Reklam Ver

Dünya Bankası, bir ülkenin tarımını yok etmeye karar verdiyse, o ülkede bir “reform” projesi uygular. Uygulanacak reform projesi ile, ülke tarımının darboğazdan kurtulacağı, rekabetçi yapıya kavuşacağı, zengin çiftçiler yerine fakir çiftçilerin destekleneceği, kurumların özerk, üretenlerin refah içinde yaşayacağı yalanlarıyla hem ülkeyi yönetenler hem de kamuoyu ikna edilir.
Dünya Bankası’nın 2000 yılında Türkiye’ye dayattığı Tarımda Reform Uygulama Projesi(TRUP veya İngilizce adıyla ARİP)’de aynen böyle uygulandı. Tarıma verilen tüm destekler kaldırıldı yerine üretime hiçbir katkısı olmayan doğrudan gelir desteği getirildi. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri’nin yeniden yapılandırılarak özerk hale getirileceği ifade edildi. Çıkarılan 4572 Sayılı Yasa ile birliklere devletin mali desteği yasaklandı. Proje, 4 yıl uygulanacaktı, tasfiye süreci tamamlanamayınca 8 yıl uygulandı ve 31 Aralık 2008’de sona erdi. 
Projenin en önemli ayağı olan birliklerin yeniden yapılandırılarak özerkleşmesi hiçbir zaman gerçekleşmedi. Özerklik bir yana, birlikler tek tek iflas etmeye başladı.
Kayısıbirlik ve FİSKOBİRLİK’in durumunu daha önce defalarca yazdık. Sırada Türkiye’nin en eski ve en güçlü birliği Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Birliği var.
Tariş Pamuk Birliği, 19 Ağustos’ta olağanüstü genel kurul toplantısını yaptı. Vicdan sahibi her insanın yüreğini yaralayan bir manzara yaşandı. Sanki toplanan genel kurul değil, iflas masası. Ege Bölgesi’ndeki 7 ilden 44 kooperatif ve 40 bini aşkın ortağı temsilen genel kurula 250 delege katıldı.Toplantının yapıldığı Tariş İplik Fabrikası da dahil birliğin tüm gayri menkulleri tek tek oylanarak satılmasına karar verildi.
Tariş Pamuk Birliği bu sürece nasıl geldi?
    1- Dünya Bankası’nın “reform” olarak dayattığı politikaların uygulanması ile Türkiye pamuk ekiminden hızla uzaklaştı. Tariş Pamuk ve diğer birlikler üreticiden aldığı pamuğu satarken ciddi zarara uğradı. Ekonomik kriz tekstil sektörünü vurunca pamuk ve iplikte büyük zarar oluştu. Tariş iplik fabrikasında üretimi durdurdu.
    2- Türkiye, pamuk ithalatına yılda 1 milyar dolar öderken, yarısı devlete toplam 352 milyon lira borcu olan asırlık Tariş’ in işletme sermayesi sorunu çözülemediği gibi, batması için özel çaba gösterildi.
    3- Birliklerin yeniden yapılanması sürecinde, Tariş’in sahip olduğu Tarişbank, Dünya Bankası’nın baskısı ile tasfiye edildi. Banka ihalesiz olarak Zorlu Grubu’na verildi ve Denizbank ile birleştirildi. Zorlu Grubu bankayı Belçikalı Dexia Grubu’na sattı. Tariş Pamuk Birliği’nin 108 milyon liralık borcu Denizbank’a. Sahip olduğu banka hukuksuz olarak elinden alındı ve o bankaya borçlandırıldı.
    4- Destekleme Fiyat İstikrar Fonu’ndan piyasa şartlarının çok üstünde faizle kredi kullanan Tariş Pamuk ve diğer birlikler faizi ve ana parayı ödeyemez duruma geldi.
    5- Borçlarını yeniden yapılandırmak isteyen Tariş Pamuk’un bu girişimine Denizbank olumlu yaklaştı ve 108 milyon liralık borç 5 yıl süre ile ödenmek üzere yeniden yapılandırıldı. Fakat diğer alacaklı Vakıfbank, Tariş Pamuk’un borcunu yeniden yapılandıracağını ve limitler çerçevesinde yeni kredi açacağını söyleyerek yöneticileri aylarca oyaladı. Bankanın üst düzey bir yöneticisinin Tariş Pamuk yöneticilerine “sizin paranız Alsancak Şubesi’nde hazır, fakat siyasi baskı var veremiyoruz” dediği iddia edildi. Başbakan Erdoğan, oğlunun çalıştığı şirkete gazete aldırmak için Vakıfbank’ tan milyonlarca dolar kredi sağlarken, binlerce üreticinin ortağı olduğu Tariş, hakkı olan krediyi alamadı. Borçlarının yapılanması engellendi.
    6- Diğer bir çok birlikte olduğu gibi bu süreçte Tariş Pamuk Birliği’nin de yönetim hataları oldu.
Tariş Pamuk Birliği adım adım iflasa sürüklenirken devletten hiçbir destek alamadığı gibi, olağanüstü genel kurulda okunan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 3 sayfalık talimatından da anlaşılacağı üzere tasfiye sürecini hızlandırmak için bakanlık elinden geleni yapıyor.
Özerk denilen birliğe Sanayi Bakanlığı 3 sayfalık bir talimat gönderiyor ve neler yapılması gerektiğini tek tek emrediyor. Bu nasıl özerklik?
Bakanlık daha önce birlikleri yeşil sermeyenin kucağına iterek İslam Kalkınma Bankası’nın bir kuruluşu olan “Uluslararası İslami Ticari Finansman Kuruluşu(ITFC)’ndan kredi almaya zorladı. Şimdi de Milli Eğitim Bakanlığına, Sağlık Bakanlığına, Yüksek Öğretim Kurulu(YÖK) Başkanlığına ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı(TOKİ)’na yazı yazarak Tariş’ in gayri menkullerine müşteri arıyor. 
İşte “özerk” denilen birlikler yıllardır böyle talimatlarla yönetildi ve sonunda iflas noktasına getirildi.
Olağanüstü Genel Kurulu’da Beliğ Azbazdar başkanlığında yeni bir yönetim göreve geldi. Bu yönetim Tariş tarihinde en zor görevi yapacak. Ellerindeki mal varlıklarını satarak borcu çevirmeye çalışacaklar. Bunu başarabilirlerse tarihe geçecekler. Başaramazlarsa Tariş Pamuk Birliği tarih olacak.
Genel kurulda Beliğ Azbazdar’ın oğlu Umur ile yan yanaydık. Üniversite öğrencisi Umur, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen pamuk üreterek pamukçuluğu yaşatmak istiyor. Umur’un ve onun gibi gençlerin geleceği için Tariş bu badireyi atlatmak zorunda.

Reklam Ver

4 YORUMLAR

  1. Trakya Birlik Yağlı Tohumlar henüz Kemal abi ve başvekilin aklına gelmedi galiba fakat bu yıl da ayçiçek kilo fiyatını 0,75 TL. olarak açıklarlarsa bunu kurucu ortakları olan çiftçiye hangi yönetim kurulu üyesi nasıl anlatacak?

  2. Ali Ekber Bey,

    Biliyorsunuzdur belki bizim zeytinyağından gayrı bir de

    Pamuk işimiz vardır, dolayısıyla Tariş in hem zyağı hem de

    Pamuk birliklerini gayet yakından tanıyorum. Pamuk birliği

    İle ilgili yorumlarınızın büyük kısmına katılmakla birlikte,

    Bugüne gelirken siyasiler kadar yönetim hatalarının da çok

    Büyük payı olduğunu düşünüyorum. Belki bu hatalar siyasi

    Baskılar sonucu yapılmıştır onu bilemem. Tariş Pamuğu

    Bildiğiniz üzere piyasada her zaman asgari 10 ykrş primli

    Satılır ayrıca çok stoklu olduklarından büyük parti satışlarında

    Bu prim daha da yüksek olur. Tariş İzmir Pamuk Borsasının

    Patronudur, bunu kimse inkar edemez. Buna rağmen gelinen nokta ortada.

    Sizin de katıldığınız toplantılarda her zaman dile getirdiğim

    Gibi bu kooperatifler ortakları tarafından seçilerek yönetilip ortaklarına

    Hesap vermedikleri sürece , başka bir deyimle gerçek

    Üretici kooperatifleri haline gelmedikleri sürece sonuç hep

    Hüsran olmaya devam edecektir. Ürün ister zeytin ister

    Pamuk ister incir isterse kayısı olsun mantaliteyi değiştirmediğiniz

    Zaman yol aynı yere çıkar.

    Selamlar,

    Sezai Madra

  3. Tariş Pamuk Birliği bu hale çoğunlukla basiretsiz yöneticelerce getirilmiştir. Yeniden yapılanma sürecinde bile her şeyi devletden beklemiş, kendilerine aynada bir bakıp biz bu işi nasıl çözeriz becerisini gösterememişlerdir. Yöneticiler kısa dönemli çıkar uğruna birlik ve kooperatifleri yandaşları ile doldurmuşlar, hiç bir tasaruf tedbirine gitmeden altlarında son model araçlar, genel müdür dahil dünyada tetkik seyahatine çıkmışlardır. Katıldığım bir toplantıda pamukçuluğun sorunları konuşulurken, o zamanki genel müdür Tariş in parası ile çıktığı seyahatlerde Avusturalyada, ABD de pamukçuluğun nasıl bilgisayar destekli yapıldığını hiç sıkılmadan gözümüzün içine bakarak anlatmıştır. O zaman biz üreticilerin canı yanmakta artan maliyetler karşısında boğuşmakta idik. Üreticiyi kucaklıyacak hiç bir tedbir; ucuz gübre, ucuz ilaç ve makina ile toplamaya geçiş için projeler geliştirmemişler ureticiyi yükselen işçilik fiatları ve hammade fiatları ile baş,başa bırakmışlardır. TARİŞ Pamuk Birliği Kooperatifçiliğin yüz karasıdır. Ülkemizde kooperatifçiliğe olan güven sarsmıştır.
    Şimdi elinde ki malları yok pahasına satıp borçlarımız ödeyeceklermiş. O mallar bir daha yeine konabilir mİ? Aydın Tekstil yok pahasına satıldı. Dünyanın en kaliteli “Kot” bezini üreten fabrika yok oldu gitti. Çiğli iplik fabrikasını hiç bir zaman verimli çalıştıramadılar. Yandaşlarının iş verme yeri oldu. Orada üretikleri pamuk ipliğine dünyaca kabul gören bir standart oluşturamadılar. İplikten sentetik iplik ve karışımlarına geçemediler.
    Sonuç bir beceriksizlik ve aczin sembolüdür Tariş Pamuk Birliği.
    Yönetim bir beceri ve eğitim işidir. Bu eğitim almak için yıllarca üniversitelerde dirsek çürütüyor insanlar. Bunların çoğuda büyük bir holding yada büyük bir sanayii şirket yönetemiyor. Ama Tariş Pamukta yeterli eğitim düzeyine ulaşmamış kişiler yönetime geliyorlar, sonucuda böylr oluyor. Yazık çok yazık. Lütfen bir Tariş kooperatifine gidin. Orada görürseniz eski kurucu yöneticilerin fotoğraına bakın. Birde bu günkü fotoğrafa bakın. Aradaki fark durumu zaten açıklıyor.
    Umarım ellerindeki malların tümü satılmaz da ,satabildikleri kadarı ile alacaklarımız karşılanır.
    İlk defa bir kooperatif için bu kadar sert görüşlerimi yazıyorum ve çok üzülüyorum.
    Saygılarımla
    Osman Menteşe
    Üretici_Milas

  4. DEĞERLİ ÇİFTÇİ DOSTLARI EGEDE KANAYAN YARA TARİŞ SE ÇUKUROVADA ÇUKOBİRLİK ÇİFTÇİSİNİ İFLAS ETTİRİP DENİZ BANKIN KUCAĞINA ATTIĞINDAN BUGÜNE SERVETİNE SERVET KATAN YÖNETİM KURULU VE EKİBİ PAMUĞUN KATİLİ BECERİKSİZ YÖNETİM KURULU.AYÇİÇEĞİNE 500 TL AVANS VERDİLER BIÇAK GİBİ ALIMI KESTİLER.KLİMALI ODALARINDA ÇİFTÇİNİN BATTAKLIĞA SAPLANIŞINI TİMSAH GÖZYAŞLARI İLE SEYREDİYORLAR.YAŞLI BİR NİNENİN İNTİZARI HALA KULAKLARIMDA ALLAH ONLARA YEDİRMESİN PELİK PELİK KAN KUSARLAR İNŞAALLAH DİYOR. SAYGILARIMLA.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız