Reklam Ver

Tevfik GÜNGÖR / OLAYLARIN İÇİNDEN
gungoruras@superonline.com

Bu yılın şubat ayında DÜNYA’da gazetenin tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım’ın bir yazısı yayınlandı.
Bu yazısında Ali Ekber Yıldırım diyordu ki, “Geleneksel Türk yoğurdunun lezzetini, kıvamını yok edecek bir düzenleme Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonu kararıyla yapıldı. Komisyonun kararı doğrultusunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın hazırladığı ve 16 Şubat 2009 tarihli Resmi Gazete’ de yayınlanan ‘Fermente Süt Ürünleri Tebliği’ ile yoğurtta süt proteini yüzde 4’ten yüzde 3’e indirildi. Yine yoğurt ve ayranda en az yüzde 12 olan yağsız kuru madde miktarı ise tamamen kaldırıldı.
Yapılan bu düzenleme geleneksel Türk yoğurdunun yapısını tamamen değiştirecek nitelikte. Geleneksel Türk yoğurdu ciddi tehlike altında. Bugün yarın raflarda daha az süt proteini içeren, kıvamı olmayan çorba gibi yoğurtlar tüketiciye sunulacak.
Uzun zamandan beri geleneksel Türk yoğurdunun yapısını değiştirecek, sıradan yoğurtlarla aynı düzeye getirecek birtakım lobi çalışmaları gizliden gizliye yürütülüyordu. Bu düzenlemenin dünyanın en büyük yoğurt üreticisi Fransız Danone firmasının isteği doğrultusunda yapıldığı biliniyor.”
Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı uyarının arkasında şu vardı:
3 Eylül 2001 tarihli 24512 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Fermente Sütler Tebliği’nde:
– Yoğurt yapılacak sütte protein oranının en az yüzde 4
– Yağsız katı madde oranının en az yüzde 12 olacağı belirtilmişti.
16 Şubat 2009 tarihli 27143 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliği’nde ise:
– Yoğurt sütünde bulunması gereken en az protein oranı yüzde 4’ten yüzde 3’e indirildi.
– Yüzde 12 katı madde bulundurulması şartı kaldırıldı.
Bu değişikliğin anlamı yoğurtların daha az protein içereceği, sütün içinde bulunan yararlı minerallerin yoğurtta bulunmayabileceğidir.
Ali Ekber Yıldırım’ın uyarısı üzerine Milliyet’te çok sayıda yazı yazdım. TV kanalları konuya ilgi duydu. Başka yayın organları ve daha da önemlisi Türk kamu oyu “değişikliğin zararını” anladı.
Yoğurt üzerinde oynanan oyun halkımızın tamamını ve özellikle çocuklarımızın sağlığını ilgilendiriyordu.
Türkiye’de üretilen sütün üçte biri yoğurt olarak tüketilir. Yılda 2.2 milyon ton yoğurt tüketiriz. Bunun 400 bin tonu şimdilerde sanayi yoğurdu. Sanayi yoğurdunun parasal değeri 1 milyar lira dolayında. Sanayi yoğurdunda piyasaya çokuluslu, yabancı firmalar hakim.
Bunlar bazı büyük yerli firmaları aldı. Kendi markaları ve satın aldıkları markalarla dünyanın her yanında üretilen ve satılan yoğurt tadını, türünü Türk tüketicisine alıştırmaya çalışıyorlar. Başarılı da oldular. Bizim geleneksel kaymaklı yoğurt tadını unuttuk. Her yerde satılan tatsız bir yoğurt yiyoruz.
Eski geleneksel Türk yoğurdunu üretmek için yoğurtçularımız ve ev kadınlarımız, sütü 100 derecenin üzerinde kaynattıktan sonra ılıtır, ılıyan sütü daha önce yapılmış yoğurtla mayalandırır, ılık bir ortamda saklayarak yoğurt haline getirirdi.
Süt 100 derecenin üzerinde kaynayınca içindeki su miktarı azalır, katı maddenin yoğunluğu artar. Katı maddenin içinde protein, mineraller, laktoz ve yağ vardır. Süt ne kadar su kaybederse katı maddesi o kadar artar. Yoğurt daha katı hale gelir.
Sanayi yoğurdunda süt en fazla 80 derece ısıtılır. Su kaybetmesine izin verilmez. Süt ne kadar su kaybetmezse, yoğurdun içindeki süt miktarı o kadar çok, buna karşılık protein, mineraller, laktoz ve yağ o kadar az olur. Yoğurdun kıvamı tutmaz. Sulu olur.
Sanayi yoğurdu, yurtdışında büyük kimya tesislerinde üretilen ve dondurulduktan sonra kuru hale (toz haline) getirilen ve yurda ithal edilen bakterilerle üretilir. Yoğurt yapımını başlatan iki ana bakteri türü (Prof. Dr. Emel Sezgin’den öğrendiğime göre bunların adı Streptococcus thermophilus ve Lactobaccillus delbruecki surp.bulgaricus’dur) ve tadını belirleyen bir dolu alt bakteri türü vardır.
Uluslararası yoğurt üreticilerinin hedefi (1) Tüketiciyi tek tür, tek marka yoğurda alıştırmak. (2) Sulu süt kullanarak yoğurt maliyetini düşürmek.
İşte bu oldu. Sanayi yoğurdu üreticileri, bakanlığa baskı yaptı. Gıda Kodeksi Komisyonu karar verdi. Karar, 16 Şubat 2009’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Yoğurda yüzde 12 katı madde şartı kaldırıldı. Süt proteini miktarı yüzde 4’ten yüzde 3’e çekildi.
Devlet zoruyla Türk halkı (büyük bölümü ithal süt tozundan yapılacak) sulu yoğurt yemeye mahkum edildi.
Geçen hafta sonu, bu hatadan dönülmekte olduğunu gösteren haberler yayınlandı. Anadolu Ajansı’nın haberine göre
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, şubat ayında yayınlanan ve protein oranının alt limitini yüzde 3’e çeken, yağsız kuru madde şartını da kaldıran tebliği değiştirmeye hazırlanıyor.
Edinilen bilgiye göre, gelen tepkiler üzerine, gıda kodeksi kapsamında fermente süt ürünleri tebliğini hazırlamakla görevli alt komisyon, 8 Mayıs’ta bir toplantı yaptı. Toplantıda sanayicilerin büyük bölümü, tebliğ değişikliğine karşın, eski tebliğe uygun yoğurt üretimine devam edeceklerini bildirdi. Komisyon toplantısında, yoğurdun fermente süt ürünleri tebliğinden çıkarılarak ayrı bir tebliğ çalışması yapılması yönünde mutabakat sağlandı. Bu konuda, haziran ayının ilk yarısında tekrar toplantı yapılması öngörülüyor.
Bu gelişme DÜNYA Gazetesi’nin ve tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım’ın gıda güvenliği ve sağlığı konusundaki duyarlılığına dayalı yayınlarının önemi, gücünü ve nasıl olumlu sonuç verdiğini göstermektedir.

18.05.2009 / Dünya Gazetesi

Dünya'nın ve de yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın uyarısının önemi
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız