Reklam Ver

Türkiye önemli bir seçimi daha geride bıraktı. Herkes payına düşen dersi aldı. Şimdi o derslere çalışma zamanı.
Seçime tarım ve kırsal kesim penceresinden bakıldığında çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Bu sonuçları daha iyi anlayabilmek için  22 Temmuz 2007 seçimine ilişkin değerlendirmeleri hatırlatmakta yarar var.
Bilindiği gibi 22 Temmuz 2007 seçiminden önce Manisa, Aydın ve Ordu’da çok büyük çiftçi mitingleri yapılmıştı. Özellikle Ordu’daki fındık mitingine on binlerce çiftçi katıldı. Seçimden önce genel kanı iktidardaki AKP’ nin çok oy kaybedeceği yönündeydi. Fakat, öyle olmadı. AKP tarıma yönelik bir dizi seçim yatırımı ile kırsal kesimde oylarını ciddi oranda artırdı.
Yerel seçim olması nedeniyle pazar günü yapılan seçimin sonuçlarını 22 Temmuz  seçimi ile bire bir karşılaştırmak doğru olmayabilir. Bu seçimde adayların kişiliği, yerel bazda yaşanan gelişmelerin etkili olduğunu kabul etmek gerekiyor. Fakat buna rağmen bazı gelişmelerin de altını çizmekte yarar var:
1- AKP, tarım politikasındaki başarısızlığa rağmen 22 Temmuz’da kırsal kesimden büyük oranda oy alınca “biz ne yaparsak yapalım çiftçi, kırsal kesim bize oy verecek” yanılgısına kapıldı.
2- Krizin etkilerini azaltmak için bir çok sektöre yönelik önlem paketleri açılırken, vergi indirimlerine gidilirken tarım sektörü göz ardı edildi. Seçime üç gün kala açıklanan Ziraat Bankası kredi öteleme paketi seçimi fazla etkilemedi.
3-  Hükümet, 22 Temmuz seçiminden önce 5.5 milyar liralık 2007 tarım bütçesinin 5 milyar lirasını çiftçiye öderken, 2009′ da 5.5 milyar liralık bütçeyi önce 5 milyar liraya düşürdü, sonra da bunun ancak 3 milyar lirasını çiftçiye ödeyebildi.
4- Tarımsal desteklerin bir çoğu ciddi oranda düşürüldü, bazı destekler tamamen kaldırıldı. Hayvancılıkta üretimin her aşamasında verilen destekler kaldırılarak hayvan başına destek sistemine geçildi.
5- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ve diğer bakanlar gittikleri bir çok yerde, katıldıkları bir çok toplantıda çiftçilerin tepkisi ile karşılaştı.
Bu gelişmelerin sonucunda, AKP bu kez kırsal kesimde oy kayına uğradı.
Fındık üretiminin neredeyse yarısını karşılayan geleneksel üretim bölgesi olan Ordu ve Giresun’da seçimi muhalefet partileri kazandı. Buna karşılık Trabzon’da ve fındık üretiminin son yıllarda hızla yayıldığı Samsun ve Sakarya’da AKP kazandı.
Pamuk üretiminin en yoğun olduğu Şanlıurfa, Çukurova,  Aydın-Söke, Manisa, İzmir ve ilçelerinde muhalefet kazandı.
Süt hayvancılığının en yoğun olduğu Burdur, Balıkesir, İzmir, Manisa, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ gibi illerde yine muhalefet partileri seçimi kazandı.
Ayçiçeği, çeltik, hububat üretiminin yoğun olduğu Trakya’da hükümet hiçbir ilde başarılı olamadı.
Yaş sebze ve meyve üretiminin, seracılığın merkezi Antalya, Mersin, Muğla gibi merkezlerde de muhalefet başarılı oldu.
Hububat ambarı, şekerpancarı üretiminin yoğun olduğu iç Anadolu’da ve mera hayvancılığının yaygın olduğu Doğu Anadolu’da ise seçim hükümetin mutlak üstünlüğü ile sonuçlandı.
Başbakan Erdoğan’ın çok önem verdiği ve “istiyorum” dediği Diyarbakır’da AKP çok büyük bir yenilgiye uğradı. Tarım ve Köyişleri Bakanı ve Diyarbakır Milletvekili Mehdi Eker aylarca Diyarbakır’ da çalıştı. Seçimden önce organize hayvancılık bölgesinin temeli atıldı. Kente çok yatırım, çok para akıtıldı. Fakat buna rağmen seçim kaybedildi.
Seçim sonuçları açıklanırken Başbakan Erdoğan gazetecilere kabinede değişiklik olacağını söyledi. Değişiklikte akla gelen ilk isimlerden biri de Mehdi Eker. Eker’ in yerine Adana Milletvekili ve  Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi’ nin getirilmesi bekleniyor. Bu değişiklik olursa Vahit Kirişçi AKP iktidarının üçüncü Tarım Bakanı olacak.
Özetle, tarım ve kırsal politikaların yerel seçim üzerinde ne kadar etkili olduğu tartışılabilir. Yukarıda il bazında ve tarımsal ürünlerin ağırlıklı olarak üretildiği merkezler bazında verdiğimiz örnekler başka türlü de yorumlanabilir. Fakat, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun son 4 yılda İzmir’in kırsal kesimine yönelik çalışmalarının, tarımsal kooperatiflerle yaptığı işbirliğinin CHP’ye çok ciddi oy kazandırdığı gerçeği yadsınamaz. İzmir’e göçü önleyen, kentin kırsalında yaşayanları daha iyi yaşam koşullarına kavuşturan Aziz Kocaoğlu’nun bu çalışmaları dileriz bütün belediye başkanlarına örnek olur. Bu seçimden alınacak en önemli derslerden biri Kocaoğlu’nun bu çalışmalarıdır. Demokratik bir yarıştan başarıyla çıkan tüm yerel yöneticilere başarılar dileriz..

Reklam Ver

3 YORUMLAR

  1. Sayın Ali Ekber YILDIRIM
    Yazılarınızı büyük bir hayecan ve zevkle okuyorum.O kadar yalın ve açık yazıyorsunuz ki.Öncelikle sizi kutlarım.Bazı yazılarınızdan alıntılar yapıyorum.Kendi web sitemde kendi yazılarımda kullanmak için.
    Yine durumu çok güzel değerlendirmişsiniz.Sizi tebrik eder,çalışmalarınınızda başarılar dilerim.

    Uğur GÖRÜR
    Veteriner Hekim
    ELBİSTAN

  2. SAYIN TARIM VE KÖY ISLERI BAKANI ISTIFA ETMELIDIR
    SECIM BÖLGESINDE AGIR YENILGIYE UGRADI COK OY KAYBETTI
    VE AYRICA TARIM VE HAYVANCILIK REFORMUNA HAREKETE GECIRMEDI
    SIMDIDE ORGANIZE SERACILIK ICIN YARDIMCI OLLACAKMIS
    YENI BIR PROJE EGE BÖLGESINDE BIR ILCEMIZDE,KÖYÜMÜZDE 9000 DÖNÜMLÜK SERA PLANLARI,PROJELERI VARMIS
    BU SERACILIK YESIL SERMAYE SISTEMI GIBI COK ORTAKLI OLLACAKMIS
    BU KÖYDE BIR SIRKET KURULACAKMIS SERANIN HISSELERI SATILACAKMIS
    VE BIZDE DIYORUZKI
    KECI SÜTÜ ISLETMELERI KURUNUZ
    VATANDASIMIZ SEANEN KECISI BESLESIN SÜTÜNE PAZAR BULLA BILSIN
    TÜRKIYEDE ET VE SÜT ACIGINA KAPATMALIYIZ
    ET VE SÜT ÜRÜNLERI IHRAC ETMELIYIZ
    BU SECIMLER AKP YE DERS OLSUN
    TARIMDA ACIL REFORM YAPILMADIKCA TÜRKIYE EKONOMI KRIZDEN CIKAMAZ
    ARTIK TOKI EV YAPMAYA BIRAKIP ZERACILIK YAPMALI
    TÜRKIYEDE BOS EV COK KIRACI BULUNMUYOR
    ÖRNEGIN KOMBASSAN HOLDINGIN EVLERI

  3. Tarım ve hayvancılık artık tarihe karışacak kendi insanımız tarım ve hayvancılıklla uğraşamaz oldu . Artık yabancılar bu işleri yapacaklar ve kendi ülkemizde üretilen ürünleri şuan satıttığımızın dört beş katına yabancılardan satın alacağız .Bu politika Türk köylüsünü ve tarımını bitrme politikası. Bazı ülkelerin kendi ülkelerinde kullanılması yasak gen yapısı bozulmuş olan buğday ve mısırı ülkemiz ithal ederek İnsanımızın sağlığı ile oynanıyor. Hatta çok yüklü miktarda dışarıdan buzağı maması diye getirilen süt tozundan dolayı ülkemizde üretilen birçok ürünün tadı kaçtı.sütün ,yoğurdun peynirin,ayranın,kaşarın velhasıl sütün kulanıldığı bütün mamüllerin
    2008 de verilecek olan hayvancılık desteği hala verilmedi süt desteği verilmedi. Devlet buları Türk köylüsüne verecekse hemen vermeli süt desteğini köylü müstahsilini teslim edince hemen almalı ki bir yarasına merhem olsun.yoksa bir senE sonra aldıktan sonra ondan hiç bir hayır gömüyor çünkü borçlarının faizini bile karşılamıyor.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız