Reklam Ver

Geçen cumartesi Ayvalık’ta zeytin hasadı sevincini yaşarken Giresun’dan “FİSKOBİRLİK yönetimi devrildi” haberi geldi. İşbaşına geldiği günden beri FİSKOBİRLİK yönetimini ele geçirmeye çalışan AKP Hükümeti sonunda muradına erdi. Daha önce yapılan 3 genel kurulda liste çıkaran, ancak delegeden istediği oyu alamayan AKP, uyguladığı fındık politikası ile birliği batma noktasına getirdikten sonra yönetimi ele geçirmeyi başardı.

AKP Kocaeli İlçe Başkanı Avukat Lütfü Bayraktar, FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Bayraktar, 2002 genel seçiminde AKP’den milletvekili aday adayı olmuştu. 22 Temmuz seçiminde ise, AKP Kocaali İlçe Başkanı olarak seçim çalışmalarına aktif olarak katıldı. Sakarya’nın Kocaali ilçesi Yalpankaya köyüne seçim çalışması yaparken fındık üreticilerinin tepkisi ile karşılaşmıştı. AKP’de aktif olarak çalışan Lütfü Bayraktar, yönetimine aday olduğu FİSKOBİRLİK’in genel kurulunda parti kimliğini gizlemedi. Tam tersine “Ben seçilirsem siyasi iktidarı buraya getiririm. Siyasi iktidar olmadan sorunları çözmemiz mümkün değil” diyerek seçimi kazandı.

Seçimi kazandıktan sonra gazetecilere yaptığı ilk açıklamada da AKP’den kesinlikle istifa etmeyeceğini açık yüreklilikle dile getirdi. Lütfü Bayraktar’ın başkan seçilmesinin bir başka önemli yönü var. FİSKOBİRLİK tarihinde ilk kez, geleneksel üretim bölgesi olarak kabul edilen Ordu, Giresun ve Trabzon’un dışında yani Batı Karadeniz’den bir başkan seçildi.

Fındık konusunda Batı Karadeniz’in çok önemli bir özelliği var. Devlet, 1983′ten beri bu bölgede fındık üretiminin artmasını istemiyor. Bunun için defalarca yasal düzenleme yapıldı. Fakat yasa çıktıkça burada üretim alanı daha da genişliyor. Fındık üretim alanlarının sınırlandırılması bundan sonra pek gündeme gelmeyecek gibi görünüyor. Fındık politikalarını da, FİSKOBİRLİK’in geleceğini de bundan sonra siyasi iktidar belirleyecek.

2000 yılında Dünya Bankası’nın dayatması ile birliklere “özerklik” sağlamak iddiasıyla çıkarılan 4572 sayılı Birlikler Yasası tamamen işlevsiz kaldı. Her fırsatta dile getirdiğimiz gibi bu yasanın özerklik getirmeyeceği başından belliydi. Özerklik bir yana birlikleri batma noktasına getirdi.

Bu noktaya nasıl gelindi?

AKP, daha önce ele geçiremediği için FİSKOBİRLİK’i devre dışı bırakarak fındık alımı için Toprak Mahsulleri Ofisi’ni (TMO) görevlendirdi. İki yıldır fındığı TMO alıyor. 22 Temmuz seçiminden önce, Karadeniz Bölgesi’nden oy almak için kesenin ağzını açan AKP, yüzde 70′in üzerinde oy aldı. 13 Kasım 2007′de Resmi Gazete’de yayımlanan kararname ile TMO’nun fındık alımından ve fındığın yağ yapılmasından doğacak tüm zararların Hazine tarafından karşılanması kabul edildi. Bu da yetmedi. Sırada FİSKOBİRLİK’in 100 milyon YTL’lik borcunun ödenmesi var. FİSKOBİRLİK’in deposunda satacak fındığı yok ama üreticiye, bankalara 100 milyon YTL borcu var. Bu borcu ödemek için gayrimenkulleri dışında satacak bir şeyi de yok. Bu kötü tabloyu en iyi bilenler mevcut FİSKOBİRLİK yönetimiydi. Bu nedenle son genel kurulda Yaşar Pamuk başkanlığındaki yönetim seçime hiç asılmadı. AKP Kocaali İlçe Başkanı Lütfü Bayraktar’ın listesi çok rahat kazandı. Çünkü, delegeler, ‘AKP’li birini seçersek, hükümet üreticinin alacaklarını öder’ düşüncesi ile Lütfü Bayraktar ve arkadaşlarına oy verdi. Yani AKP Hükümeti fındık politikası ile FİSKOBİRLİK’i devre dışı bırakarak önce batırdı. Sonra ele geçirdi. Şimdi de kurtaracak.

Hükümetin yaptığı bu operasyonun Türkiye’ye faturası ise, 1.5 milyar dolardan az değil. Taskobirlik, 3 aydır çalışanlarının maaşını ödeyemiyor. Sadece 1 milyon YTL kredi alabilse sorunlarını çözecek. Fakat, şarap ürettiği için AKP Hükümeti tarafından kredi almasının engellendiği iddia ediliyor. Kayısıbirlik, sadece kağıt üzerinde kaldı. Başbakan Tayyip Erdoğan, geçen yıl Malatya’da katıldığı bir toplantıda kayısı üreticilerine destek olmak için Kayısıbirlik’e 35 milyon YTL kredi desteği vereceğini söyledi. Bir tek kuruş ödenmedi. Bugün sadece kağıt üzerinde faaliyet gösteriyor. Fiili olarak çalışamıyor. Diğer birliklerde de çok büyük sıkıntılar var.

Geçen hafta sonu İzmir’de yapılan birlikler toplantısından sonra hazırlanan sonuç bildirisinde; birliklerin 800 milyon YTL’yi bulan 2000 yılı sonrası borç ve faizlerinin hükümet tarafından silinmesi, ürün alımından doğacak zararların Hazine tarafından karşılanması, TMO’ya tanınan “görev zararı” ayrıcalığının kendilerine de tanınması istendi. Bu bildiriyi Trakyabirlik yöneticileri imzalamadı. Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği karşı çıkmasına rağmen birlikler arası dayanışma bozulmasın diye kerhen imza attı.

Sonuç olarak, AKP Hükümeti döneminde “birlikleri ele geçirme” politikası sonucunda Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri 7 yıl öncesine, yani siyasetçiye mahkum hale geldi. Üstelik, 2000 öncesinde birliklerin sadece genel müdürü Ankara’dan atanırdı. FİSKOBİRLİK seçimleri gösterdi ki, bundan sonra birlikler destek alabilmek, sorunlarını çözebilmek için yönetim kurullarını da hükümet partisinden seçmek zorunda kalacaklar. Yazık, hem de çok yazık…

Prof. Dr. Orhan Dikmen yaşamını yitirdi

Tarım eski Bakanı, İktisadi Araştırmalar Vakfı’nın kurucusu ve uzun yıllar başkanlığını yapan Prof. Dr. Orhan Dikmen yaşamını yitirdi. Vakıf Başkanı olarak düzenlediği sempozyum ve toplantılarla fındık konusunda da duyarlılık gösteren Prof. Dr. Orhan Dikmen’i saygıyla anıyor, yakınlarına ve tarım dünyasına baş sağlığı diliyoruz.

Reklam Ver

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız