Reklam Ver

Balıkesir, fındık, çay ve birkaç özel ürün dışında bitkisel üretim ve hayvancılığın her çeşidinin modern ve bilinçli yapıldığı illerimizin başında gelir.
Zeytin ve zeytinyağı, hububat, sebze başta olmak üzere Balıkesir’de üretilen ürünleri değerlendiren ve katma değer yaratan tarıma dayalı bir sanayileşme var. Tarım-sanayi entegrasyonunu sağlayan ender illerimizden biri.
Nüfusunun yüzde 35’i kırsalda yaşayan Balıkesir’de hayvancılığın ayrı bir yeri var. Türkiye beyaz et üretiminin yüzde 20’sini, yumurta üretiminin yüzde 10’nu, yem üretiminin yüzde 14’ünü karşılıyor. Ayrıca ülke genelinde süt üretiminde ikinci, kırmızı et üretiminde üçüncü sırada.

Gazetemiz DÜNYA’nın Balıkesir Temsilcisi Sultan Azizioğlu’nun daveti üzerine Rüştü Bozkurt dostumuz ile Balıkesir’de buluştuk. Balıkesir Sanayi Odası Başkanı Ahmet Kula, Ticaret Odası Başkanı Mahmut Yavuz,  Ticaret Borsası Başkanı Faruk Kula, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemalettin Özden, Birlik Müdürü Hasan Dertli ve Balyem Müdürü Reşat Aktaş’ın katıldığı toplantıda tarım sektörünü özellikle de hayvancılıktaki gelişmeleri konuştuk.
Balıkesir’in çok büyük bir tarımsal potansiyele sahip olmasına karşın bunu yeterince değerlendiremediği konusunda görüş birliği var. Bu, sadece Balıkesir için değil Türkiye için de geçerli ve doğru bir tespit.
Balıkesir’de ağırlıklı olarak konuştuğumuz konulardan birisi yem sektörü oldu. Yem sektörünün birçok sorunu var. Fakat yıllardan beri değişmeyen en önemli sorunu hammadde yetersizliği. Nitekim, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin internet sitesinde yer alan “yem sektörünün  en önemli sorunu ne?” anketine katılan 710 kişiden 375’i hammadde sorununa dikkat çekiyor.
Türkiye gibi her türlü bitkisel üretime uygun toprağı, iklimi, Balıkesir’de olduğu gibi bir çok ilde yılda 3 ürün alacak kadar büyük bir potansiyeli olmasına rağmen hammadde sorunu yaşanıyorsa, tarımsal politikalarda çok büyük yanlışlıklar var demektir.
Türkiye, yem hammaddesinde yüzde 40 oranında dışa bağımlı hale gelmişse, içerde üretim planlamasının yapılamadığı, üretimin yeterince desteklenemediği gerçeği karşımıza çıkıyor.
Türkiye’deki 661 yem fabrikasından 26’sı Balıkesir’de. Ülke genelinde yıllık karma yem üretim kapasitesi 12.9 milyon ton. Üretim ise 9 milyon ton. Balıkesir’in yıllık yem üretimi 1.2 milyon ton. Tüketimi ise 2 milyon ton. Yem fabrikaları yüzde 60-70 kapasite ile çalışmalarına rağmen yeni fabrikaların kurulması teşvik ediliyor.
Yem sektörünün en temel sorunlarından birisi de kayıt dışı üretimin yaygın olması ve üretimin denetlenmemesi. Balıkesir’de dostlarımızın bir kez daha dile getirdiği gibi, hayvancılık sektörünün ayakta kalabilmesi, et ve süt üretiminin devam etmesi için yemde yüzde 8 olan katma değer vergisinin sıfırlanması şart. Son dönemde çiğ süt fiyatının düşmesi ile birlikte üretici yem alamaz duruma geldi. Yem alabilenler ise kalitesiz yemlere yöneliyor.
Un sektöründe de temel sorunların başında kaliteli hammadde yetersizliği, düşük kapasite ile çalışma var. Buna rağmen yeni fabrikaların kurulması teşvik kapsamında.
Balıkesir’in söz sahibi olduğu beyaz et (kanatlı) sektöründe istikrarsız politikalar ve üretim maliyetlerinin yüksek olması ciddi sorunlar yaratıyor. Bugüne kadar 7 üretici firma “Avrupa Birliği’ne ihracat yapabilir” onayı almasına rağmen ihracat yapılamıyor.
Rusya yılda 1 milyon ton, Suudi Arabistan 250 bin ton beyaz et ithal ederken Türkiye bu pazarlardan yeterince pay alamıyor. Nedeni çok basit. Rakip ülkelerde ihracata ciddi destekler veriliyor. Avrupa Birliği’nde beyaz et ihracatına ton başına 550 Avro destek var. Türkiye’de ton başına destek sadece 26 dolar. Beyaz et sektörü, 5 yıl süre ile sektörün desteklenmesini ve ihracatta ton başına 400 dolar destek verilmesini talep etti. Ancak, bu isteğe yanıt bile alınamadı.
Balıkesir’de süt ve et hayvancılığında da çok büyük potansiyel var. Modern işletmelerde hayvancılık yapılıyor. Üretilen süt, ülkenin önde gelen süt sanayicileri tarafından alınarak işleniyor. Son birkaç ayda çiğ süt fiyatının yüzde 30 oranında düşürülmesi süt üreticilerini ciddi olarak endişelendiriyor. Birçok üretici süt fiyatındaki düşüş nedeniyle yem alamaz durumda. Bu nedenle süt hayvanları kesime gidiyor.
Özetle, Balıkesir’de tarım ve hayvancılığın durumu ülkenin durumunu yansıtıyor. Sektör, çok kritik bir dönemden geçiyor. Gerekli önlemler alınmazsa  tarımsal üretimle birlikte, tarıma dayalı sanayii de biter.

Reklam Ver

1 Yorum

  1. Sayın Ali Ekber YILDIRIM bende Balıkesir’li bir üretici olrak bu yazınızın ne kadar doğru olduğunu söyleyebilirim.Ne yazık ki hayvancılık işletmelerinde son yıllarda yaşanan girdi artışları ve buna keza üratilen sütün fiyatının yaklaşıl %30 civarında değer kaybetmesi biz üraticileri çok zor durumda bıraktı.Burda her nekadar modern hayvancılık yapsakta işletme girdilerimizin fazla olması bizi her yönden sıkıntıya sokuyor.Avrupayla rekabet edebilmek için öncelikle öncelikle tarım sektörüne teşviklerin yeterli düzeye çekilmesi gerekir ve girdilerin düşürülmesi gerekir.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız