Reklam Ver

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, kimseye danışmadan, görüş almadan, sonuçlarını düşünmeden Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar(GDO) ile ilgili yönetmeliği 26 Ekim 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınladı.
GDO’ lu ürünlerin ithalatını, izlenmesini,denetlenmesini, işlenmesini, depolanmasını, tüketime sunulmasını öngören yönetmelik hiç kimseyi memnun etmedi.
Yaklaşık 5 yıldır, bugün çıkacak, yarım çıkacak diye beklenen Biyogüvenlik Yasası’ndan önce böyle bir yönetmeliğin neden çıkarıldığına kimse yanıt veremedi. İddialar o ki, bakanlıktaki bir çok üst düzey bürokratın da bu yönetmelikten haberi olmadı. Onlar da ilk kez Resmi Gazete’de okudu.
Yönetmelik çıktıktan sonra kıyamet koptu.
Yıllardır Türkiye’ye GDO’ lu ürünlerin girdiği resmen açıklanmış oldu. Tarım Bakanı dahil, bakanlık ve hükümet yetkilileri gayri resmi olarak ülkeye giren GDO’lu ürünlerin bu yönetmelikle yasaklandığını iddia etti. Fakat kimse inanmadı.
GDO’lu ürünlerin girişine izin verecek bağımsız bir bilim komitesi oluşturulacağı söylendi. Ortada komite olmadığı gibi, bu yönetmeliğe göre oluşacak komitenin bağımsız olması da mümkün değildi.
Bebek mamalarında ve devam mamalarında GDO’lu ürünlerin kullanılmasının yasaklandığı söylendi.
Bu tartışma sürerken GDO’lu veya GDO’suz ürün taşıyan gemiler limanlarda bekledi. Yem sektöründe üretim durma noktasına geldi. Fiyatlar kısa zamanda yüzde 50’nin üzerinde arttı.
Yetersiz altyapı ve laboratuar sorunu nedeniyle analiz yaptırmak için iki ay sonrasına gün verilmeye başlandı.
Sorun büyüyünce analize tabi tutulan ürün sayısı 27’den 9’a düşürüldü. Riskli ülkelerden yapılan ürünlerin tamamı analize tabii tutulurken riski az olan ülkelerden ithal edilen ürünlerde analiz oranı yüzde 5’e düşürüldü. Buna rağmen sıkıntılar giderilemedi.
Bu karmaşa sürerken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan AKP’nin Kızılcahamam toplantısında GDO ve Domuz Gribi aşısının gündemden düşürülmesini istedi. Başbakan Erdoğan’ın talimatı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı geri adım attı ve yönetmeliği değiştirdi.
Resmi Gazete’nin 20 Kasım 2009 tarihli sayısında yayınlanan değişiklikle, 26 Ekim öncesi olduğu gibi, GDO’lu ürünlerin 1 Mart 2010’a kadar ülkeye serbestçe girmesine izin verildi. Analiz, denetim vs. yapılmayacak.
Sayın Başbakan ve Tarım Bakanı bu yönetmeliği GDO’yu yasaklamak için çıkardıklarını iddia ediyordu. Değişiklikle yasaktan vazgeçildi. Halka 4 ay daha GDO’lu ürünleri tüketme özgürlüğü(!) tanındı. Bağımsız denilen komitenin oluşumu değiştirildi.
Özetle, GDO yönetmeliği ile kafalar iyice karıştı. Fakat bazı gerçekler de su yüzüne çıktı. Yönetmelikte yapılan değişiklikle bu gerçeklerin üstü örtülmeye çalışılıyor. Neresinden bakarsanız bakın, yönetmeliğin çıkması da, değiştirilmesi de GDO’lu ürünlere bakıştaki iki yüzlülüğün dışa vurulmasıdır. Tarım Bakanlığının bu konuda doğru dürüst bir politikası olmadığı anlaşıldı. Bakan ve bürokratları ne söylerse söylesin inandırıcı olamadığı gibi bakanlığı da çok yıprattılar. Yapılan çok büyük bir hataydı. Demokratik ülkelerde böyle hataların bedeli istifadır. Tarım Bakanı ve ilgili bürokratları istifa etmeyi düşünüyorlar mı?
*****
DGD ve 2009 destekleri..
Şu sıralar çiftçilerden en çok, “destekler ne zaman ödenecek? “ sorusu geliyor. Bazıları ise “DGD( Doğrudan Gelir Desteği) ne zaman ödenecek?” diye soruyor.
2009 desteklerini daha önce açıklamıştık. Ayrıntılarını www.tarimdunyasi.net adresinden okuyabilirsiniz. Bizim açıklamamızdan 9 gün sonra Resmi Gazete’de yayınlandı.
Resmi Gazete’nin 11 Kasım tarihli sayısında yayınlanan 2009 destekleri ile ilgili Bakanlar Kurulu Kararı’nda iyi tarım uygulamaları ve organik tarım desteği yer almadı.
Geçen hafta İzmir’de düzenlenen tarım fuarına katılan Tarımsal Üretim ve Geliştirme (TÜGEM) Genel Müdürü Ali Karaca’ya bu iki desteğin neden yer almadığını sorduk. Karaca, her iki destek ile ilgili düzenlemenin bakanlar kurulunda olduğunu ve çok yakında çıkacağını söyledi.
2009 desteklerinin ne zaman ödeneceği sorusuna gelince, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bayramdan önce, yani bu hafta hububat ve bakliyat desteklerinin bir bölümünü ödemeye başlıyor. İlk etapta başvuru işlemleri tamamlanan üreticilere bayramdan önce toplam 150 milyon lira “bayram harçlığı” ödenecek. Yılbaşına kadar 150 milyon lira daha ödenmesi planlanıyor.
Toplamda 5.5 milyar lirayı bulan 2009 desteklerinin büyük bölümü 2010 bütçesinden ödenecek. Bunun anlamı şu; üretici 2009’da ürettiği ürünün desteğini 2010 yılının ilk altı ayında alacak. Zeytinyağı ve diğer bazı destekler ise 2010’nun ikinci yarısında ödenebilecek.
Doğrudan gelir desteği konusunda daha önce birkaç kez yazdık. Yinelemekte yarar var. Doğrudan gelir desteği 2008’de kaldırıldı. Bu nedenle çiftçilere doğrudan gelir desteği ödenmeyecek.
Alan bazlı desteklerden mazot ve gübre desteği ise toprak analizi şartına bağlandı. Gübre ve mazot desteği almak için toprak analizi yaptırmanız gerekiyor. Toprak analizi yaptırmayan çiftçilere gübre ve mazot desteği verilmeyecek.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. Alan bazlı desteklerden mazot ve gübre desteği ise toprak analizi şartına bağlandı. Gübre ve mazot desteği almak için toprak analizi yaptırmanız gerekiyor. Toprak analizi yaptırmayan çiftçilere gübre ve mazot desteği verilmeyecek.

    Burda bi yanlışlık var …Tek parsel de 50 dekar arazi var ise ve toprak tahlili yaptırmamışsa Mazot ve Gübre desteği alamıyor.

  2. Sayın Beytullah Seferoğlu,

    Dikkatiniz ve duyarlılığınız için çok teşekkür ederim. Haklısınız, Tek parsel 50 dekar arazi için toprak analizi şartı var.
    Uyarınız için teşekkür ederim. Saygılarımla,
    Ali Ekber Yıldırım

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız