Reklam Ver

Türkiye’de tarım sektörüne bakış, politikalar, uygulamalar seçim yıllarında çok farklı olur.
Çiftçiye şirin görünmek ve kırsal kesimin oyunu almak için ürün fiyatları yüksek açıklanır. Ödemeler zamanında yapılır. Destekler artırılır. Sınırsız vaatlerde bulunulur.
Seçimden sonra her şey tersine döner. Bir sonraki seçime kadar çiftçi görmezden gelinir. Verilen sözlerin bir çoğu unutulur. Destekler tırpanlanır. Ürün fiyatları düşük açıklanır. Ödemeler keyfe keder yapılır. Bu sadece AKP Hükümeti dönemine özgü bir tutum değil, 1950’lerden beri böyle. Çiftçiye parayı veren oyu alır. Çiftçi de parayı görmenin sevinci ile şapkasını havaya, oyunu iktidar partisine atar. Bir sonraki seçime kadar şapkayı arar.
Geçen yıl 22 Temmuz seçimlerinden önce AKP Hükümeti tarım bütçesinin yüzde 95’ini harcadı. Henüz ödemesi gelmemiş destekler, geçmiş yıllara ait bekleyen ne kadar alacak varsa hepsi ödendi.
Ürün fiyatları enflasyonun üzerinde açıklandı. Örneğin fındık fiyatı yüzde 29 artırıldı. Hükümeti protesto eden, yolları kesen fındık üreticileri hükümete oy verdi.
Çiftçinin kefalet borçları affedildi.
Çiftçi parayı görünce şapkayı havaya, oyunu AKP’ ye attı.
Seçimden bu yana tam bir yıl geçti. Tarımda her şey tersine döndü.
Hükümet, son bir yılda tarımda neler yaptı?
Seçim öncesinde yaptıklarının tam tersini.
Tarımsal destekler düşürüldü. 2007’de 5 milyar 576 milyon YTL olan toplam destek 5 milyar 400 milyon YTL’ ye düşürüldü.
Hayvancılık destekleri 1.3 milyar YTL’ den 800 milyon YTL’ ye düşürüldü. Üstelik, bir çok destek kaldırıldı, yem bitkileri destekleri azaltıldı. Kaliteyi, verimliliği, büyük işletmeleri cezalandıran hayvan başına destek sistemine geçildi.
Mısırda destekleme primi 6,7 kuruştan 2 kuruşa düşürüldü.
Gübre ve mazota yüzde 100’e yakın zam gelmesine rağmen gübre ve mazot desteği artırılmadı. Doğrudan gelir desteği düşürüldü.
Toprak Mahsulleri Ofisi, 1938’den beri ilk kez buğday fiyatını açıklamadı.”Fiyat açıklarsak piyasa fiyatı düşer”  gibi saçma sapan bir gerekçe uyduruldu.
Buğday, mısır, pirinç ve mercimekte üretimi artırıcı politikalar yerine ithalatı artırıcı politikalar uygulandı.
Pirinçte büyük bir kriz yaşandı. İthalatla kriz çözülmeye çalışıldı.
2007 ürünü yem bitkileri, yağlı tohum prim destekleri ve 2007 yılına ait doğrudan gelir desteği ödenmedi.
Yaş meyve ve sebze ihracatında en önemli pazar konumuna gelen Rusya ile büyük bir kriz yaşandı. Ciddi tavizler verilerek kriz çözülmeye çalışılıyor. Henüz tam olarak çözülemedi.
Amerika’dan damızlık hayvan ithalatına izin verildi.
Fındıkta, uygulanan politikanın devlet Hazinesine faturası 1.5 milyar doları buldu. Seçimden önce, Toprak Mahsulleri Ofisi 4 YTL’ den Fiskobirlik’ ten 50 bin ton fındık aldı. Seçimden sonra geçtiğimiz günlerde TMO, aldığı fındığın 30 bin tonunu 1.1 YTL’den Fiskobirlik’e verdi. Bu operasyonun devlet hazinesine zararı 100 milyon YTL civarında.
Hükümet 1 yılda hiç mi iyi bir şey yapmadı. Elbette yapmıştır. Bunları Tarım Bakanlığı’nın internet sayfasından ayrıntılı ve abartılı olarak okuyabilirsiniz. Ayrıca, Başbakan tarafından açıklanan Güneydoğu Anadolu Projesi Yeni Eylem Planı yaşama geçirilebilirse tarım sektörüne büyük katkı sağlayacaktır.
Ziraat Bankası’nın desteği ile yapılan damla sulama yatırımlarının desteklenmesi gibi hükümetin olumlu çalışmaları da var.
Seçim öncesi ve sonrasında yapılanları yazmaya sayfalar yetmez. Ancak gerçek şu ki, bize gelen yüzlerce mesajda( www.tarimdunyasi.net ‘ten  okuyabilirsiniz)  çiftçiler; “ellerimiz kırılsaydı da AKP’ ye oy vermeseydik” diyor.  Biliyoruz ki, Kasım’da seçim olsa ve hükümet 22 Temmuz öncesinde olduğu gibi seçim politikası uygulasa herkes gidip oyunu yine bu hükümete verir. Bundan kuşkunuz olmasın.
 

Reklam Ver

1 Yorum

  1. 1950 yılından bu yana hükümet çiftçiye bu şekilde davranması ile tahıl ülkesi olan TÜRKİYE de ise üretim ez aza inmiştir.Çiftçiler hayatlarından memnun olmadıkları için şehirlere göç etmeye başlamış ve şehir hayatını bilmeyen yurdum insanı bu koca şehirlerde bogulmuş ailesi kaybetmışitır.Bu olaydan sadece çiftçiler mi zarar görüyor? Tabiki hayır bu olaydan TÜRKİYE zarar görüyor dediğim gibi tahıl ülkesi olan TÜRKİYE bile yurt dişindan ithalat yaparsa kaybeden daima biz olacagızdır.Hükümet çiftçiyi değil kendini kandırmaktadır.
    SELCUK ÜNİVERSTESİ SBMYO DİŞ TİCARET

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız