Reklam Ver

Şeker pancarının ekonomiye katkısını, şeker fabrikalarının özelleştirilme çalışmalarını, Konya Şeker modelinin başarısını yazarken, Şeker Kurumu çok önemli bir rapor yayınladı.
“2009-2010 Avrupa Pancar Şekeri Üretimi İlk Tahmini” başlıklı rapor, dünya ve özellikle Avrupa şeker piyasasındaki gelişmeleri öğrenmek açısından çok önemli veriler içeriyor.  Pancar alım kampanyasının devam ettiği, şeker fabrikalarının özelleştirme çalışmalarının gündemde olduğu şu günlerde rapordaki bilgilerin çok yararlı olacağı düşüncesiyle geniş özetini paylaşıyoruz.

Rapora göre, dünya şeker piyasasında fiyatlar, yıllardır görülmeyen düzeylere yükseldi. Vadeli ham şekerin tonu, 1981’den beri en yüksek seviye olan 544 dolara ulaştı. Şeker fiyatlarının artışında, dünyanın en büyük iki üretici ülkesi olan Brezilya ve Hindistan’daki olumsuz iklim şartlarının önemli rolü var. Bu iki ülkede üretim beklentisi tahminlerin altında olması, gelecekte fiyatların daha da artacağı beklentisini artırıyor.
Avrupa’da ise olumlu hava koşulları nedeniyle verimin rekor seviyeye ulaşması bekleniyor. Raporda, Avrupa Birliği’nin şeker reformunu büyük ölçüde tamamladığı belirtilerek şu görüşlere yer veriliyor: “Pancarın yetişme döneminde şimdiye kadar elverişli geçen hava koşulları göz önünde bulundurulduğunda, geçen yıl ham değer olarak 14.9 milyon ton olan AB şeker üretiminin, 2009-2010’da 16 milyon ton’a ulaşarak yine kotanın (14.5 milyon ton) üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Etanol amaçlı üretilen pancarın şeker eşdeğeri bu rakamların dışındadır.”
Avrupa Birliği’ne ülke bazında bakıldığında; Fransa’da şeker üretiminin bu yıl, çiftçilerin daha fazla pancar ekmeleri, erken ekim ve genelde olumlu giden hava koşullarına bağlı rekor verim sonucu, önemli miktarda artması beklenmektedir. Toplam şeker üretiminin 4.1 milyon civarında gerçekleşmesi bekleniyor.
Almanya’da erken ekim ve iyi hava koşullarının pancar gelişimini desteklemesi ve ekim alanlarındaki artış nedeniyle verimli bir yıl bekleniyor. Şeker üretiminin,  3 milyon tonluk kotaya karşılık 3.9 milyon ton olarak gerçekleşeceği ve yaklaşık 1 milyon tonluk kota dışı şeker üretileceği öngörülüyor.
İngiltere’de, yeterli yağmur ve erken büyüme sezonu sonucu şeker üretiminin, 1.1 milyon ton’luk kotanın üzerine çıkarak geçen yıldaki gibi 1.2 milyon olması bekleniyor.
Belçika’da optimum hava koşulları, erken ekim ve zararlı sorununun azaltılması sonucu rekor pancar üretimi bekleniyor, başta hastalıklara daha az duyarlı ve şeker oranı daha yüksek pancar tohumu türlerinin seçilmesine bağlı olarak, kimyasallar ve gübre kullanımının azaltılmasına rağmen verim yıldan yıla yükseliyor. Pancar verimi bakımından dünyada üçüncü olan Belçika’nın, bu yıl birinci sıraya yükselmesi bekleniyor. 
Hollanda’da da elverişli hava koşulları ve erken ekim nedeniyle verimin yüksek olması bekleniyor.
İspanya’da, şeker reformu öncesi 110 bin hektarlara ulaşan ekim alanı, reform kapsamında kota bırakmaları (bu yıl 144 bin ton) sonucu bu yıl 49.7 bin hektara düştü. Bu yılın şeker üretim tahmini 555 bin ton. Ülkedeki pazar payının yüzde 50’sinden fazlasını elinde bulunduran, üç şeker fabrikasına ve 2009 sonlarında faaliyete geçmesi beklenen yılda 400 bin tonluk bir kamış şekeri rafinerisine sahip olan Azucarera Ebro Şirketi, Nisan 2009’da British Sugar’a satıldı. 
Polonya’da yeniden yapılandırma devam ediyor. British Sugar, yıllık 160 bin ton üretim kapasitesi ile ülkenin en büyük şeker fabrikası olan fabrikayı, ülkedeki üç şeker fabrikasına daha sahip olan Alman Pfeifer & Langen Şirketine sattı. Bu yıl şeker üretiminin 1.5 milyon ton olması bekleniyor.
İtalya’da, reform öncesi 19 olan fabrika sayısı 4’e düştü. Toplam üretimin 530 bin ton olacağı öngörülüyor.
Diğer Avrupa ülkelerindeki gelişmelerin de yer aldığı raporda, Rusya’nın 2009-2010 şeker üretimi, verim ve ekim alanındaki azalma sonucu bir yıl önceki 3.5 milyon tonluk rekor düzeyden 2.9 – 3 milyon tona düşmesi bekleniyor.
Ukrayna’da ekim alanındaki önemli düşüşe rağmen verim yüksekliği nedeniyle şeker üretiminin 2009-2010’da 1.6 milyon tona kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.
Raporun son bölümünde Türkiye’nin şeker üretiminin son yıllarda 1.8 ile 2.3 milyon ton civarında seyrettiği, bu yıl, pancar ekim alanının değişmediği ve 330 bin hektar alanda üretim yapıldığı, 2009-2010 şeker üretiminin de bir önceki yıla göre değişmeden 2.3 milyon ton (ham değer) olarak beklendiği ifade ediliyor.
Üretimle ilgili verilerin yer aldığı bu rapor, Avrupa’da şeker pancarı üretiminde verimlilik çalışmalarının ne kadar önemsendiğini göstermesi bakımından da büyük önem taşıyor.
Şeker Kurumu’nun daha önce açıkladığı “Dünyada Şeker Tüketim Eğilimi” ile ilgili bir başka raporda, dünyada şeker tüketiminin arttığı ve gelecekte de bu artış trendinin süreceği ifade ediliyordu. Bu veriler ışığında Türkiye’de şeker pancarı üretimine karşı geliştirilen lobilere kanmadan pancar üretimini ve verimliliği artırarak sürdürmek gerektiği açıkça görülüyor. Şeker fabrikaları özelleştirilirken bütün bu verilerin dikkate alınmasında ve fabrikaların doğru ellerde olmasında yarar var.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. Avrupada şeker üretimi artırılırken ne yazık ki ülkemizde düşürülen kotalarla üreticilerimiz şeker pancarı tarımından soğutulmuştur. Şeker kurumunun tahsis ettiği şeker kotasını düşük taban fiyatı uygulamaları sonucu tamamlayamayan özel şeker fabrikaları ise pancar tarımındaki ekim nöbeti(Münavebe) uygulamasını kaldırarak çok daha vahim bir sonuca doğru yol almaktadırlar. Ülkemizde ve Dünyada en ideal ekim nöbeti uygulaması dört yıl iken Kayseri Şeker Şirketi interlandı dahilinde bu uygulamayı terk ederek pancar ekimini serbest bırakmıştır. Bunun anlamı ise en çok on yıl içinde pancar ve diğer tarım ürünlerini tehdit edebilecek her türlü hastalık ve zararlının epidemik bir şekilde artararak bölgedeki tarımsal faaliyetin sona ereceğidir. Bunun küçük bir örneği, Nevşehir ilimizin bazı bölgelerinde patates tarımında yaşanmış ve bu bölgelerde patates tarımı yasaklanmıştır.
    Önündeki bir kaç yılı kurtarma telaşındaki yöneticiler, ayaklarına batan dikeni akrebin iynesi ile çıkarma telaşına düşmüşlerdir. Devletimiz ise başta Şeker Kurumu, bu faciayı seyretmekten başka bir iş yapamamaktadır. Haziran ayında, pancar tarlalarının çapadan çıktığı zaman gelsinler ve bu feci durumu gözleriyle görsünler. Bu tehlikeli seyrin ise yegane sorumluları, Şirket tarım servisine ekim nöbeti uygulamasının kaldırılması talimatını veren yöneticilerdir. Mevcut iktidarın da koruyup kolladığı bu tür yönetimler, bir şekilde ele geçirdikleri tarımsal amaçlı kooperatifler vasıtasıyla başına çöreklendikleri bağlı ortak şirketleri sorumsuzca yönetmekte ve kimse tarafından kendilerinden hesap sorulmamaktadır. Aslında kooperatif iştiraki şirket yöneticilerinin de aynı kooperatiflerde olduğu gibi işlenmiş olan suçlarda memurin muhakemat yasasından yargılanmaları gerekir. Özel şeker fabrikaları tarım alanlarındaki bu hatalı uygulama derhal durdurulmalı ve bu kararı alanlardan derhal hesap sorulmalıdır.

  2. kesınlıkle sıze katılıyorum .cıftcıler seker pancarından para kazanacaz dıye kuyular acıp yuksek tarımsal sulama fıyatlarıyla ıcralık olmuslardır actıkları kuyuya gomulmus ve daha pancarını ekmeden tefecılere satmaktadırlar. anadoluda yenı sulama projelerı gelıstırılmelı yenı urunlere destek verılıp cıftcıler yonlendırılmelı.mazot gubre elektrık fıyatlarında cıddı dususler olmalı.turk cıftcısı onunu gorememekte hızla bataklıga saplanmaktadır. acıl yenı stratejıler gelıstırılmelıdr

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız