Reklam Ver

Rüştü BOZKURT
Akhisar’da Aktif İşadamları Derneği’nin düzenlediği toplantıya katılanları, dağıtılan listeden aynen aktarıyorum: Bülent Birel, Kazım Kılınç, Fettah Gürman, Mustafa Gökalp, Kaya Yılmaz, Hayrettin Yalçın, Gürhan Oruntaş, Arif Oruntaş, Cemal Başyiğit, Emin Demirci, Nuri Akça, Hanefi Akça, Güçlü Kındıroğlu, Hüseyin Al, Ersen Tepeci, M. Ali Erdayıoğlu, Kefayettin Öz, Şenol Ürgüp, Veli Avcı, Talat Ünlü, H. Hüseyin Deniz, Ramazan Bakır, Alper Alhatoğlu, Mustafa Alhatoğlu,Tuncer Haykırer, Mehmet Üz, Mustafa Karausta, Naci Özkara, Murat Kabasakal, Hüsnü Eren, Osman Güler, İsmail Tatar, Fatih Babalı, Ekrem Türkoğlu, Osman Akkuş, Said Yalçın, Aydın Aydar, İhsan Aydar, Hamza Erden, İlhan Aysu, Berat Eren ve Hüseyin Ölmez.
Dünya Gazetesi İzmir’den Serap Zeybek, tarımsal alanda uzmanlaşan yazarımız Ali Ekber Yıldırım katıldılar. Manisa’dan Ahmet Çaldıran ve Hülya Kılınç’da hazır bulundu.
Toplantıya bir gün önce gittim. Dernek başkanı Said Yalçın Akhisar’da neyi görmek istesem, beni oraya götürdü. Toplantı öncesinde, Akhisar’da öncelikle “zeytincilik” konusunu tartışmamız gerektiği üzerinde birleştik.
Zeytincilik konusunda, yörenin önde gelenlerini dinledik. Emin Demirci, Mustafa Gökalp, Mustafa Alhatoğlu, İhsan Aydar, Bülent Birel, Kazım Kılınç, Fettah Gürmen’in görüşlerini aldık. Bu arkadaşlar zeytincilik konusunda deneyimli üretici ve işleme tesisi sahipleri.
Akhisar kanaat önderlerinin katıldığı toplantıda “ortak akıl” zeytincilik konusunu nasıl değerlendirdi?
• Zeytin üretiminde bugünkü “mülkiyet yasaları” dünya ölçeğinde rekabetin önemli engellerinden biri. Çok küçük parçalara ayrılmış arazilerde, çağdaş ve modern teknikler verimli biçimde kullanılarak üreticilik yapılamıyor. Akhisar bir “zeytin merkezi” haline gelmiştir; ama üretimde sıçrama yapabilmek için işletmelerin yeterli ölçeklerde olması şart.
• Zeytin üreticiliğinin bir diğer sorunu “üretici bilinci”. Ağaç fidesinin seçiminden dikim aralıklarına, ilaçlama, gübreleme ve sulama gibi bakım aşamasından, ürünün toplanmasına; neyi, niçin, nasıl yapacağını bilen; ilaç satıcısının ya da yeterli bilgisi olmayanların spekülatif yönlendirmelerinin tuzağına düşmeyen bir “üretici bilinci” uzun dönemli geleceği yaratacak temel adım.
• Toprağın özelliklerine, arazinin konumuna, iklim etkilerine ve beklentilere göre “zeytin çeşidini” ve ülkemizde bir “zeytin stratejisini” belirleyerek, bütün adımları o strateji çerçevesinde atmak, sağlıklı bir geleceğin “gerek şartı”.
• Genelde “depolama sistemi”, özelinde de “lisanslı depoculuk” birçok tarımsal üretimde olduğu gibi, zeytin üreticiliğinin de temel sorunlarından biri. Depo sistemi olmadan, ürün arzında, standardında ve fiyatlandırılmasında istikrar yaratılamaz; zeytincilik gelişse bile sağlanan gelir olması gereken düzeye çıkarılamaz.
• Bugün var olan “birlikler” zeytinciliği geliştirme amacından uzaklaşmış durumda; “üretici birliklerini”, dünya genelindeki gelişmeleri dikkate alan bir anlayışla yeniden düzenlemek gerekiyor. Mülkiyet düzenleyecek yasalar ile üretici birliklerini özendirecek yasaların bir bütünlük içinde ivedilikle ele alınması, ivedilikli sorunlar arasında yer alıyor.
• Üretimde istikrar sağlanmadan; “marka ve imaj” yaratmak mümkün değil, o nedenle, “pazarlama sistemini” üretim, depolama ve zeytin işlemeciliği gibi aşamaları gözeterek düzenlemek ve yönlendirmek gerekiyor. Belli bir düzeye gelmiş olan üretim tesislerinin, daha ileri aşamalara yönelik yatırım yapabilmeleri için “ileriyi görebilmesi” gerek. Örneğin, hızla yayılan “küçük ambalajlı” üretim için gerekli yatırımlar, genel bir strtaji çerçevesinde üretici, depo sistemi, işleme tesisleri, pazarlamacı kuruluşlar ve kamu otoritelerinin ortak bir politika çerçevesinde “ödünsüz gözetim ve denetimiyle” yönetilmesi durumunda gelişebilir.
Birçok tarımsal üretim alanında olduğu gibi, zeytinciliğin de:
. Ülkemizin fizik koşullarını dikkate alan,
. Dünya gerçeklerini gözeten bir yasal sistem üzerine oturan,
. Üretici bilincinden ve sistemli bir depoculukla beslenen,
. Rekabet edebilir ölçekteki işletmelerin piyasa yapıcılığını üstlendiği,
. Dışa ve dünyaya açık bir yapıya ihtiyacı var.
Toplantıda, bu konuyu Akhisar’da bir “proje” olarak ele almayı; bir dosya oluşturmayı kararlaştırdık. Genel toplantılardan “proje-odaklı özel toplantılara” inebilirsek, bugüne kadar alınamayan sonuçları belki alabiliriz diye düşündük…
2.5.2009/ Dünya Gazetesi-KOBİDEN

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız