Reklam Ver

Türkiye, yıllık ortalama 25 milyon ton sebze ve 15 milyon ton meyve üretiyor. Üretilen meyve ve sebzenin ancak 2.1 milyon tonu( yüzde 5’i) doğrudan ihraç ediliyor. İhracattan elde edilen döviz girdisi ise 1.4 milyar dolar.
Geri kalan yaklaşık 38 milyon ton üretimin bir kısmı sanayide, bir kısmı ise sofralık olarak iç piyasada tüketiliyor. Üretimin önemli sayılacak bir bölümü ise hiç değerlendirilemiyor.
Üreten de, bu ürünleri sanayide kullanan veya ihraç edenler de bu tablodan memnun değil. Çünkü, bu tablo Türkiye’nin gerçek potansiyelini yansıtmıyor.
Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin verilerine göre, 2007’de yaş meyve ve sebze ihracatı 2006’ya göre miktar bazında yüzde 4, değer bazında ise yüzde 28 oranında artış gösterdi.
Özellikle taze sebze ihracatındaki artış dikkat çekiyor. 2006’da 694 bin  ton taze sebze ihraç edilirken, 2007’de 1 milyon tona ulaşıldı. Artış yüzde 45. Elde edilen döviz ise yüzde 62 oranında artışla 340 milyon dolardan 553 milyon dolara ulaştı.
Taze meyvede ise, 2006’da 359 bin ton olan ihracat yüzde 1 azalarak 331 bin tona geriledi. Fakat, daha az ürün ihraç edilmesine karşın  elde edilen döviz 356 milyon dolardan 403 milyon dolara ulaştı.
Narenciye ihracatında ise, miktar olarak yüzde 21 oranında  gerileme oldu. 1 milyon 55 bin ton olan narenciye ihracatı 830 bin tona geriledi. Elde edilen dövizde yüzde 8’lik artış ile 478 milyon dolardan 514 milyon dolara yükseldi.
Tüm kalemlerde dolar bazında bir artış var. Fakat doların değerinde de düşüş var. Bu nedenle ihracatçı daha fazla döviz elde ettiğine sevinemiyor.
En fazla ihracat yapılan ülkelerin başında yüzde 33 pay ile Rusya Federasyonu var. İkinci sırada ise Almanya.
 Fransa, Yunanistan, Avusturya, İtalya, Belçika gibi Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatta ise ciddi bir gerileme yaşanıyor.
Ürün bazında bakıldığında ise, taze meyvede en fazla geliri kiraz ve vişne, sebze de ise domates sağlıyor.
2007’de 57 bin ton kiraz ve vişne ihracatı karşılığında 146 milyon dolar, 394 bin ton domates ihracatı karşılığında da 316 milyon dolar döviz geliri sağlandı.
Meyvede kiraz ve vişnenin, sebzede ise domatesin ilk sırada yer alması tesadüfi bir durum değil.
Kiraz konusunda Alara firması başta olmak üzere, ülke genelinde yapılan bilinçli üretimin ihracat rakamlarına yansıyor.
Domateste ise, yıllardır Anadolu’yu adım adım gezerek aşılı fide kullanımını yaygınlaştıran Dr. Hasan Ünal ve diğer fide üreticilerinin büyük payı var.
Kiraz ve domates örneği, üretimde teknoloji kullanımının, bilinçli üretimin ihracata doğrudan yansıdığını gösteriyor.
İhracatçılar da içerde ve dışarıda bir çok soruna rağmen ihracatta artış sağlayabiliyor. Bu sorunlar çözülebilirse ve  sektöre gerekli destek verilirse, üretici, ihracatçı ve devlet işbirliği ile ihracatın birkaç yılda 10-15 milyar dolara çıkmaması için hiçbir neden yok.

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız