Reklam Ver

Pazartesi sabahı İzmir’den Adana’ya geçerek İstanbul’dan gelen Başyazarımız Osman Saffet Arolat ve yazar dostumuz Rüştü Bozkurt ile buluştuk.
İlk durağımız Osmaniye Organize Sanayi Bölgesi. Tosyalı Grubu’nun krize rağmen yapımını sürdürdüğü ve Kasım’da üretime geçecek demir çelik yatırımını yerinde inceledik. Bu kriz ortamında elini taşın altına sokan, yatırımın sahibi Fuat Tosyalı’ dan yüzlerce metre yukarıda cıvata sıkan işçiye kadar herkes yatırımı tamamlamak için canla başla çalışıyor. Kriz nedeniyle çok sayıda fabrika kapandı. On binlerce kişi işsiz kaldı. Böyle bir ortamda 2 bin kişinin bir fabrikayı üretime geçirmek için çalıştığını görmek doğrusu heyecan verici.
Osmaniye’den çıkıp Antakya’ya doğru yola çıktık. Kent girişinde Özbuğday Tohumculuk Şirketi’nin biyoteknoloji ve genetik araştırmalar laboratuarını gezdik. Dünyadaki rakipleriyle yarışacak teknolojiye sahip laboratuar bölge ve ülke tarımına önemli katkılar sağlayacak.
İki gün kaldığımız Antakya’da, DÜNYA Gazetesi İskenderun Temsilcisi Yıldız Doğruer’in çabaları ile tarım ve mobilya konusunda iki önemli toplantı yapıldı. Tarım toplantısı Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’ndaydı.
Tarımın değişik alanlarında üretim yapan çiftçi, sanayici ve ihracatçılar bize Antakya’nın tarımsal potansiyelini, yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini anlattı.
Tohumculuk konusunda sadece Antakya’da değil ülke genelinde önemli çalışmalar yapan Özbuğday Grubu’nun Başkanı Ali Özbuğday, uzun yıllar Amerika’da tarım makineleri konusunda çalışan ve orada 10 yıl yaşadıktan sonra Antakya’ya dönerek çiftçilik yapan  Reşit Kuseyri, sürekli yenilik peşinde koşan öncü çiftçilerden Mehmet Okay, yıllardır bölge tarımı ile ilgili her fırsatta görüşüne başvurduğumuz dostumuz Antakya Ziraat Odası Başkanı Celal Civelek, üretici ve çırçır sanayicisi Hayrettin Çolakoğlu, bir çok tarım makinesinin bölge temsilciliğinin yanı sıra narenciye üretimi yapan, Amik Ovası’nda kanola üretimini başlatan Bülent Mıstıkoğlu, bölge zeytinciliğinin öncülerinden Yahya Nalçabasmaz, tarım ürünleri ihracatı ve ithalatı yapan Nazım Çakran,  hayvancılık ve fidan yetiştiriciliği yapan Belen Ziraat Odası Başkanı Selahattin Yalman, Antakya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ahmet Sever, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve en büyük çiftçilerden Ahmet Melek, damla sulama konusunda uzman ziraat mühendisi ve çiftçi Ahmet Rüstemoğlu, Hatay Genç İşadamları Derneği Başkanı Aykut Özbuğday ve Çukobirlik’in Antakya’daki temsilcisi Ali Tecirli, 4 saati aşkın bir zaman diliminde bize kendi alanlarındaki sorunları, önerilerini dile getirdiler.
Antakya’ya özgü bazı yerel sorunları bir yana bırakırsak, konuşulanlar, ülkenin herhangi bir bölgesinde tarımla ilgili her toplantıda, her sohbette dile getirilen konulardı. Bu sorunları biz de bu sütunda defalarca yazdık. Toplantılarda söyledik. Ankara’da kulağı olan ama duymayan, gözleri olan ama görmeyen, aklı olan ama kullanmayanlar için bir kez daha özetleyelim.
1- Tarımsal girdi fiyatları çok yüksek. Türkiye’deki çiftçi dünyanın en pahalı mazotunu kullanıyor. Antakya’ya sınır komşusu Suriye’deki çiftçi mazotun litresine 70 kuruş ödüyor. Antakya’daki çiftçi 2 lira 70 kuruş ödüyor.
2- Girdilerden alınan vergiler çok yüksek. Mazotta özel tüketim vergisi, gübrede katma değer vergisi düşürülse girdi maliyetlerinde ciddi bir düşüş olacak. Yıllardır çiftçilerin bu talebini kimse dikkate almıyor. Pırlantanın KDV’si yüzde 1’e düşürüldü, milyonlarca çiftçinin kullandığı gübreden yüzde 18 KDV alınıyor.
3- Üretim destekleri hem çok yetersiz hem de zamanında ödenmiyor.  Zamanında ödenmeyen desteğin hiç bir yararı yok. Antakya’da da bize en çok “destekler ne zaman ödenecek” sorusu soruldu.
4- Sulama için elektrik kullanan çiftçilerin hepsi borç batağında. Hatay’da 5 bin 600 ruhsatlı bir o kadar da kaçak kuyu var. 1200 abone icra takibinde, 2740 abone de kanuni takipte. Çiftçinin yüzde 90’nı elektrik borcunu ödeyemiyor. Krizde bir çok sektöre kolaylıklar sağlanırken, çiftçinin elektrik borcu aylardır konuşuluyor, fakat somut hiç bir adım atılmadı. Sorun o kadar büyüdü ki, enerji borcunun faizi silinse bile ana parayı ödeyecek çiftçi sayısı son derece az.
5- Antakya ve özellikle Amik Ovası’nın en önemli sorunu su. Bu konuyu başka bir yazıda ayrıntılı olarak yazacağız.
Tarıma ilişkin bu genel sorunlar ülkedeki her çiftçinin sorunu. Amik Ovası’nın üretim desenindeki değişimini, zeytincilikteki büyük gelişmeyi, fidancılıktaki atılımı, organik tarım konusundaki çabaları yazmayı sürdüreceğiz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız