Reklam Ver

Geçen yıl seçim vardı. Fındığın toplanmasına 20 gün kala (9 Temmuz’da) fiyat açıklandı. Bu yıl seçim yok, üretici 20 gündür fındık topluyor. Fındık fiyatı daha açıklanmadı.
Hububatta “fiyat düşmesin” diye fiyat açıklamayan Hükümet, fındıkta da “fiyat yükselmesin” diye açıklamıyor olabilir mi?
Bilemiyoruz. Fakat, ortalıkta bir çok senaryo dolaşıyor.
En güçlüsü, fındık fiyatının geçen yılki 5 YTL’ nin altında açıklanacağı, aradaki farkın üreticiye prim olarak verileceği yönünde. Ancak, primden sadece çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçiler yararlanacak.
Bir başka senaryoya göre ise, Hükümet, 2009’da yapılacak yerel seçimde oy kaybetmemek için geçen yıl olduğu gibi brüt 5 YTL fiyat açıklayacak.
Fındıkta sözü geçen bakanlardan Enerji Bakanı Hilmi Güler, 5 YTL’nin altındaki bir fiyatı üreticiye anlatmanın güçlüğünü dile getiriyor.
Ulusal Fındık Konseyi’nin “avans fiyat” önerisine ise kimse sıcak bakmıyor.
Fındık üretim bölgesinde konuşulan senaryolar ve Ankara’dan gelen haberler Hükümetin, fındıkta açıklayacağı fiyat ile hem üreticiyi, hem ihracatçıyı memnun etmeye çalıştığı yönünde. Böyle bir üretim sezonunda hem üreticiyi hem ihracatçıyı memnun etmek kolay değil.
Çünkü, stokta 300 bin tonu aşkın eski yıllara ait kabuklu fındık var. Bu yıl beklenen üretim ise en az 700- 750 bin ton. Fındık arzı 1milyon tonu aşıyor. İhracat ve iç piyasanın fındık talebi 550-600 bin ton olacağına göre  bu yıl en az 200 – 250 bin ton kabuklu fındık daha stoğa eklenecek. Bununda faturası çok ağır. Bu faturanın altından devlet hariç, kimse kalkamaz.. 
Hükümet de herkesi memnun etmek için bu ağır faturayı devlete ödetiyor.
Nasıl mı?
Geçen yıl FİSKOBİRLİK’te hükümet yanlısı bir yönetim görev başına getirildi. Buna rağmen fındık alımı için TMO görevlendirildi. TMO, Tarım Bakanlığı’nın emrinde.
Seçim öncesinde TMO ile FİSKOBİRLİK arasında bir anlaşma yapıldı. Anlaşma ile, TMO, garantör oldu ve daha önce bir kuruş kredi vermeyen bankalar FİSKOBİRLİK’ e 106 milyon YTL kredi açtı. Ayrıca, TMO, 12,5 milyon YTL avans vererek FİSKOBİRLİK’te çalışanların maaşlarını ödenmesini sağladı. Bu da yetmedi. TMO,  FİSKOBİRLİK’in deposundaki  2005 yılına ait 67 bin ton fındığı kilosu 4 YTL’ den satın aldı. 2007 fındığına ise 5 YTL fiyat açıklandı.
FİSKOBİRLİK üreticiye borçlarının bir kısmını ödeyerek rahat bir nefes aldı. Üretici fındığını 5 YTL’den TMO’ya verdi. Hükümet, bu politika ile bölgeden yüzde 60-70 oy aldı. Herkes memnun oldu.
Bu memnuniyetin elbette bir faturası olacaktı. Hükümet, yağlık kararnamesi çıkararak TMO’nun fındık satışından, yağlığa ayrılmasından doğacak tüm zararların devlet hazinesi tarafından karşılanmasına karar verdi.
Bu kararnameden sonra, ikinci bir kararname daha çıkarıldı. TMO, stoktaki fındıktan 30 bin tonunu 1.1 YTL’ den FİSKOBİRLİK’ e sattı. Daha anlaşılır bir dille yazmak gerekirse, TMO; FİSKOBİRLİK’ ten 4 YTL’ den aldığı fındığı bir yıl sonra 1.1 YTL’ ye geri verdi. Sadece bu işlemden dolayı devlet 100 milyon YTL zarara uğradı. Kararnameye göre, satılan fındık yağ yapılacak ve piyasada satılarak üreticiye borç ödenecekti. FİSKOBİRLİK’in elindeki fındığı yağ yapmak yerine el altından piyasaya 2 YTL’nin altında sattığı iddia ediliyor.
Böylece hükümet, üreticiyi memnun ederken ihracatçıya da dolaylı yoldan ucuz fındık sağladı. Hem üretici hem ihracatçı memnun oldu.
İki yıldan beri yaşanan bu memnuniyetin faturasının 1.5 ile 2 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Aynı dönemde yaklaşık 1 milyar dolar da ihracat gelirinde azalma olduğu dikkate alınırsa 2006 ve 2007 yılında devletin fındıktan doğan zararı 2.5 ile 3 milyar doları buldu. Herkesi memnun etmenin iki yıllık faturası bu. Bu yıl aynı politika ile buna en az 1 milyar dolarlık fatura daha eklenecek.
Üretici, ihracatçı, hükümet herkes memnun. Faturayı ise devlet hazinesi yani halk ödüyor.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız