Reklam Ver

Kuraklığın etkili olduğu, ülkenin susuzluktan kasıp kavrulduğu 2007’de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı sulama yatırımları konusunda çok önemli bir adım attı. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Projesi çerçevesinde basınçlı sulama  yatırımlarına yüzde 50 oranında hibe desteği vermeye başladı.
Vahşi sulama yerine basınçlı sulama olarak adlandırılan yağmurlama ve damla sulama yatırımlarının yaygınlaşması için atılan adım, verilen destek çok önemliydi. Basınçlı sulama ile, suyun verimli kullanılması sağlanacak, tarımsal üretimde verimlilik artışı olacak, sağlanan tasarruf ile hem üretici hem ülke kazançlı çıkacaktı. Ziraat Bankası’nın da kredi desteği ile ülkede adeta bir seferberlik başladı. Kuraklığın etkisi ve su tasarrufu konusunda oluşan kamuoyunun da baskısı ile özellikle damla sulama yatırımlarına büyük talep oldu.
Bu gelişmeyi gören bazı uyanıklar sistemin açıklarından yararlanarak basınçlı sulama  sistemlerine verilen  yüzde 50 hibe desteğini kapmak için bir soygun düzeni oluşturdu.
İlk olarak Ankara Temsilcimiz Ferit B.Parlak’ın 24 Temmuz 2009 tarihli DÜNYA’ da yazdığı gibi birileri bu iyi niyetli projeyi kazanç kapısına dönüştürdü. 
Basınçlı Sulama Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nuri Göktepe’nin anlattığına göre soygun düzeni şöyle işliyor.
Bayi adı altında faaliyet gösteren esnaf, sulama hakkında bilgisi olan bir ziraat mühendisi ile anlaşır. Bu kişi bayi adına, “size bedava boru vereceğiz” veya  boru almak istemeyenlere de “kredi, nakit para temin etme” vaadi ile çiftçileri ikna eder.
Çiftçi ikna edildikten sonra, daha önce elde edilmiş tip bir sulama projesi kopyalanarak teknik yeterliliği, ekonomik analizi çok tartışmalı olan bir proje dosyası hazırlanır. Çiftçi adına Tarım İl Müdürlüğüne verilir. Tarım il Müdürlüğü “anlaşmalı mühendis” tarafından hazırlanan dosyayı onaylar. Bu amaçla ayrılan bütçe daha önceden planlanan şekilde ildeki 8-10 esnafa paylaştırılır. Diğer proje dosyaları muhtelif gerekçelerle reddedilir.
Dosyası onaylanan çiftçiye, bayi kendi şirketi ve 2 yan şirketten toplam 3 teklif hazırlar. Görünürde çiftçi, en ucuz teklifi seçer ve bayi ile anlaşma imzalar. Fakat gerçekte çiftçi hiçbir şey yapmaz. Her şeyi bayi ayarlar. Çiftçi kendi imzasını bile kendisi atmaz. Bayi, teklifleri hazırlarken gerek kullanılacak malzeme gerekse birim fiyatı artırarak proje bedelini gerçek bedelin en az iki katına çıkarır. Sözleşme Tarım İl Müdürlüğünce onaylanır.
Çiftçinin yatırması gereken yüzde 50 katkı payı, çiftçi adına bayiinin kendisi tarafından kendi hesabına yatırılır. Bayi makbuzu, Tarım İl Müdürlüğüne ibraz eder, işe başlama yazısını alır. İşi alan bayi, malı temin edeceği üretici- enayi- ya da hırsızlığına ortak avına çıkar. Yatırımını realize etme sıkıntısında olan üreticilerden düşük kaliteli, vasıfsız malzemeleri gerçek piyasa  değerlerinin altında birim fiyatlar ve 9 aya varan vadelerle temin eder. 
Üretici firmadan temin edilen malzeme bayiinin dükkanına iner ve soygunun aşamaları başlar.
Birinci seçenek olarak mal bayi ve çiftçi arasında paylaşılır. Gerçekte sulama sistemi kurulmaz. Ancak kurulmuş gibi işlem yapılır ve Tarım İl Müdürlüğünce onaylanır.
İkinci seçenek, mal çiftçinin tarlasına götürülür. Döşeme işlemine başlanır ya da başlanmış görüntüsü verilir. Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri tarlaya keşfe gelir, fotoğraf çeker ve işlem bitmiş gibi teslim tutanağı imzalanır. Yetkili tarladan ayrıldıktan sonra bayii malzemeyi toplar ve bir başka çiftçinin tarlasına götürerek aynı senaryoyu orada da uygular.
Üçüncü seçenek, çiftçi yüz dekar için proje yaptırıp bunun için malzeme alır. Ancak, tarlasının yarısında uygulama yapar. Geri kalan malzemeyi anlaşırsa aynı bayie, ya da başka bir esnafa piyasa fiyatının altında bir rakama satar. Çiftçiye maliyeti sıfır. Eğer aynı bayi malı geri alırsa o malı ikinci kez satar. 
Her halükarda yüzde 50 hibe tutarı bakanlık tarafından bayiinin hesabına yatırılır. 
Bayii malı tedarik ettiği üretici firmanın alacağını canı istediği tarihte öder. Nasılsa hırsızlığa ortak oldukları için üretici firma sesini çıkaramaz.
Bu arada olan dürüst esnaf ve dürüst sanayiciye olur. Çünkü, tüm piyasa ortak hırsızlık yaptığı için hırsızlık dışı iş yapmak mümkün değil. Biz erdemlerimizi koruma savaşı verirken hırsızlar gözümüzün içine baka baka vergilerimizle oluşan devlet kaynağını ceplerine indirmekle meşguldür.”
Göktepe’nin anlattıklarına göre, Kırsal Kalkınma Yatırımları kapsamında yapılan basınçlı sulama yatırımlarının sadece yüzde 6-7’si amacına uygun yapılıyor. Geri kalanı kaynakların israfından başka bir işe yaramıyor.
Nuri Göktepe’nin anlattıklarından anlaşılıyor ki, Bakanlık sistemi iyi niyetle ortaya koymuş. Ancak denetim yapılmadığı için yolsuzluk, usulsüzlük almış başını gidiyor. Ülke kaynakları heba ediliyor.
Oysa, aynı sistemde çalışmalar yapan Ziraat Bankası daha dikkatli ve denetimleri sağlıklı yaptığı için orada bu soygun düzeni işlemiyor.

Reklam Ver

3 YORUMLAR

  1. BEKÇİ
    Devlet bir gün geniş ve boş bir araziye geceleri göz kulak olacak, 500 TL maaşla, bir bekçi işe almaya karar verir.
    Bir süre sonra düşünülür ;
    ‘’Peki talimatlar olmadan bekçi işini nasıl yapacak’’
    Bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere, 750’şer TL maaşla,iki kişi işe alınır.
    Bir süre sonra ;
    ‘’İşleri yapıp yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz’’ diye düşünülerek, 1.000’er TL maaşla, iki denetmen işe alınır, biri denetim yapar diğeri raporları yazar .
    Bir süre sonra ;
    ‘’ Bunların maaşları hesaplanıp nasıl ödenecek ‘’ diye tartışılır ve
    1.500’er TL maaşla, bir muhasebeci şefi, bir katip, bir de istatikçi işe alınır.
    Bir süre sonra ;
    ‘’Peki bunlardan kim sorumlu olacak.’’ Diye düşünülür ve 5.000 TL maaşlı bir müdür ve 3.000’er TL maaşla iki de müdür yardımcısı işe alınır.
    Bir süre sonra ;
    ülkede ekonomik kriz çıkar ve bütçedeki masrafları kısmak için bekçi işten çıkartılır…

  2. bu projelerden kim kazancli cikti
    dogru dürst is yapan yok Türkiyede ciftci yatirim icin can atiyor ama düsünen yok
    devletimiz su borolarina her tarim isletmesine kendi dösemeli askerlere bu projede calistirmali ve her tarim isletmesi 50 ser dönümlük isletmeler olmali bu is icin seferberlik baslatilmali ciftcide yastik altindaki parasina-altinina,bilezigine , bu yatirima harcamali 50 dönümden kücük tarim isletmesi olmasin

  3. SEVGİLİ ÇİFTÇİ KARDEŞLERİM ,YUKARIDA ANLATILANLAR DOGRU AMA HER YERDE GEÇERLİ DEGİL.ADIYAMAN BU PROJE KONUSUN DA GERCEKTEN ÇOK IYI .HER ŞEY YERLİ YERİNDE GÖZÜKÜYOR.GERÇEKTEN ADIYAMAN ÖRNEK TIR PROJE ÇALIŞMALARINDA.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız