Reklam Ver

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayzin B. Küden ve Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi Başkanı Prof. Dr. Haydar Şengül dostumuzun daveti üzerine Tarım Öğretiminin 163. Yılını, Adana’da kutladık.
‘Küresel Ekonomik Kriz ve Tarım’ konulu panelde görüşlerimizi paylaştık. Yeni bilgiler, yeni dostlar kazandık.
Adana’da gün boyu tarıma yıllarını vermiş emektar bilim insanları, ziraat mühendisleri ve çiftçilerle, ihracatçılarla konuştuk.
Çukurova Üniversitesi’nin kurucu rektörü Prof. Dr. Mithat Özsan, tarıma 60 yılını vermiş çok değerli bir bilim insanı. Çukurova Üniversitesi’nin geldiği yere bakarak Mithat Özsan’ın nasıl bir vizyona sahip olduğunu ve neleri başardığını görmek mümkün. Mithat Özsan’ın, “Tarıma 60 yılımı verdim. Bu 60 yılda ülke olarak ciddi bir tarım politikası yürütemedik.” sözleri sektördeki temel sorunu özetliyor.
Adı otomotiv sektörüyle özdeşleşse de çok iyi bir ziraatçi olan Otomotiv Sanayii Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, yaptığı özel sunumda tarım sektörünün yıllardır çok ihmal edildiğini, gerekli desteğin verilmediğini söyledikten sonra, kamu yöneticiliğinin bu konuda çok zayıf olduğunu, küresel rekabette sürdürülebilir bir tarımsal yapının kurulması gerektiğine dikkat çekti.
Avrupa Birliği Uzmanı Can Baydarol, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin diğer ülkelerle karşılaştırılamayacağına dikkat çekti. Türkiye’nin üyeliği ile sadece tarımdan dolayı birlik bütçesine 20 milyar Avro bir yük bineceğini, bu nedenle tarımın dışarıda tutulmak istendiğini ifade etti.
Adana Vali Yardımcısı Fikret Deniz, Prof. Dr. Oğuz Yurdakul, Prof.Dr. Numan Özcan,  Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Bayram, Ziraat Mühendisi Saim İnce ve bir çok katılımcı görüşlerini dile getirdi. Görüşler farklı da olsa çok uygar bir ortamda tartışıldı.
Toplantıdan sonra Adana Çiftçiler Birliği’nin uzun yıllar başkanlığını yapan Cumali Doğru ve oğlu Mutlu Doğru,  Adana’nın ve Türkiye’nin en büyük narenciye üreticilerinden Özden Özler, Çukurova Üniveritesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi aynı zamanda çiftçilik yapan Prof. Dr. Bülent Özekici, Adana’nın başarılı kadın çiftçilerinden Oana Çorat, Gazi Sulama Birliği Başkanı ve İngiltere’de eğitim gördükten sonra Adana’da çiftçilik yapan Hüseyin Avni Özşahin ile buluştuk.
Türkiye şartlarında büyük ölçekte üretim yapan ve en son teknolojiyi kullanan bu çiftçileri dinledikçe yazının başlığı da şekillendi, büyük çiftçinin derdi de büyük olur.
Tarım politikasını yönetenler bir yandan “ölçek ekonomisine geçmemiz lazım, teknolojiyi tarımla buluşturmamız gerekir” diyorlar, diğer tarafta bu işi yapanları adeta cezalandırıyor.
İklimdeki değişiklik nedeniyle son yıllarda Adana’da don felaketi çok sık yaşanıyor. Küçük çiftçiler önlem alamadığı için kaderine razı oluyor. Büyük çiftçiler ise, don zararını önlemek, meyve ağaçlarını korumak için çok ciddi yatırımlar yapıyor. Dona karşı rüzgar pervaneleri kuruyor. Bu pervanelerin her biri 40 dönümde etkili oluyor. Ürünü dona karşı koruyor. Çiftçi bu pervaneleri alırken yüzde 18 KDV ödüyor.
Uçakla zirai ilaçlama yasaklanınca, çiftçiler veya daha önce uçak sahibi olan firmalar kendinden yürür ilaç makineleri almaya başladı. Bu makinelerde de yüzde 18 KDV uygulanıyor. Teknoloji kullanımı adeta cezalandırılıyor.
Daha da önemlisi her çiftçinin kullandığı ve verimliliği en çok etkileyen gübrede bile KDV yüzde 18. Çok lüks bir ürün olan pırlantada yüzde 1 KDV uygulanırken, gübreden yüzde 18 KDV alınması çiftçiyi cezalandırmaktan başka bir anlamı yok. Hükümet, çiftçiye verdiği gübre desteğinden çok daha fazlasını KDV olarak geri alıyor.
Benzer bir uygulama sulamada var. Hükümet, damla sulama yatırımlarını destekliyor. Fakat, elektriğe sık sık yapılan zamlarla bu destek fazlasıyla geri alınıyor. Çiftçi, sanayiciden daha pahalıya elektrik kullanarak sulama yapmak zorunda kalıyor.
Adana’da konuştuğumuz her çiftçinin ısrarla dile getirdiği bir başka konu ise zirai krediler. Ziraat Bankası, 18 aylık kredinin vadesini 18 aydan 24 aya çıkarmış. Herkes bundan memnun. Fakat, bu 6 aylık uzatma için faiz sübvansiyonu uygulanmıyor. Yüzde 7 faizle sübvansiyonlu kredi kullanan çiftçi, bu krediyi ödeyemediği için vadesi 6 ay uzatılıyor. Bu 6 aylık dönem için yüzde 18.5 faiz uygulanıyor. Çiftçiler bu 6 aylık dönem için de faiz sübvansiyonu istiyor. Bu konuda bankanın yapabileceği fazla bir şey yok. Bakanlar Kurulu’ndan karar çıkması gerekiyor. Çiftçiler, bu kriz ortamında ceza değil, destek istiyor.

Reklam Ver

3 YORUMLAR

  1. Sn. Ali Ekber bey;
    Krizin etkilerini azaltmak için hükümetin çıkaracaği paket ne zaman açıklanacak ve bu pakette tarım sektörüne yönelik ne gibi hamleler yeralacak?Son 2 günde ağırlıklı olarak çiftçi borçlarının 2 sene faizsiz ertelenebileceği konuşuluyor ki işte bu gerçekten bir destek sayılabilir ve çiftçiyi çok ferahlatır , bir toplarlanma sağlar.Bu tip ve benzeri desteklere gerçekten çok ihtiyacımız var ancak son durum nedir lütfen bilgi verir misiniz?

  2. BU EKONOMI KRIZDEN CIKMAMIZ ICIN
    HÜKÜMET ACIL EYLEM PLANLARI ALMALIDIR
    TARIM VE HAYVANCILIK DESDEKLERINE KESTILER
    YESIL SERMAYELI HOLDINGLERE KAYNAK AKTARIYORLAR
    TARIM VE HAYVANCILIGA VERILEN PARA
    TUNCALIDE NAZMIYE KÖYÜNE BEYAZ ESYA OLLARAK
    KÖMÜR,MAKARNA OLLLARAK SECIM KAMPANYASINDA KULLANILIYOR
    ARTIK YESIL SERMAYEDE HISSEN VARSA ZENGINSIN

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız