Reklam Ver

Erken bastıran sıcaklar yaş çay alım kampanyasının iki hafta önce başlamasına neden oldu. Çaykur, üreticiden çay alımına başladı. Ancak,fiyat henüz açıklanmadı.
Karadeniz’de özellikle de Rize, Giresun, Artvin ve Trabzon’da 200 bini aşkın çay üreticisi 2008 yaş çay alım fiyatlarının bir an önce açıklanmasını istiyor.
İyi bir fiyat beklentisi içinde olan çay üreticilerinin gözü 9 Mayıs’ta Rize’ye gidecek olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da. Bir dizi açılış gerçekleştirecek olan Başbakan Erdoğan’ın 2008 yaş çay alım fiyatını da açıklaması bekleniyor. Üreticiler, geçen yıl 64 kuruş açıklanan ve 9 kuruş ta destekleme primi verilen yaş çay alım fiyatının bu yıl en az 1 YTL olmasını istiyor. Bir çok üründe olduğu gibi çay öreticileri de gübre fiyatlarındaki artıştan şikayetçi. Çayda kullanılan özel gübrenin fiyatının bir yılda yüzde 100 arttığına dikkat çekiyorlar.
Nasıl bir fiyat politikası uygulanacağı, destekleme priminin ne kadar olacağı Başbakan’ın açıklamaları ile netlik kazanacak. Fakat çayda yaşanan sorunların, tek başına fiyat politikası ile çözülmesi mümkün değil. Çayda çözüm bekleyen bir çok sorun var.
Bu sorunlardan en önemlisi kurulduğundan beri çaylıkların( çay bahçelerinin) yenilenmemesi. Doğu Karadeniz’de 760 bin dekar alanda çay tarımı yapılıyor.Yaş çay üretiminin yapıldığı çaylıkların büyük bölümü 1938’de kuruldu. Çaykur Genel Müdürü Ekrem Yüce’nin verdiği bilgilere göre ideal çay bahçesinin ömrü 65 ile 70 yıldır. Bu nedenle çaylıkların en az yarısının en kısa zamanda yenilenmesi gerekiyor. Yenileme için gerekli olan kaynak 7 milyar YTL. Bu kaynak ayrılmaz ve çaylıklar yenilenmezse üretim tehlikeye düşer, ürün kalitesinde ciddi bozulmalar olur.
Sektörün yıllardan beri çözülemeyen kronik sorunlarından biriside ülkeye giren kaçak çaylar. Yılda ortalama 1 milyon 100 bin ton ile 1 milyon 200 bin ton yaş çaydan  200-220 bin ton kuru çay üreten Türkiye’ye yıllık ortalama 50 bin ton kuru çay kaçak olarak giriyor. Kaçak çay sadece çay üreticisini tehdit etmiyor, tüketici için de ciddi bir tehdit. Böylesine önemli bir sorunu yıllardan beri hiçbir hükümet çözemedi.
Çay üreticileri açısından bir başka önemli sorun ise, çay paralarının zamanında hatta bazen hiç ödenmemesi. 1984’te çayda devlet tekelinin kaldırılması ile özel sektör de yaş çay alımı yapmaya başladı. Geçen yıl Çaykur, 658 bin ton yaş çay alımı yaparken, özel sektör 487 bin ton yaş çay alımı yaptı. Özel sektörde 200’e yakın çay fabrikası var. İçlerinde çok düzgün çalışanlar var. Ancak, bir çok firma üreticiden aldığı yaş çayın parasını bir yıl sonra ödüyor. Bazıları üreticiye para yerine yüksek fiyattan kuru çay veriyor. Bazıları ise, yaş çayı aldıktan sonra kayıplara karışıyor. Üreticiye parasını hiç vermiyor. Bu hem üreticiye hem de özel sektörde düzgün çalışan firmalara ciddi zarar veriyor. Bu sorunun da mutlaka sektörün kendi içerisinde çözmesi gerekiyor.
Bir çok olumsuzluğa rağmen,sektörde olumlu gelişmeler de yaşanıyor.Ürün çeşitliliği artıyor. Yeşil çay, organik çay ve aromalı çay üretimi ve tüketimi yaygınlaşıyor. Türkiye, Avrupa Birliği’nde çay üreten tek ülke. Bu avantajı değerlendirebilirse, sektör ayakta kalır, ihracatta bile söz sahibi olur. Sorunlar çözülemezse, Türkiye Çin ve Hindistan’ın çay pazarı olur.
            ****
Teşekkür
Kızımız Ekin, 29 Nisan’da yaşama merhaba dedi. Sevincimizi paylaşan tüm dostlara teşekkür ederiz.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız