Reklam Ver

Bir süre önce Mustafa Kemal Atatürk’ün 1930’da Atatürk Orman Çiftliği’nde çekilen görüntüleri medyaya yansıdı. Amerikan Büyükelçisi Joseph C.Grew ve diğer konuklarına çiftliği gezdiren Atatürk’ün o görüntülerde tarım ve hayvancılığa ne kadar önem verdiği bir kez daha görülüyor. Dikkat çekici bir başka yönü ise, o kısa görüntülerde çiftlikteki hayvanların ırkı, ıslah çalışmaları üzerinde durulması.
Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana ırk ıslahı için çeşitli çalışmalar yapıldı. Öncelikle yerli ırkların kendi içlerinde ıslahına çalışıldı. Fakat bu şekilde yeterli ilerleme sağlanamayacağı anlaşılınca kültür ırkı hayvanlar ithal edilerek melezleme çalışmaları başlatıldı. 1970’li yıllardan itibaren ise öncelik ithalata verildi. Bu dönemde ıslah çalışmaları denilince sadece yurtdışından damızlık hayvan/sperma ithalatı anlaşıldı. Bu da istenen başarıyı sağlayamadı.
Son yıllarda hem yerli hem de ithal kaynaklardan ıslah çalışmaları yapmak için atılan en ciddi adım ise,Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 1999’dan itibaren uygulanmaya başlanan Ulusal Islah Programı oldu.
Birlik Genel Sekreteri Fehmi Aksoy’un anlattığına göre,bu program kapsamında öncelikle Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne üye işletmelerde bulunan sığırlara ilişkin soykütüğü ve verim kayıtları kaydediliyor. Bu kayıtlar aracılığıyla yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkiye’de döl kontrolünden geçmiş boğa sperması elde edilmesi amaçlanıyor. Bugüne kadar gerek yurtiçinde üretilmiş gerekse yurtdışından sperması ithal edilmiş boğaların Türkiye koşullarında denenmesi mümkün değildi. Sperma ithal edilirken yurtdışından sperması ithal edilen boğaların kendi ülkelerindeki değerlendirme sonuçlarına bakılıyordu. Oysa ıslah, her ülkenin kendi üretim koşullarında yürütülen ve ülke tercihleri ile üzerinde çalışılan özelliklerin ekonomik özellikleri dikkate alınarak yürütülen bir faaliyettir. Dolayısıyla herhangi bir ülkede döl kontrolünden geçmiş, yüksek verim değerine sahip bir boğanın Türkiye’de aynı sonucu vermeyebilir.
Tek başına ırk ıslahı yeterli değil. Mutlaka sütün de özellikleri bakımından değerlendirilmesi, analiz edilmesi gerekiyor. Bunu için süt bileşenlerini tespite yönelik kalite laboratuarlarına ihtiyaç var. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği bu konuda bir proje hazırladı. Fakat gerekli kaynak bulunamadığı için yaşama geçirilemiyor.
Avrupa Birliği’nde bu tür çalışmalar devlet destekleri ile yapılıyor. Avrupa Komisyonu’nun 23 Aralık 2003 tarihli kararı 3/1/2004 tarihli resmi gazetede yayınlanan 1/2004 sayılı Yönetmeliği:
Soykütüklerinin kurulumu ve sürdürülmesiyle doğrudan ilişkili idari harcamaları karşılamak için  yüzde 100’üne kadarı,
Genetik değerlendirme ve verim tespiti amacıyla, hayvan sahipleri tarafından yapılan verim ölçümleri ve rutin süt kalite kontrolleri dışında kalan işlerden üçüncü kişilerce yetiştiriciler adına yapılan test masraflarının yüzde 70’ine kadarı,
Hayvan üretim merkezlerindeki yatırımlar için yeni hayvan ıslahı teknikleri veya uygulamalarının çiftlik seviyesinde tanıtımı için -suni tohumlamanın tanıtımı veya uygulamalarıyla ilişkili masraflar hariç-, masrafların  yüzde 40’ına kadarı yardım olarak verilebilir deniliyor.
Bu yönetmelik doğrultusunda pek çok AB ülkesinde özellikle yetiştirici örgütlerinin yürüttüğü süt kontrol ölçümlerinin ve soykütüğü tutma bedellerinin büyük bir kısmı devlet tarafından destekleniyor.
Türkiye’de ise geçtiğimiz yıllarda yetiştiricilerin ıslah faaliyetlerinin içinde olmasını özendirmek amacıyla verilen soykütüğü desteklemeleri ciddi oranda düşürüldü.
Yapılması gereken,Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından sürdürülen ıslah çalışmalarının ve kaliteli süte göre piyasanın oluşmasını sağlamak amacıyla süt kontrol laboratuarlarının bir ana önce yaşama geçirilmesinin desteklenmesi. Ancak bu şekilde süt ile ilgili bir çok sorun çözülebilir ve kaliteli süte göre bir piyasa oluşturulabilir.

Reklam Ver

3 YORUMLAR

  1. D.S.Y.M.B. sizlerin ofisinizden bakarak gördüğü gibi yararlı işler yapmayı bırakalı çoook olmuştur.Son yıllarda sadece kendi kasalarını doldurmakla meşguller.Islah,süt kalitesi v.s.sadece içtüzüklerinde yazılı cümleler olmuştur.Damızlık Birliği üyesi olan yada olmayan bir yetiştiriciye sorduğunuzda vereceği cevaplar yukarda yazılanlarla doğru orantılı olacaktır.

  2. Sayın TEO MAN,
    Öncelikle duyarlılığınız için çok teşekkür ederim. Yaptığınız eleştiriye de saygı duyarım. Ancak, “sizlerin ofisinizden bakarak gördüğü…” eleştirinizikabul etmem mümkün değil. Ben yazılarımı ofisten bakarak değil, Edirne’den Hakkari’ye kadar yerinde görerek veya üretici ile, sanayici ile,çiftçi örgütleri ile konuşarak, tartışarak ve araştırarak yazıyorum. Yazılarımı okursanız her hafta Anadolu’da olduğumu görebilirsiniz.
    Yorumlarınızla yaptığınız katkı için tekrar teşekkür eder yeni yorumlarınızı bekler,saygılar sunarım..
    Saygılarımla,
    Ali Ekber Yıldırım
    Dünya Gazetesi Tarım Yazarı

  3. e burası türkiye 30 yaşında biriyim kendimi bildim bileli çalışırım fakat ne bi gemim nede bi yatım yada katım olmadı can kardeşler ülkemizin deyişime uğratabilmemiz in yolu sadece siyasetten geçiyor bu nedenle bu bürokrat denilen insanların dokunulmasının kaldırılması halinde senin yada benim paramla kimse kendine hisse satın alamıyacak bu nasıl olacak derseniz hedefimiz osman pamukoğlu nun yolu olrsa kesi,n bi çözüm olacaktır türkiye için yaşasın vatan yaşasın türk milleti

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız