Reklam Ver

Dünya fındık üretiminde ve ihracatında tekel konumundaki Türkiye, yeni sezon öncesinde yine fındık politikasını tartışıyor. 
Hükümetler değişiyor, bakanlar değişiyor ama fındıkta oynanan senaryo hiç değişmiyor. Sezon öncesinde fındığın değerini düşürmek, üreticiden fındığı ucuza almak için her yıl aynı oyunlar oynanıyor. Altın değerindeki fındık lobi çalışmaları ile değersizleştiriliyor.
Fındık sezonuna 15 gün kala dün bazı gazetelerde tam sayfa bir ilan yayınlandı. İlanda “Türkiye için kazanma vakti” deniliyor. “Fındıkta ne devlet, ne ihracatçı, ne üretici, ne tüketici, kimse memnun değil. Kimse kazanamıyor” deniliyor.
Kimse kazanamıyorsa fındık dikim alanları neden genişliyor? 
Neden hiç kimse devlet desteğine rağmen fındıkları sökmüyor?
Para kazanamayan ihracatçı neden zarar etmek için ihracata devam ediyor?
Para kazanamayan sanayici–ihracatçı neden yeni entegre tesisler kuruyor. Neden tesislerini büyütüyor. Zararını artırmak için mi?
İlandaki “Kimse kazanmıyor” iddiası doğru değil. Fındıktan çok iyi para kazanan mutlu bir azınlık var. Yurtdışındaki fındık alıcıları ve onların içerideki bir kaç temsilcisi gerçekten fındıktan çok iyi para kazanıyor. 
İlanın devamında “Üreticinin destekleneceği, tüketicinin ve Türkiye’nin kazanacağı bir sistem mümkün! Haydi…Yapalım!” deniliyor.
İstenilen sistem, söylendiği gibi üreticinin, tüketicinin, Türkiye’nin fındıktan para kazanmasını sağlayacak bir sistem değil. Fındık alıcıları ile onların tedarikçilerine daha çok kazandıracak bir sistem. 
Hükümet ikna edildi. Bu yıl fındıkta prim sistemi uygulanacak.
Yaptığı açıklamalarla  fındık piyasasını yönlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni sistemin sinyalini 5 Temmuz’da gittiği Trabzon’da verdi. 
Karadeniz Gazetesi’nden Erhan Esaspehlivan’ın yazdığına göre Başbakan Erdoğan’ın yeni fındık politikasına ilişkin sözleri özetle şöyle: “Biz her zaman tarımı destekleyen bir hükümet olduk. Ve her zamanda desteklemeye hazırız. Fakat bu işi bir düzene oturtmak lazım. Fındık, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin işi değil. Bir kere TMO’nun devre dışı kalacağı kesin. Yani devlet ve siyaset artık fındıktan elini çekecek.”
“Peki fındığı kim alacak?” sorusuna ise Başbakan Erdoğan’ın yanıtı şöyle: “VOB (Vadeli İşlem Borsası) gibi işleyen bir sistem kuruyoruz. Yani şöyle düşünün borsada nasıl kağıtların piyasa taleplerine göre fiyatı belirleniyor. Düşüyor veya artıyorsa öyle bir sistem düşünüyoruz. Fındık içinde bir borsa kurup, fiyatın ve talebin bu borsada belirlenmesi yönünde çalışmalarımız var.(…) İzmir’de üzüm ve incir gibi ürünler için kurulan borsalara bakın. Başarılı sonuçlar aldılar.”
VOB’ta üzüm incir işlemi yapılmadığını hatırlattıktan sonra, Başbakan’ın açıklamalarından anlaşılıyor ki, bu yıl TMO fındık almayacak. 
TMO’yu bu işe sokan Başbakan, “Fındık TMO’nun işi değil” diyor. Üç yıl sonra bunun fark edilmesi de önemli bir gelişmedir.
Siyasi kararla fındık politikalarını alt üst eden Başbakan’ın “siyaset artık fındıktan elini çekecek” açıklaması çok daha önemli bir gelişmedir.
Hükümetin desteği olmadan FİSKOBİRLİK’in de fındık alması mümkün olmadığına göre, gazetelere ilan verenler muradına erecek ve üretici ile baş başa kalacaklar.
Hükümet, fındık üreticisini birkaç kuruş prim verme vaadi ile ihracatçının ve yurtdışındaki alıcının kucağına itecek. 
Hükümetten bu sinyali alan firmalar yurtdışındaki alıcılara müjdeyi verdi. Kimisi telefonla, kimisi yazılı raporla alıcılara “fındıkta fiyat düşecek, fındık almayın” mesajını gönderdi. Böyle bir rapor bizim de elimize ulaştı.
Yurtdışındaki fındık alıcısına gönderilen 3 sayfalık raporda Başbakan Erdoğan’ın Trabzon’da yaptığı açıklamalarda hükümetin fındık almayacağına dikkat çekildikten sonra alan bazlı desteklemeye geçileceği ve kilogram başına üreticiye 1.5 TL ödeme yapılacağı görüşüne yer veriliyor. Raporda, Başbakan’ın açıklamaları ve yeni sistemin piyasaya etkisi şu sözlerle ifade ediliyor:
“Eğer bu destekleme politikası resmiyet kazanırsa ve ilan edilirse fiyatlar kesinlikle düşmeye başlayacaktır. Ayrıca rekolte 550-600 bin ton civarında olursa ki, bu Türkiye için yeterli bir miktardır. Bu da fiyatların düşmesine sebep olur. Zaten bu açıklamalardan sonra fiyatlarda düşmeye başlamıştır.”
Türkiye’de her sezon öncesi fındıkta oynanan oyunun özü bu. Her türlü yola başvurularak kamuoyu oluşturuluyor, hükümet ikna ediliyor ve fındık fiyatı düşürülüyor. Fındıkta kimin kazandığını görmek için perdenin önündekilere değil, arkasındakilere bakmakta yarar var.
   

Fındıkta kazanma vakti mi?
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

1 Yorum

  1. findik Türkiyede cok pahalli alipta yenmiyor iki alip almanyaya getiremiyoruz findik gibi diger ürünlerede hükümet yardimci olsun messela süt ürünleri 50 adet süt ineginden fazla ollana devlet prim,tesvik vermesin böylece Türkiyede issizlik azalir
    Türkiye findik ihrac ediyor
    niye yer fistigi,antep fistigi,ceviz, nar, üzüm,kivi, ihrac etmiyor evet simdi ciftcimiz 1000,000 ceviz agaci kampanyasi baslatsin
    seanen kecisin sütünede degerlendirelim keci ciftlikleri kurmaliyiz
    ayrica hükümetimiz yurt disindaki Türklerin tasaruflarina getirip yatirimlar yapilmali
    hükümetimiz gurbetciye yatirim icin desdek vermeli

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız