Reklam Ver

Koray Çalışkan- Bir Gün Gazetesi (2 Şubat 2009)
Geçen hafta iki önemli olay oldu. AKP’nin temsil ettiği her tarafı neo İslamcılığın iki yüzünü siyasi iktisadi açıdan göstermesi açısından önemli olaylar bunlar. İlki politik iktisadi, ikincisi iktisadi politik. Davos’taki diyet ekmek kabadayılığı bir taraftan, tarımsal desteklemelerin geri alınması rezaleti diğer yandan AKP’nin savruluşları karşı karşıya olduğumuz İslamcılığın en tehlikeli yönlerini bir iki gün arayla bize gösterdi.
DAHA GELMEM
Gelirsin. Gidersin de. Şekerin yükseldikçe tatsızlaşıyorsun. Peres’e kızmış. Ben Peres’in şaşırmasına şaşırmadım. Nereden başlasak?
İsrail’in bütün askeri iktisadi destek ünitesini çalıştıran Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı “siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” diyor. Biz bilmiyor muyuz? Hadi onu bırakın, tek başlarına mı öldürüyorlar? Gazze’ye bomba yağdıran uçakların pilotları Konya’da uçmuyor mu? Askeri manevralar beraber yapılmıyor mu? Terörü engelleme bahanesiyle halkları nasıl kontrol ederiz toplantıları yapılmıyor mu? Silah fuarlarında yeni İsrail bombaları aynı iştahla okşanmıyor mu? Apartheid rejimine dayanan İsrail’in dünyadaki en önemli üç destekçisinden biri Türkiye değil mi? Ya Türkiye’nin Filistinlileri, köyleri boşalan Gazzelileri, işsiz Batı Şerialıları bizim Kürtlerimiz? Peres elbette şaşırır. Adam “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” diyor içinden.
Bir de bunun üstüne siyasetçiye yakışmayan bir tavrı ekleyin. İnsanı yatıştırıp aklı selime davet etmesi gereken bir lider, ortalığı kasıp kavuruyor. Sen bunu yaparsan cemaatin ne yapacak? Dışişleri ne yapacak? Arap hariciyesinin durumu ortada. Kısır ve anlamsızlar. Ona rağmen Amr Musa bile kendini tutuyor. Bizim Başbakanımız ceketi alıp çıkıyor. Bir adımda daha kaç hata yapılabilir? Diplomasiyi ceket gibi askıya as çık, İsrail’e sahada pas ver, tribünde karşısına geç. Çok yazık. Kötülere alışkınız. Ama kendiyle her daim çelişen kötülere alışamıyorum.
TARIMSAL KÖSTEK MİKTARI
Geçen haftanın ikinci bombası birinciden de korkunç. Daha önce tarımsal destekler açıklanmış, üç ay önce resmi gazetede yayımlanmıştı. IMF ile yapılan toplantılardan sonra verilen direktif üzerine tarımsal destekler geri alındı. Çiftçilerin batmasını yavaşlatacak destekler bile geri çekildi. Kemiğe dayanan bıçak içeri itildi. Ali Ekber Yıldırım’ın Dünya’da gösterdiği gibi ekim ayında çiftçiye verilen desteği bir kuruş -evet yalnızca bir kuruş- artıran Erdoğan hükümeti, Ocak 2009’da, daha vermediği desteği üç kuruş düşürdü. Ürettiği ürünün piyasa fiyatı kadar desteklenen Birinci Dünya çiftçisinin karşısında Türkiyeli çiftçiler peşin ödedikleri onca verginin üzerine bir de destekten oldular.
Hadi bir adım daha atalım. Tarımsal Destek Miktarı yerine artık Tarımsal Köstek Miktarı açıklayalım. İçimiz dışımız bir olsun.
LA HAVLE
İslamcılık böyledir işte. Yüzlerce yıl öncesinin Arap kabileleri toplumunun ortaya çıkardığı bir şiir kitabının peşinden siyaset peydahlayacaksın, sonra ben kabile şefi değilim diyeceksin.
Köylüye bir verdim deyip arkadan dolaşıp üç geri alacaksın. Siyonist silahları dolduracaksın, sonra namlusunda parmağının izi olan silahın tetiğini çekene çocuk katili diyeceksin. Tevrat’ı açıp, öldürmeyeceksin diyeceksin. Senin kitabın benim kitabım diyeceksin. Yarım yamalak imam hatip Arapça’nla bırak Kuran’ı sen Kudüs’te tabela okuyamazsın. Senin kıblen Tel Aviv, elifin mertek.
 

Reklam Ver

4 YORUMLAR

  1. Erdoğanın ikiyüzlülüğünü çok iyi ortaya koymuşsunuz.arasıra böyle politik yazılar takılsanız iyi olur düşüncesindeyim.Bize tarım ekonomi dış politika adına ,çözüm adına adresler gösteriniz.saygıalr

  2. GÖSTERİLEN TAVRIN İÇİ DOLDURULMALI

    BTP, Davos’ta düzenlenen Gazze ile ilgili panelde Başbakan Erdoğan’ın gösterdiği tavrı yazılı bir açıklama ile değerlendirdi. Açıklamada, gelişmenin Türk halkının mazlum milletlere sahip çıkılmasını istediğini ortaya çıkardığına işaret edildi

    Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), yazılı bir açıklamayla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ocak’ta Davos’taki Gazze üzerine yapılan oturumda gösterdiği reaksiyonu değerlendirdi. Açıklamada, özetle şu hususlar üzerinde duruldu:
    Davos’ta düzenlenen Gazze ile ilgili panelde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği tavır, Türkiye’de ve dünya’da geniş yankı buldu. Özellikle Türkiye’de büyük heyecana sebep oldu, takdir topladı. Öncelikle bu olay milletimizin nasıl bir dış politika izlemesi gerektiğini gösteriyor. Buna göre milletimiz Türkiye’den;
    – Bölgesinde ve dünyada dik durmasını istiyor, söz sahibi olmasını istiyor.
    – Baş olmasını, uydu olmamasını istiyor.
    – Ezilmemesini, ezenlere destek olmamasını istiyor.
    – Mazlumlara sahip çıkmasını istiyor.
    – Kendi yolunu, kendi bağımsız ve hür iradesiyle çizmesini istiyor.

    Mesaj iyi okunmalıdır

    Davos olayının en önemli mesajı budur. Mesajın iyi okunması gerekmektedir.
    Ancak bu Davos tavrının samimi olduğundan hareket edersek şu sorulara cevap bulmamız zaruridir. Kamu vicdanında sorulan bu soruya AKP iktidarının ve özellikle sayın Başbakanın cevap vermesi gerekir.

    1. Eğer Davos tavrı esas ise o zaman 6 yıllık AKP iktidarları döneminde İsrail ve ABD ile stratejik müttefiklik, İsrail ile siyasi, askeri ve ekonomik işbirliği ve dayanışmanın sorgulanması gerekmez mi?
    2. İsrail katliamı ilk defa mı yapıyor? 2 yıl önceki Lübnan katliamına neden böyle bir tepki gösterilmedi?
    3. İsrail’in gerçek müttefiki ABD’nin Irak’ta yaptığı işgale, 1.5 milyon insanın şehit edilmesine neden tepki gösterilmedi, tam tersi neden lojistik ve siyasi destek verildi?
    4. Neden daha önce İsrail ile yapılmış anlaşmalar yürürlüğe konuldu? Üstüne üstlük AKP döneminde de tarım, enerji ve askeri sahada birçok yeni anlaşmaya imza atıldı.
    5. TBMM’de ağırlanıp, konuşma yaptırılan, Davos’ta tartıştığınız İsrail Cumhurbaşkanı Peres değil miydi ?
    6. Gazze katliamından çok kısa bir müddet önce imzalanan 167 milyon dolarlık roket alımı anlaşması ve görüşmeleri halen süren 8 heron uçağı anlaşması nasıl izah edilebilir?

    Samimiyete gölge düşürüldü

    Davos olayından sonra sayın Başbakan’ın “tavrım moderatöredir, İsrail ile ilişkilerimiz bozulmaz” açıklaması bu tavrın samimiyetine gölge düşürmektedir.
    Sayın Başbakan eğer Davos tavrında samimi ise, bu tavrın bir siyasi eyleme dönüşmesi gerekmektedir. Hiç değilse İsrail Büyükelçisini gönderebilir veya Türkiye’nin İsrail’deki büyükelçimizi geri çekebilirdi.
    Gazze katliamı ortadayken, Yahudi kongresinin kendilerine verdiği üstün cesaret madalyası neden hala iade edilmemektedir?
    Davos’ta bu anlamlı tepkiyi ortaya koyan başbakan, “ölü doğdu” dediği Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanlığı görevine hala devam edecek midir?
    Sonuç itibariyle Davos tavrı, milletimizin takdirini kazanmıştır. Ancak şimdi kamuoyu 6 yıllık iktidar döneminde İsrail İle sürdürülen ilişkilerin sorgulanmasını beklemektedir.
    Daha önemlisi bundan sonra Türkiye-İsrail ilişkileri nasıl seyredecektir?
    Türkiye, ABD’de Obama’nın da göreve başladığı bu dönemde, bölgesinde ve dünyada kendi milli görüşü doğrultusunda ortaya tutarlı bir dış politika koyacak mıdır?
    Millet bunu bekliyor. Bundan sonraki süreç bir samimiyet testi olacaktır.
    Eğer bu tavır içi doldurulamayacak, siyasi bir projeye dönüşmeyecekse, Davos tavrı seçimlerin de yaklaştığı bir dönemde bir şov olmaktan öteye geçemeyecektir.
    Unutmayalım ki, genel başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu şu esas, Türkiye’nin istikbalini belirleyecektir. Uluslararası ilişkiler karşılıklı menfaat ve zarar esasına dayanır. Güçlü ve caydırıcı olmak, bölge ve dünyada inisiyatif kullanmak Türkiye’nin hedefi olmalıdır. Tarih boyunca insan hak ve hürriyetlerinin teminatı olmuş milletimiz bugün dahi bu misyonun sahibidir. Zulme destek olmamak, mazlumu korumak Türk milletinin şiarıdır. Şimdi sayın Başbakandan ve AKP iktidarından bu doğrultuda yeni bir siyasi çizgi belirlemesini bekliyor, yüce milletimizin hissiyatını paylaşıyoruz.

  3. SIZE TESEKÜR EDERIZ
    TÜRKIYE EKONOMI KRIZDE
    SAYIN AKP HÜKÜMETI YURT DISINDAKI TÜRKLERIN PARASINA ISTIYOR 1000,000 GURBETCIYE AKP NIN ISLAMCI HOLDINGLERI PERISAN ETTI
    KOMBASSAN VE DIGERLERI
    AKP ERGENEKON ICIN ADALET ARARKEN
    YESIL SERMAYE,ISLAMCI HOLDING ADALETSIZLIGINE GÖRMÜYOR
    SADECE BIR YASA CIKARIP YESIL SERMAYELI HOLDINGLERIN MAL VARLIGINA EL KOYACAK
    BENDE SEANEN KECISI BESLEYECEGIM

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız