Reklam Ver

Yaklaşık 10 yıl önceydi. Postadan gelen zarfların birinden o dönem Sütaş’ ın Genel Müdürü olan Muharrem Yılmaz ve Tarımsal Projeler Koordinatörü Mehmet Açıkgöz’ ün imzasını taşıyan bir rapor çıktı. Raporda Türkiye’de hayvancılık ve süt sektörünün sorunlarının çözümü için “Ulusal Süt Konseyi” nin kurulması öneriliyordu. Çok detaylı bir çalışmaydı. Konseyin amacı, organları, oluşturulacak komiteler, süt fiyatının belirlenmesi, süt fonunun oluşturularak piyasaya gerektiğinde müdahale edilmesi ve daha bir çok konu ayrıntılı olarak ele alınıyordu.
Bu öneri dönemin Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp’ e sunuldu. Gökalp, sektörün taraflarını çağırdı ve bir çalışma grubu oluşturuldu. Kanun taslağı bile hazırlandı. Fakat,  bu taslak bir türlü yasallaşamayınca konsey kurulamadı.
Bakanlar, bürokratlar geldi geçti. Muharrem Yılmaz ve arkadaşları işin peşini bırakmadı. Üretici, sanayici ve kamu kesimi her fırsatta böyle bir konseyin kurulmasının gerekliliğini dile getirdi.
2006’da çıkarılan Tarım Yasası’na ürün konseylerinin kurulması yönünde bir madde konulunca Ulusal Süt Konseyi’nin kurulması çalışmaları da yeniden hız kazandı. 
Bakanlık, “Ulusal Süt Konseyi Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik Taslağı” nı  geçen yılın sonunda tartışmaya açtı.
Üretici örgütleri, sanayiciler ve bürokratlar taslak üzerinde çalıştı.
Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda yapılan 4 toplantıda taraflar görüşlerini ve önerilerini ortaya koydu. Zaman zaman sert tartışmalar yaşandı.
Yönetmeliğe son şeklin verildiği toplantı geçen hafta Ankara’da yapıldı. Bir çok konuda uzlaşma sağlanmasına rağmen, Ulusal Süt Konseyi’nin süt fiyatlarını belirlemesi, piyasayı düzenlemesi, tüketimi artırıcı çalışmalar yapması, konseyde temsil şartları gibi temel konularda sanayici ile üretici örgütleri arasında uzlaşma sağlanamadı.
Sanayiciler, konseyin süt fiyatını belirlemesine, piyasaya müdahale etmesine ve süt fonuna karşı çıktı.
Üretici örgütleri ve konseyin fikir babası Sütaş temsilcileri ise, fiyat ve piyasa istikrarının sağlanmasında etkin olmayan bir konseyin ölü doğacağını, süt fonunun mutlaka kurulması gerektiğini savundu.
Toplantı sonunda sanayicilerin istediği oldu. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, yönetmeliğe son şeklini vererek Resmi Gazete’ de yayınlayacak. Üretici örgütleri, fiyatın belirlenmesi ve piyasanın düzenlenmesi de dahil 4 temel konuda çekincelerini bakanlığa bildirdi.
Sütaş yöneticileri de gelinen noktada tam bir düş kırıklığı yaşıyor. Yaklaşık 10 yıl boyunca emek verdikleri ve ülke gündeminde tuttukları Ulusal Süt Konseyi’nin bu şekilde içinin boşaltılmasını herhalde hiç beklemiyorlardı.
Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği(SETBİR) Başkanı Erdal Bahçıvan’ a göre, fiyat belirleme konusu çok hassas. Ülke genelinde tek bir fiyatın belirlenmesi ve bir süre sonra bu fiyatın kırılması durumunda, Konseyin ciddi zarar göreceğini düşünüyor. “Kervan yolda düzülür” mantığı ile, konsey kurulduktan sonra fiyat  konusunun  tekrar ele alınabileceğini söylüyor.
Bütün bu tartışmalar ekonomik bir gerekçe gösterilmeden çiğ süt fiyatlarının düşürüldüğü bir dönemde yaşanması Ulusal Süt Konseyi’ nin önemini bir kez daha gösteriyor. Yıllardan beri piyasa ve fiyat istikrarı sağlanamıyor. Herkes bundan şikayetçi.
Ulusal Süt Konseyi bu istikrarı sağlayacak tek oluşum olarak görülüyordu. Fakat konseyinde içi boşaltılmış görünüyor.
Sütte her şey eskisi gibi devam edecekse o zaman konseye ne gerek var?

Reklam Ver

8 YORUMLAR

  1. Ali Ekber bey bu Ülke bizim İsanlarımız bizim Ülkemiz ve İnsanlarımız Güzel ama ne yapılmak istendiğini anlamış değilim benim bir tabirim vardır.Benim yaşadığım Hisarcık İlçesi 5000 nufuslu bir güzel ilçe ilçede bir kaç kişi efelenir ama nereye kadar emet malısı yol ayrımına kadar ben de derimki kardeşim efelenebiliyorsan,Ankara ya kadar efelende İlçemize hizmetler getirgel derim emet yol ayrımına kadar efeleniyorsun ondan sonra yapacağımız bir şey varmı abi diyorsun,inanıyorumki bu süt konseyindde böyle olmuştur kendi kendimize efelenirken içimizde yok olup gidiyoruz. ya kardeşim aldığımız noktadan daha ilerilere gitmesini sağlasak şu anda avrupa süt piyasasında olsak olmazmı anlayamadığım bu ülkenin ne bu birbiriyle derdi allah aşkına israil tohumda,hollanda gebe düve süt te ne olacak benim çiftçim,kendi toprağında ırgat olarakmı çalışacak bazı ülke firmalarına ne oluyor bize allah aşkına kendimize büyüklene büyüklene kaybolduk bakınız şahsım sorumlu olduğumdan fazlasını yapmaya çalışıyor yoluma devan ediyorum çünkü çiftçimizi ilçemi ülkemi çok seviyorum.Yusuf ÇALIŞKAN HİSARCIK KÜTAHYA

  2. sevgili Ali bey
    bir yıl önce yazmış olduğunuz Ulusal Süt Konseyi yazınıza bugün daha rahat cevap yazabilmenin mutluluğunu yaşıyorum.
    Ben uzun yıllar özlemle kurulması beklenmiş ama bir türlü kurulamamış olan Süt Konseyinin kurucu üyesi Haykoop temsilcisi Memduh KOYUNCU olarak büyük bir mutluluk yaşıyorum.Çünkü sektörümüzdeki sorunların tartışılıp değerlendirileceği bir konsey nihayet kuruldu.Artık eleştirme ve kusur arama dönemi birmiştir.Her kesimden bu güzel harekete destek ve yapıcı eleştirileri bekliyoruz.
    Şimdiden yapacağınız eleştiriler ve olmasını arzu ettiğiniz düzenlemlerle ilgili önerilerinizi bekliyorum ve teşekkürlerimi sunuyorum.
    Memduh KOYUNCU
    USKON Geçici Yönetim Kurulu Üyesi

  3. sonunda böyle bir konseyin kurulmasına sevindim, ulusal zootekni kongresinde makalemin konusu bu konuyla ilgiliydi ve böyle bir konseyin gerekliliğini görmüştüm,böyle bir kurumun kurulmasının herkez için iyi olacağını düşünüyorum.başarılı olmasını diliyorum.saygılarımla
    ziraat mühendisi Lokman ÜÇ

  4. sayın ali bey; ben sizin devamlı yazılarınızı okuyorum. hiç boşa yazmadınız. süt konseyi hakkında yazdıklarınız tamamen doğru içi boş bir konsey kurulmasa daha iyi olacaktı. şimdi herkes (bakanlık da dahil)ümidini konseye bağladı ama bizim konseyin sadece adı var. ab ye karşı kurduk demek için kurulan bir konsey. yönetmeliğindeki maddeleri bile birbiriyle çelişen bir konsey ülke hayvancılığına ne katkı sağlayabilir ki……

  5. Sevgili Tuğrahan kardeşim,
    Süt konseyinin içi boş olduğuna nereden karar verdiniz.Bakınız yönetmelikteki ufak tefek eksiklikler için değişiklik teklifi yapıldı ve bakanlar kurulumuzun onayına sunuldu.Bakanlığımız bize her türlü desteği veriyor.Sizlerden yapıcı eleştirilerinizi bekliyoruz salt eleştirmekle bir yere varılmaz.Çözüm önerilerinizi bize lütfen ulaştırınız. Memduh Koyuncu (memduhkoyuncu@hotmail.com )Her türlü hakınızın takipçisi olacağım saygılarımla….

  6. Ulusal Süt Konseyi kurulmasını hepimiz destekliyoruz.
    Şimdi fiyat oluşumu (çiğ süte kalite) kanunu ve destekleme alımları kanunları çıkarılmalı.Tabii konuyu bilenler ile birlikte.
    Fiyat oluşumunda her zaman sanayici nihai kararı vermeli ve fiyatlar bölgesel belirlenebilmelidir.
    Üreticinin çiğ süt fiyatlarının yüksek olması için ihracat olmalıdır. Avrupa Birliği pazarının açılması Konseyin çalışması lazım. Regionalizasyon şartları bölgesel rekabeti ve sütün kalitesini, Hayvan sağlığını, Sütün hijyenini ve resmi kontrol mekanizmasını geliştirecek ve AB ihracatını başlatacaktır.

  7. Uzun süredir üzerinde düşünülen ve bu konuda çalışmalar yapılan Ulusal Süt Konseyinin kurulması özellikle süt fiyatlarının düştüğü bu dönem için üreticilerimize moral ve ümit olacağını düşünerek kurucuları ve bu konseyi destekliyorum. Tabii ki yeni kurulmuş olan bir otoritenin çeşitli şekillerde eleştirilmesi doğaldır. Ancak böyle bir konseyin yasallaştırılması ile ilk olumlu adım atılmış demektir. Bu noktadan sonra yapılacak olan, bu otoritenin en verimli ve etkili şekilde nasıl çalışacağını ve sürekliliğini koruyacağını açıklayan yanıtlar bulmaktır. Biz üretici çıkarlarını gözeten arkadaşların şu anki ve ileride oluşabilecek problemlere çözüm önerileri sunmaları ve yorumlarını bu yönde gerçekleştirmeleri daha doğru olacaktır. Ulusal Süt Konseyinin bölgelere göre değişecek olan süt fiyatlarında istikrar sağlama, piyasa dengeleme, süt desteklemeleri, sütün ihracatı ve ülke içinde olumsuz etki yaratacak olan ihracat-ithalat açığı düzenleme gibi temel görevleri dikkate alacağını umuyorum. Ancak bu konuda yapılan bazı önerileri doğru bulmuyorum. Birim fiyatı uygulaması gibi ülke genelinde tek bir fiyat oluşumu yine olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Sütün kalitesi, üretim maliyeti bölgelere göre farklılık göstermektedir. Ayrıca fiyat oluşumunda nihai kararı sanayicinin vermesi önerisine kesinlikle katılmıyorum. Piyasa durum analizi sonunda elde edilen bilgilere göre üretici, sanayici ve piyasa dengesini koruyacak ortak bir fiyat belirlenmelidir. Aksi taktirde süt konseyinin varlığı, bu konuda bir şeyi değiştirmeyecek ve üretici için şu anki durumdan farkı olmayacaktır.
    Çalışmalarınızı destekliyor, bu konuda faydalı sonuçlar elde etmek amacıyla emeğini ve fikirlerini paylaşan herkese teşekkür ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız