Reklam Ver

Osman AROLAT/ Dünya 
Tarım Bakanlığı 3 yıllık çalışma sonunda topoğrafya, iklim, toprak ve dış ticaret verilerinden 527 milyon  veriyi ele alarak, Türkiye’yi 30 tarımsal havzaya ayırıp, bu havzalarda ilk adım olarak 16 temel ürüne vereceği  desteklemeyi bu havza sistemine göre yapmayı karar altına aldı. Böylece, doğru ürünü desteklemeyi, tarımsal katma değeri artırmayı, üretimi planlamayı, sağlıklı envantere ulaşmayı ve çiftçinin gelirini artırmayı amaçlıyor. Doğru yolda adım atıyor…
Tarım Bakanlığı bir yandan bakanlığını yeniden Tarım ve Gıda bakanlığı olarak yeniden yapılandırırken bir yandan da üç yıllık bir çalışma sonunda Türkiye’yi 30 temel havzaya ayıran çalışmasını tamamladı. Ali Ekber Yıldırım’ın haberine göre, Bakanlık Türkiye’yi topografya, iklim, toprak verilerine göre ele alıp, buna dış ticaret verilerini de ekleyerek 527 milyon veriyi değerlendirip 190 üretim havzası saptadı. Sonra bunlar arasında birleştirmeler yaparak Türkiye’yi 30 bölge olarak belirleyip, 2010 yılında destekleme kapsamındaki 16 üründen başlamak kaydıyla “Türkiye Tarım havzaları Üretim ve destekleme Modeli” çalışmasını Bakanlar Kurulu’na sundu. İlgili yönetmelik çalışmasını başlattı.
Bakanlık bu uygulama ile Türk tarımını sağlıklı bir envanter içine almayı, üretim planlamasına geçmeyi, doğru desteklemelerle çiftçilerin gelirlerini artırmayı amaçlıyor. İlgili raporda yer almada da bu girişimle AB üyeliği öncesinde tarımın AB’ye uyumu konusunda da adımlar atmayı gündemine alıyor.
Doğaldır ki, şeker pancarı, kayısı, fındık, bazı meyveler ve bazı tarım ürünlerinin yer almadığı bu program bir başlangıç niteliği taşıyor ve önümüzdeki dönemde diğer ürünleri de kapsamına alarak geliştirilecek bir model olarak ortaya çıkıyor. Ayrıca bakanlığın yeni yapısına uygun olarak bu model içersine hayvancılık ve gıda sektörünün de dahil edilmesi gerekiyor. Bu 30 havzalı yeni planlama ile hangi bölgelerde hangi ürünlerin ne oranda destekleneceği bilgisi çiftçilere sunulacağı için, yakın gelecekte Türkiye kapasite fazlası ürünlerin ekimini azaltırken, doğru bir yöntemle kapasite eksiği olan ürünlerin üretimini de artırabilecektir.
Bunun sağlıklı olarak yapılabilmesi için üretim havzalarında çiftçilere yardımcı olacak bölgesel ürünlerin yetiştirilmesinde uzman tarım uzmanlarına ihtiyaç olacaktır. Ayrıca, bakanlığın yaptığı deneme çalışmaları ile bazı bölgelerdeki destekler nedeniyle çiftçiler yeni ürünlerle tanışacakları için, çiftçilerin bu ürünlerin verimli üretimi konusunda eğitime tabi tutulmalarına da ihtiyaç doğacaktır.
Bu yeni modelin önemli ayağı uluslar arası trentlerin ve talebin iyi izlenmesini gerektirir. O nedenle model statik bir yapıda olmamalı ve talebe bağlı olarak zaman içinde değişikliğe uğrayacağı bilinmelidir.
Türkiye tarım alanında esas itibariyle babadan kalma usülle üretimi esas alan, çok parçalı arazide giderek verim düşüşleri yaşayan, pazarın talebini birinci planda tutmayan bir üretim modeline sahiptir. O nedenle de tarımdan elde edebileceği katma değerin çok azına sahip olabilmektedir. Tarımla ilgili envanterimizde de önemli veri eksiklikleri söz konusudur.
Tarım bakanlığının bu çalışması da henüz bazı önemli ürünlerimizi kapsamasa da doğru yolda atılmış önemli bir adımdır. Bu adım buna paralel atılacak yeni adımlarla tarımdaki katma değerimizi hızla geliştirecek sonuçlar yaratabilir. Türkiye iyi planlama ile bir yandan kendi insanını tarımsal gıdalarla beslerken, bir yandan da tarımdan 20 milyar dolarlara varan bir ihracat geliri elde edebilecek potansiyele sahiptir. Tarımın ülkemiz refahına katabilecekleri  yönündeki bu çalışmanın başarılı olmasını dilerim.
06.07.2009/Dünya

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız