Reklam Ver

MANİSA – Pamuk ve tütün üretiminin durma noktasına gelmesinin ardından son 15 yıldır alternatif ürün olarak zeytin üretimine yönelen ve kısa sürede yetiştirdiği ürünlerle ‘zeytinciliğin merkezlerinden biri’ olarak anılmaya başlayan Akhisar, markalaşma yolundaki adımlarını ‘lisanslı depoculuk’ ile sağlamlaştırmak istiyor. Hammadde istikrarını sağlayıp ihracatta söz sahibi olmak isteyen ilçe, ürünlerinin uygun saklama koşullarında saklanması ve kalitenin yıl boyunca sağlanması amacıyla lisanslı depoculuğa geçişin şart olduğuna inanıyor.
Akhisar Aktif İşadamları Derneği (AKİAD) ile DÜNYA Gazetesi işbirliğinde düzenlenen Zeytintincilikte Ortak Akıl Toplantısı, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Gazetemiz yazarı Dr. Rüştü Bozkurt tarafından yönetilen ve tarım yazarımız Ali Ekber Yıldırım’ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıda, zeytin ve zeytinyağında yaşanan sorunlar masaya yatırıldı ve çözüm önerileri ortaya konuldu.  

Sektörle ilgili her türlü avantaja ve potansiyele sahip olan Akhisar’da tek eksiğin ‘güçbirliğ’ olduğu vurgulanan toplantıda, ‘çözüm odaklı’ üretici birliklerinin kurulması gereğine de dikkat çekildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan AKİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sait Yalçın, Akhisar’ın değişen dünya içinde yerini alması için herkesin sorumlu olduğunu belirterek, kentin sorunlarını tespit edeceklerini ve rekabet edilebilir ölçekte projelerin sektörler bazında ele alınması sağlayacaklarını ifade etti. Dünyanın hızla değiştiğine ve bu değişim içinde gelişebilmek için bir araya gelmenin önemine vurgu yapan Yalçın, “Zeytincilik başta olmak üzere Akhisar’da birçok sektör sanayileşmede, markalaşmada, ihracatta gelişmeye, büyümeye çalışıyor. Biraraya gelmeyi sağlama adına gerçekleştirdiğimiz bu toplantının bu konularda önemli bir adım olacağı düşünüyoruz. Bir sonraki toplantımızda projelerimizi tartışmak ve yaşadığımız kentin gelişimine el birliğiyle katkıda bulunmamız gerektiğine inanıyorum” görüşünü dile getirdi.
Sektör, esnaftan sanayiciye herkesi etkiliyor
Zeytin ve zeytinyağı sektöründe üreticinin desteklenmediğinden yakınan Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Ali Erdayıoğlu ise “İlçe ekonomisinin lokomotifi olan zeytin, bölgede yaşayan esnaftan sanayiciye kadar herkesi bir bütün olarak etkiliyor. Bu nedenle de ürünün geliştirilmesi ve ekonomik değerinin arttırılması, bölge için büyük önem taşıyor” şeklinde konuştu.
Planlamanın olmaması sorunları artırdı
Akhisar’ın 81 bin hektar ekim alanına sahip olduğunu belirten Akhisar Ziraat Odası Başkanı Naci Özkara, pamuk ve tütün üretiminin bitmesinin ardından bölgede zeytinin önemli bir ürün durumuna geldiğini söyledi. Yanlış tarım politikaları nedeniyle üretim planlamasının olmamasının tarımın sorunlarını arttırdığını vurgulayan Özkara, tarım sektörüne destek verilmediği takdirde sorunların her yıl katlanacağını savundu.
Çeşitler dünya pazarlarına göre geliştirilmeli
Dr. Rüştü Bozkurt ise 10 milyon zeytin ağacı bulunan Akhisar’ın zeytin ve zeytinyağında önemli gelişme içinde olduğunu vurgulayarak, “Zeytincilikte çeşidi dünya pazarlarına göre geliştirmek önemli. Lisanslı depoculuk kesinlikle uygulanmalı. Bu sistem hem üreticinin çıkarlarını koruyor hem de işletmelerin işini kolaylaştırıyor. Devletin desteğini arkasına alarak geliştirmek, marka yaratmaya doğru gitmek ve markayı uluslar arası pazarlara çıkarmak gerek” açıklamasında bulundu.
Marka yaratma çabası gerekiyor
Zeytin ve zeytinyağı pirimi konusunda ciddi haksızlık yapıldığını savunan DÜNYA Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım da “Zeytinyağının peşinden gidildiği için zeytine gerekli önem verilmiyor. Bu ortak bir raporla gündeme getirilmelidir” diye konuştu. Akhisar’ın tütünün ardından hükümetten yardım almadan zeytinciliğe geçiş yaptığını vurgulayan Yıldırım, “Bu büyük bir başarı. Akhisar sofralık zeytinde bu kadar iyiyken marka yaratma çabası gerekiyor. Türkiye’de 500’den fazla üretici birliği var. Üreticinin adına ticaret yapamaz. Ürün konseylerinde de aynı durum var. Ortaya bir örgüt koyuyorsunuz ama kaynağı yok, geliri yok, başka bir iş yapılamaz. Tanıtım yapılmalı ama öncelikle Tarım Bakanı’na tanıtım yapılmalı, durum anlatılmalı. Birlikte iş yapma kültürü geliştirilmeli” şeklinde konuştu.
İşletmeler yeterli büyüklükte değil
Akhisar Ticaret Borsası Başkanı ve İdeal Tarım Ürünleri’nin sahibi Emin Demirci: Miras kanunu nedeniyle küçülen topraklarda tarım yaparak para kazanmak, mümkün değil. İşletmelerin ekonomik çalışması için yeterli büyüklükte olmaması, en büyük sorunlardan biri. Satış organizasyonlarında masraflar arttı. Özellikle yurt dışındaki alıcılar, üreticiyi birbirine vurdurdu. Bu bizim hala birleşemememizin neticesinde ödediğimiz bir bedel. Birleşirsek, daha iyi noktalara gelebiliriz.
Bir de zeytinde hala marka olamadık. 100 senedir tütüncü olan bir yer, 15 senede zeytinci olamıyor. Akhisar’ın yağlık zeytinlerinin minimum yüzde 30’u Ayvalık’ta işleniyor. Ayvalık’taki yağ yemeklik olarak satılıyor. Eğer biz birliğe satacaksak, rafinajlık olarak satıyoruz ama özel sektör alıyorsa, yemeklik alıyor. Sofralık zeytinde de buna benzer bir durum var. Bütün büyük marketlerde satılan Gemlik zeytinlerinin yüzde 75’i Akhisar’dandır. Gemlikteki arkadaşlarımızın çoğunun burada depoları vardır. Akhisar yeşil zeytinde Türkiye’nin yaklaşık yüzde 70’ini karşılıyor.
Akhisar’daki potansiyel, Gemlik, Orhangazi, Mudanya’dan daha fazla. Akhisar’da 10 milyon ağaç var. Körfez’de toplam 12 milyon ağaç var. Akhisar belirli bir süre sonra bunu aşacaktır. Türkiye’de 100 milyon dolarlık zeytin ihracatı yapılmakta. Türkiye’nin bu potansiyelle sofralık zeytinde 500 milyon dolar, zeytinyağında da 1 milyar dolar ihracat yapması gerekir. Hammaddenin devamlılığı yok. Hammaddenin istikrarı ancak lisanslı depoculukla sağlanabilir. Her şeyimiz var ama birliğimiz, beraberliğimiz yok. Birlikteliği sağlarsak, sorunları çözmeye başlayabiliriz.
Türkiye çapında pazar konumuna geldi
Ege İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Yeniçağ Gıda AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökalp: Devletin hiçbir desteği olmadan, gayretlerle Akhisar’da zeytincilik önemli bir potansiyeli yarattı. Akhisar, sadece kendi ürününü üreten, pazarlayan konumdan çıkarak, Türkiye çapında ürünün alınıp, satıldığı bir pazar durumuna geldi. Bu durum, Akhisar’ın genel ekonomisi için son derece önemli. Akhisar kendi ürettiği ürününün haricindeki ürünleri de satarak, katma değer sağlayabilir ve istihdam yaratabilir. Kurumsal çalışmalarla daha iyi noktalara getirilebilir. Bu süreçten sonra Akhisar’ın zeytinde marka olması önemlidir. Bunun için ürünü 12 ay boyunca arz etmek için standart kalitede hammadde gerekli fakat ana stoklama üniteleri yok. Üretici birliği olmadığı sürece ne çiftçi, ne sanayici, ne de ihracatçı para kazanabilir. Stoklama üniteleri sektör için büyük önem taşıyor. Zeytinyağında sektörü geliştirmek istiyorsak, devamlılığını sağlamalıyız. Mutlaka dahilde işleme rerjiminin serbest hale gelmesi lazım. Bir hammadde bulunmuyorsa, Türkiye’de zeytin ve zeytinyağı pazarının gelişmesi mümkün değildir. Türkiye’de sürekli ağaç dikiyoruz, belki de 200 milyona yakın ağaç oluştu. Hammaddeleri elde ettiğimizde, pazar elde edeceğiz. Hammadde bir yıl boyunca yoksa, biz kazandığımız pazarları kaybederek, gelecek yıllarda mustahsilin malını nasıl pazarlayacağız? Bu mantığı Türkiye’de yıkmak lazım.
Üretici birliği kurulması şart
Akhisar Ticaret Borsası Meclis Başkanı ve Feze Zeytincilik’in sahibi Fettah Gürmen:
Akhisar’da önümüzdeki yıl, yıllık 200 bin zeytin rekoltesi bekleniyor. Rekoltenin 50 bin tonunun yağlık, 150 bin tonunun sofralık zeytin olması öngörülüyor. Üretici birliği kurulması şart ancak bunu Marmarabirlik, Tariş gibi birlikler şeklinde oluşturmamak gerek. Durum tespitinin ötesinde çözüm odaklı üretici birlikleri kurmak, bizler için kaçınılmaz. Zeytincilikteki esas sıkıntı noktası, buradadır. Yasal zemine oturtarak, üretici birliğini hem üretici açısından hem işletmeciler açısından böyle bir statüye kavuşturursak, üreticinin malı ucuza satılmadığı gibi aranan mal aynı gün bulunabilir. El birliğiyle Akhisar’da bunu sağlayabilirsek, diğer sorunların çözümü daha kolay olacaktır. 30 yıldır bunu diyoruz ama 10-20 kişinin bir araya gelmesi zor olsa da bunu başarmak zorundayız. Akhisar’ın markalaşması sadece zeytinle olmaz; tarımıyla, ihracatıyla, kültürüyle, eğitimiyle, kentsel dönüşümüyle bir bütün oluşturup, Akhisarlı refleksiyle bir araya gelmeyi başarırsak, markalaşabiliriz.
Zeytinyağı kalitesi en üst seviyede
Zeytindostu Derneği Başkan Vekili ve Alhatoğlu Gıda’nın ortağı Mustafa Alhat: Sofralık zeytin üretiminin yoğun olarak yaşandığı Akhisar’da zeytinyağı yeni gelişiyor. Ancak zeytin ve zeytinyağında yaşanan sorunlar ortak. Bölge ekonomisinin lokomotifi durumunda olan zeytinin markalaşmasıyla, katma değeri arttırılabilir. Gemlik’e dışardan zeytin girmesinin yasaklanması durumunda, birçok işletme kapanacaktır. Çiftçiden 3 liraya alınan zeytinin, Gemlik’te satış fiyatı 5 lira. Zeytin geldiği yerde ucuz, gittiği yerde pahalıdır. Akhisar’da zeytin 3 lirayken dışardan 5 liraya zeytin getiremem, oralarda 1 lira, 2 lira olmalı ki, ben buraya getireyim.
Her kurum kendi üyelerinin çıkarlarını korumakla mükelleftir. Akhisar’da zeytinyağı yeni bir ürün. Bölge olarak sofralık zeytin üretimi daha yoğun. Zeytinyağı kalitesinin Türkiye genelinde en üst seviyede yapıldığını düşünüyorum. İşletmeler küçük, sürekli hammadde tedariği ve depolamayla ilgili sorunlarımız var. Yaklaşık 70 zeytinyağı işletmesi var. Aynı gün içinde toplanan zeytinler işlenebiliyor. Uygun saklama koşullarında saklanması ve kalitenin yıl boyunca sağlanması için lisanslı depoculuk sektör için çözülmesi gereken öncelikli sorunlardan biri.
Sorunlara çözüm önerileri getirildi
Çiftçi ürün yetiştirmede bilinçlenmeli
Eda Zeytincilik’in sahibi Kazım Kılınç:
Lisanslı depoculuk yapılmamasından dolayı aynı ürünü bulmada sorunlar yaşanıyor. Çiftçimizin tarımda yaşanan gelişmeleri uygulayamaması, ürün işlemede kaliteyi düşürüyor. Çiftçinin ürün yetiştirme konusunda bilinçlenmesi gerek. Çiftçimizin çoğu damlamaya geçemedi, gübrelemeyi öğrenemedi. En büyük sorunumuz ise stok. İhracata dönük mal bulmakta zorlanıyoruz. İhracata gönderebildiğimiz en çok Uslu zeytin, çünkü fiyatı düşük Gemlik iç piyasada ilgi görüyor, ancak iç piyasadaki fiyatı da dış piyasadan pahalı. İhracata yönelik olması ise mümkün değil Pazar yakalayamıyoruz. Dünya damak tadına uygun yeni çeşitleri Akhisar için geliştirilmesi lazım. AR-GE çalışmamız lazım. Birlikte yaşama kültürümüz zayıf. Pazarlama konusunda birlikte olma ruhunu yakalayamıyoruz. Kurumsallaşmamız gerekiyor.
Güçbirliği içinde olmalıyız
Aydar Zeytincilik’in sahibi İhsan Aydar:
Akhisar zeytininin markalaşması için öncelikle stoklama sisteminin çözülmesi şart. Sektör, miras nedeniyle kardeşler arasında ayrılan topraklar sonucu parçalanmış durumda. Akhisar’da 150 firmanın bulunması yerine 10 -15 kişinin bir araya gelerek 20 firma oluşturması, sektörde büyüme adına önemli adım olacaktır diye düşünüyorum. Güçbirliği içinde olmanın zeytinciliği kalkındıracağına inanıyorum. Markalaşma için güç birliği oluşturulması şart.
Tüketim tanıtımla artırılmalı
Cebel Zeytin’in sahibi Bülent Birer:
Akhisar’da birkaç tanesi ihracatçı irili ufaklı yaklaşık 352 zeytin üreticisi bulunuyor. İki işletme dışında hepsi iç pazara satış yapıyor ve pazarlama en büyük sorunu oluşturuyor. Sofralık zeytin üreten bu işletmelerin yarısının önümüzdeki 5 yıl içinde zeytinyağı üretimine geçmesi önemli olacaktır. Zeytinyağı tüketimini arttırmak için önce Türk insanına iyi bir tanıtım yapılmalı. Çünkü zeytinyağı tüketimi kişi başına tüketimi İspanya’da yılda 18 kilo, İtalya’da 20 kilolardayken, Türkiye’de 800 gram civarında.
Üretim planlaması yapılmalı
Ak Tarım’ın sahibi Mehmet Uz:
Akhisar’da çiftçi para kazanamıyor. Üretim planlaması yapılmamasından dolayı üretici kumar oynar gibi ekim yapıyor. Üretim planlaması olmadığı sürece bu sıkıntılar devam edecektir. Üreticinin her yıl ne üreteceğini birbirine sorarak ekim yapmasına planlaama ile son verilmeli.
Hayvancılık da çözüm arayışında
Sütün yüzde70’i dışardan
İmren Mandra’nın sahibi Nuri Akça:
Akhisar’da hayvancılık sektörünün yaşadığı sorunlar nedeniyle üretici hayvanını satmak zorunda kalıyor ve mandrada kullanılan sütün yüzde 70’ini dışarıdan temin ediyor. Hayvancılığı geliştirecek yönde çalışma yapılması, hayvancılık sektörünün yanı sıra süt ürünleri sektörünün gelişmesi açısından da büyük önem taşıyor.
Sektör kan kaybediyor
Veteriner Hekim Kifayettin Öz:
Akhisar’da hayvancılık sektörü her geçen gün kan kaybediyor. Yetiştiriciler, hayvanlarını satmaya başladı. İnsanlar bir araya gelip, güçbirliği sağlayamıyor. Köylünün ölçeklerini genişleterek, hayvancılık sektörünü ciddi olarak benimsemesi gerek.
4.5.2009 Dünya Gazetesi/KOBİDEN

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız