Reklam Ver

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar(GDO) yönetmeliği kafaları iyice karıştırdı. Yönetmeliği; “GDO yasaklandı” diye yorumlayanlar bile oldu. Tarım Bakanlığı, tepkiler üzerine yaptığı açıklamada Türkiye’nin gen kaynaklarını korumak için bu yönetmeliğin çıkarıldığını ifade etti.Yönetmeliğin hangi amaçla hazırlandığını ve neler getirdiğini daha iyi anlamak için geçmişteki bir olayı hatırlamakta yarar var.
Yıllar önce ülkeye kaçak sigara giriyor diye bir gece yarısı operasyonu ile sigarada devlet  tekeli kaldırıldı. Sigara sektörü çok uluslu şirketlere açıldı. Bugün sigaranın üretimi ve dağıtımı 4 tane çok uluslu şirketin elinde. Kaçakçılığı önlemek yerine, devlete adeta para basan sigara sanayi feda edildi.
Benzer bir durum şimdi GDO’ da yaşanıyor. 1998’den beri halkın sağlığını tehdit eden GDO’lu ürünler yasal olmayan bir biçimde Türkiye’ye giriyor. Görevi, yasal olmayan GDO’lu ürünlerin ülkeye girişini engellemek olanlar, bu yönetmelikle GDO’lu ürünlerin serbestçe ülkeye girişine izin veriyor. 
Daha düne kadar, “Türkiye’ye GDO’lu ürünler girmiyor, kesinlikle yasaktır” diyorlardı. Şimdi, “Bu ürünler zaten yasal olmayan bir biçimde ülkeye giriyordu. Bunu herkes biliyordu. Bundan sonra yasal olarak girecek” diyerek yönetmeliği savunuyorlar.
Bu mantığa göre, uyuşturucu da ülkeye yasal olmayan yollardan giriyor ve bunu herkes biliyor. O zaman uyuşturucunun da yasal olarak ülkeye girmesi için bir yönetmelik çıkarılırsa bu sorun da çözülmüş olur.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, 26 Ekim 2009 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan GDO Yönetmeliği, yıllar önce sigarada verilen taviz gibi, GDO’lu ürünlerin ülkeye serbestçe girişine izin veriyor. GDO’lu ürünlerin Türkiye’ye girmesi demek, tarımın, gen kaynaklarının bitmesi demek. Zirai ilaçta, mazotta, gübrede, tohumda dışa bağımlı olan ülke tarımı, adım adım GDO üreten çok uluslu şirketlere teslim edilecek.
Yönetmelikte “üretime izin verilmiyor” diye avunmanın yararı yok. Bir süre sonra, bu ürünlere milyonlarca dolar ödüyoruz, neden kendimiz üretmeyelim, diye üretiminin de önü açılacaktır. 
Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik bu işin ilk adımıdır. Kaldı ki ikinci, üçüncü adımlar için yönetmeliğe bazı maddeler ustaca yerleştirilmiş. Örneğin; yönetmeliğin genel hükümler bölümünü oluşturan 5. Maddenin 9.bendinde aynen şöyle deniliyor: “Bu Yönetmelikte yer almayan hususlarda Bakanlık her türlü düzenlemeyi yapmaya ve tedbiri almaya yetkilidir.”
Bunun anlamı şu, bugün GDO’lu tohumların ithalatını kapsam dışında tutan Bakanlık, yarın buna da izin verebilir. Bugünün Tarım ve Köyişleri Bakanı iyi niyetli olabilir ve bu maddeyi işletmeyebilir. Fakat, yarın o koltuğa oturacak bir başka bakanın bu maddeye dayanarak rahatlıkla GDO’lu tohum ithalatına, Türkiye’de üretilmesine izin verebilir.
27 Ekim tarihli yazımızda( www.tarimdunyasi.net ten okuyabilirsiniz) ifade ettiğimiz gibi yönetmeliğin en tartışmalı konularından birisi GDO’lu ürünlere izin veren komitenin oluşumu ve çalışma yöntemi. Bilimsel ve bağımsız denilen komite tamamen Tarım Bakanlığı’na bağlı çalışacak. Komite üyelerini bakanlık atayacak. Yönetmeliğin 7. Maddesinin 7. bendinde “Komite, her türlü iş ve işlemlerinde Bakanlığa karşı sorumludur” deniliyor. Böyle bir komitenin bilimsel çalışma yapması ve bağımsız olması mümkün mü?
Yönetmelik 26 Ekim’de Resmi gazete’de yayınlandı ve yürürlüğe girdi. Yönetmelik gereği  ülkeye girecek GDO’lu ürünlerle ilgili karar verecek uzmanlar listesi ne zaman hazırlanacak, komite ne zaman oluşturulacak? Bu çalışmalar sürdürülürken ülkeye giren GDO’lu ürünler nasıl denetlenecek?
Aceleyle hazırlanan ve hiçbir altyapısı olmayan GDO Yönetmeliği daha çok tartışılacak. Ama bir gerçek var ki, GDO’ya yasak gelmedi. Kapılar sonuna kadar açıldı.
                               *****
Fındık stratejisine ne oldu?
Temmuz’da 5 bakan tarafından açıklanan ve  “devrim” olarak nitelendirilen fındık stratejisi üçüncü ayında delik deşik oldu. Bakanlar Kurulu Kararı ile, fındık stratejisinde ciddi değişiklikler yaptı. 
27 Ekim Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan değişiklik kararı ile fındık stratejisinde çok büyük hatalar yapıldığı kabul edilmiş oldu. Değişiklik kararı ile daha önce sökülmesine karar verilen 750 metrenin üzerindeki fındık ağaçlarının sökülmesine gerek olmadığı, burada alternatif ürünlerin yetişmeyeceği kabul edilmiş oldu. Ayrıca, Karadeniz Bölgesi’nde 5 ilçeye daha fındık dikme izini verildi. 
Böylece  fındık stratejisinde 406 bin hektarla sınırlandırılması öngörülen ruhsatlı fındık dikim alanı, bu değişiklikle 471 bin hektara çıkarıldı.
Fındık dikim alanlarını sınırlandırılmasını öngören strateji, dikim alanlarını genişletilmesine dönüştü.
Fındık stratejisinin ne kadar yanlış bir temele oturtulduğu bu kararla itiraf edildi. Bu yanlışları eleştirdiğimizde elinde dosyalar alternatif ürünlerin fındıktan 20 kat,100 kat daha karlı olduğunu iddia eden Tarım Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğlu, dün NTV ‘de canlı yayında eveledi geveledi, “yanlış yaptık, özür dileriz” diyemedi. Alternatif ürünlerin kök yapısının 750 metrenin üzerindeki alana uygun olmadığını söyledi. 
Ülke tarımının hangi ellerde olduğunu, devrim niteliğinde diye sunulan stratejilerin nasıl boş çıktığını görüyorsunuz. Aylardır yazdığımız gibi fındık stratejisinin tek amacı üreticinin elindeki fındığı ucuza kapatmaktı. Fakat, üretim az olunca alivrecilerin bu oyunu da boşa çıktı. 

Cumhuriyet Bayramınız kutlu olsun.

Reklam Ver

4 YORUMLAR

  1. SELAMLAR MISIR HASADIYLA UĞRAŞIYORDUM UZUN ZAMANDIR MAİLLER BAKAMADIM.ALİ BEY MISIRI HASAT ETTİK TMO. SATAMIYORUZ. NEDENMİ İLÇE TARIMDA ÇKS BELGESİ İÇİN DOSYA ÇIKARTMAMIZ GEREKİYOR TAPULARIMIZ ÇOK HİSSELİ 70-80 PARSEL TAPU KAYIDIMIZ VAR.KİMİNDE 400M2 KİMİNDE 900M2 TARLA VAR AMA BAKANLIK 1000M2 DEN AŞAĞI TAPU KAYDINA İŞLEM YAPMAYIN DİYE TALİMAT VERMİŞ.GÖNÜL RIZASI İLE PAYLAŞILMIŞ TAPULU ARAZİLERDE MİRASÇILAR ARASINDA NİZALI OALANLAR VAR KİMSE KİMSEYE MUAFAKİYET VERMİYOR. EKİLİŞİMİZ VAR TESPİT EDİLMİŞ DURUMDA BU ARADA 36.750 KĞ AYÇİÇEĞİ HASADIM VAR PRİM ALMAYI BIRAKIN DOSYASINI DAHİ ÇIKARTAMIYORUZ. BENİM GİBİ BİNLERCE ÇİFTÇİ MADUR DURUMDA NE YAPABİLİRİZ ? SAYGILARIMLA

  2. Bu GDO konusunu fazla abarttık. Bir yönetmelik çıkmış, çıksa ne olacak, çıkmasa ne olacak? Zaten olan oluyor.

    ABD’nin çok uluslu şirketlerin GDO’lu ürünleri, tohumları ülkeyi istila edecek diye korku içinde yaşıyor, sokaklarda yürüyüp televezyonlarda bas bas bağırıyoruz. Ya da bunu vesile yaparak kendimize bir meşgale buluyoruz. Bunu yerine, aklımızı, emeğimizi, bilgimizi kullanarak geliştireceğimiz GDO teknolojisi ve ürünlerinin ABD’ni, Çin’i istila etmesinin keyfini yaşasak, gidip onların yasalarını lehimize düzenlemek için lobiler oluştursak ne kadar iyi olmaz mı?

    Ama bunlar zor iş. TV’de söylene söylene ezberlenmiş söylemler, sokaklarda klişeleşmiş sloganlar, birilerini suçlamalar çok daha kolay değil mi? Emek istemez, su istemez. Biraz kırık dökük bilgin varsa, biraz ağzın laf ediyorsa, biraz dediğim dedikciysen, suçlamada, laf kesmede üstüne yoksa, biraz da cazgırlığın varsa iş tamamdır. Aranan alkışlanan adam olursun. Ama bunlar sorumsuzluk kokan, tembellik, kolaycılık dolu davranışlardır.

    Aynı düşüncenin bugün doğru dürüst hibrit tohumlukları da yok. Konuşmaktan, eleştirmekten, suçlamaktan öte yaptığımız bir şey yok. Bir de sen yap kardeşimde el senden korksun.

    Korkunun ölüme faydası yok. Siz sokakları tercih ettiğiniz, zamanınızı bilir bilmez TV’lerde öldürdüğünüz sürece elin adamı yeni dayatmalarla gelecektir. Senin yapacağında cıyak cıyak bağırmaktır. Sonumuz bu …

  3. GDO bir olanı yasallaştırma dır.
    Yıllardır gDO su ile oynanmış soya yagını,mısırı yiyoruz.
    Her şeyimizli ABD ve AB ye baglanmışız,teslim olmuşuz,şimdi biraz acıtınca ne oluyoruz diye sorgulamaya kalkışıyoruz.
    ABD nin Afganda yaptıklarına aracı oluyoruz asker gönderiyoruz,Afganistanıntesim olması için savaşıyoruz.Yani bizim gibi olmasını istiyoruz degilmi?
    Önce oraya karşı çıkalım ki ABD daha fazla güçlenmesin,zayıflasın….

  4. şu gdo meselesin de tarımcılardan başka herkes konuşuyor.mangalda kül bırakmayan medyamızın hiç mi tarım danışmanları olmaz.bir kaç standart adam çıkıyor(güngör uras hocamız hariç)onlarda gırtlağına kadar politkaya batmış

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız