Reklam Ver

Dünya yağlık ayçiçeği üretiminin son 10 yıllık ortalaması 26 milyon ton. Son yıllarda yağlı tohumlardan enerji üretilmesi bu ürünlerdeki üretimi artırdı. Dünya üretimi 2005’te 30.4 milyon  tona, 2006’da ise 32 milyon tona ulaştı.
Türkiye’de ise üretim dalgalı bir seyir izliyor. Son 10 yılda en düşük üretim 2001’de 650 bin ton olarak gerçekleşti. 2006’da ise 1 milyon 118 bin ton üretimle en yüksek seviyeye ulaşıldı. 
2007′ de kuraklığın etkisi ile üretim  son 10 yılın ortalaması olan 800 bin ton civarına geriledi. Yağlık ayçiçeği ihtiyacı ise yıllık 2 milyon ton seviyelerinde. Yerli üretim talebi karşılamaktan çok uzak.
İhtiyacın yarısından fazlası ayçiçeği tohumu, ham ayçiçek yağı olarak dışarıdan ithal ediliyor. Ayçiçeği tohumunun ithalatının çok büyük bölümü Bulgaristan’dan, ham yağ ithalatı ise Arjantin,Ukrayna ve Rusya’dan gerçekleştiriliyor. Sadece ayçiçeği tohumuna ve ham yağa ortalama 300 milyon dolar döviz ödeniyor. Hayvancılık sektöründe yem olarak değerlendirilen 500 bin tonluk küspe ithalatı buna dahil değil.
Diğer bitkisel yağlarla birlikte ithalatın ülkeye faturası 2007’de 1.7 milyar dolara ulaştı.
Çiftçi neden ayçiçeği üretmiyor?
Neden, ülkenin zorluklarla elde ettiği dövizi dışarıdaki çiftçilere destek olarak ödeniyor?
Bu soruların yanıtı çok basit.
Sorun, uygulanan politikalarda. Tarım politikaları üretimi değil, ithalatı destekliyor.
Bir örnek vermek gerekirse, ayçiçeğinde destekleme primi neredeyse 10 yıl oldu uygulanıyor. Sektördeki her kesim tarafından yıllardır dile getirilmesine rağmen prim ekimden önce açıklanamıyor. Bunu hiçbir hükümet beceremedi. Muhalefette iken söz veriyorlar, iktidara gelince sözlerini unutuyorlar.
 2007 ürünü ayçiçeği hasadı aylar öncesinden yapıldı. Fakat destekleme priminin ödenmesi bir yana daha ne kadar olacağı bile belli değil.
Bu belirsizlik ortamında çiftçi için ayçiçeği alternatifsiz bir ürün değil. Buğday, mısır ve daha bir çok alternatifi var. Çiftçi alternatif ürünlerin fiyatına bakarak üretime karar veriyor. Bu yıl buğday fiyatları çok yükseldiği için, çiftçi buğdaya yönelirse kimse şaşırmasın.
Ayçiçeği üretimini baskı altında tutan ve ithalatı cazip hale getiren bir başka unsur ise döviz kuru. Kur baskı altında tutulduğu sürece ithalat daha cazip olmaya devam ediyor.
Bu konuda sadece üretici değil. Sanayici de tedirgin. Son bir yılda ham ayçiçek yağının tonu 725 dolardan 1750 dolara yükseldi. Fabrikalar durma noktasına geldi.
Çözüm ne?
Çözüm ithalatı değil,üretimi destekleyen politikalar uygulamak.
         *****
DÜNYA 28 yaşında
Rahmetli Nezih Demirkent’in kurduğu DÜNYA Gazetesi, 28 yıldır her konuda olduğu gibi tarımda da Anadolu’nun sesi oldu. Okurlarının desteği ile bugünlere gelen DÜNYA’ da bilgilerimizi paylaşmak dileği ile gazeteye emeği geçen herkese ve siz okurlarımıza teşekkür ederiz.

Reklam Ver

2 YORUMLAR

  1. Sayın Ali Ekber bey,
    Ayçiçeği ekimi,Buğday ekimi Türk çiftcisinin ürettiği bütün ürünlrin temelinde sizinde belirtiğiniz gibi desteklenecek ürünlerin zamanında destek oranlarının bildirilmemesi,ayrıca Kütahya Bölgesinde yaptığım ilçe,belde ve köylerde yaptığım çiftçi ziyaretlerinde üzülerek ifade ediyorum .Çiftçi üretim yapmaktan bezmiş durumda sebebi mazot,gübre gibi ekimde olmaz ise olmazlar çok pahalı olduğunda örn.40 da arazisi olan bir çiftçi ile sohbetimde sadece 6 da. ektim neden az ekim yapmışsın dediğimde ,hesap yaptım tamamını ekim yaparsam 3,3.500 ytl yapıyor ben okadar saman ve un alsam bana yeter dedi.Çiftcinin geneli aynı düşüncede ama sen ekmez isen o ekmez ise saman balyası olursa iki katı ozaman ne olacak dediğimde ne yapalım bakarız bir çaresine diyerek gün kurtarma peşine düşmüş çirtçi.Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetmek kolay değil sadece Hükümetin Tarım Desteklemelerinde yapacağı ekim dönemi Mazot,Gübre,Tohum Desteği gibi destekleri Ekim takvimi zamanı Eylül-Ekim-Kasım aylarına yayarak yapıldığında bizbu sorunların üstesinden geleceğimize inanıyorum.Bu değerlendirmelerimi Kütahya Bölgesi adına yapıyorum diğer bölgelerimizinde yetiştirdiği ürünlere aylarına uygun ekimde destekler verilirse üretime katkısı olacağı kanatindeyim.Lütfen Tarım ve Hayvancılığa Hizmet edenlere sesleniyorum .Türkiyede 1163 sayılı kanunla kurulmuş çiftçinin daima içinde olan kooperatif yöneticileri ile toplantı yapılarak bir tarım politikası belirlenmesini talep ediyorum geç kalı isek çiftçi topraktan elini çektimi bir daha dönüp toprağa bakmıyor.Topraklarımızı başkaları ekip çiftçimizi ırkat etmeyelim.Çiftçilerimizin ürünü bol gölnü feraf olası dileklerimle .S.S.Kütahya Haykoop Bşk.Yusuf ÇALIŞKAN

  2. bu çiftçinin aklı böyle olduğu müddetce bu çiftciden adam olmaz.neden eskiler derlerye köylünün derneği olmaz o sebepten köylü hazır kazanılmış istiyorda ondan hepinize teşekkürler

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız