti.
    Sermayesi çok olan firmalar ağustos-eylül den ithal malların anlaşmasını yaptı depolara koydu.
    Sermayesi yeterli olmayanlar hiçbirşey alamadı.
    İthal malları ucuzdan bağlayan ucuz rafinatörler şimdi piyasayı kasıp kavuracak.Çünkü hammmaddeyi ucuz aldılar.
    Bir katakulli gidiyor anlayamadık hazirandan beri..
    Haziran ayında da belli bir yağ grubunun isteği üzerine geçici olarka gümrük vergisi düşük yağ girmişti çok büyük miktarlarda…Sonuçta çiftçinin ayçiçeğinin değeri düştü..

    Ayrıca Trakyabirlik’in görevi,ayçiçek yağı piyasasında rekabet etmek değildir.Çiftçinin malının değerli olmasını sağlamaktır.
    Ben de ayçiçek yağı üreticisiyim,devletin bir kurumuyla nasıl rekabet edebilirim?Adamlar istedikleri zaman borçlarını sildiriyorlar.Nasıl bir piyasa düzeni bu.Neden memur bürokrat işini yapmıyor bu ülkede?

  5. 9 Temmuz 2010 CUMA
    Resmî Gazete
    Sayı : 27636

    BAKANLAR KURULU KARARI

    Karar Sayısı : 2010/651

    Ekli “Yağlık Ayçiçeği Tohumu ve Ham Ayçiçeği Tohumu Yağı İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığı’nın 2/7/2010 tarihli ve 26310 sayılı yazısı üzerine, 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanunun 1 inci, 14/5/1964 tarihli ve 474 sayılı Kanunun 2 nci, 6/5/1986 tarihli ve 3283 sayılı Kanunun 2 nci, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 16 ncı, 22 nci ve 55 inci maddeleri ile 2/2/1984 tarihli ve 2976 sayılı Kanun hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 7/7/2010 tarihinde kararlaştırılmıştır

    ilginç bir karar daha….

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız