Reklam Ver

Konya, “tarımın başkenti” olarak adlandırılıyor. Son günlerde ülkenin başkenti Ankara’nın yaşadığı su rezaletinin bir benzeri bu yıl Konya ve yöresinde yaşanıyor.
Kuraklık, Konya ve İç Anadolu’yu kasıp kavuruyor. Hububat başta olmak üzere bir çok tarımsal üründe büyük kayıplar yaşandı. Çiftçi çok büyük zarara uğradı. Borçlarını ödeyemez, ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda.
Böyle devam ederse ve gerekli önlemler alınamazsa yakın gelecekte  Konya, “tarımın başkenti” unvanını kaybedecek.
Önlem alması beklenen hükümetin gündeminde kuraklık ve su sorunu gibi yaşamsal konular yok. Pazartesi günü toplanan Bakanlar Kurulu’nda konu gündeme dahi gelmedi. Umarız ki, kurulacak yeni hükümet, üzerindeki bu ölü toprağından sıyrılır; kısa, orta ve uzun vadeli önlemler alır.
Bunun ilk adımı, uzmanların ısrarla dile getirdiği Su Bakanlığı’nın kurulması olabilir. Hükümeti kurmakla görevlendirilen Recep Tayyip Erdoğan, yarın yeni kabineyi Cumhurbaşkanı’na sunacak. Yeni kabinede Devlet Bakanları’ndan birisi, sudan sorumlu bakan olarak görevlendirilebilir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na toprak ve su konusunda daha duyarlı birisi getirilebilir.
Önümüzdeki günlerde ve yıllarda da kuraklık, küresel ısınma  ve su sorunu dünyayı olduğu gibi Türkiye’yi de tehdit etmeyi sürdürecek. Bu nedenle, ciddi bir değişime ve akılcı politikalara ihtiyaç var. Çiftçilerin gelir kayıplarını önleyecek, suyun ve toprağın etkin kullanımını sağlayacak bir politika ülkenin geleceği açısından çok büyük önem taşıyor.
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu ve  Doç. Dr. Sait Gezgin, İktisat Fakültesi’nden Doç. Dr. Şaban Çalış ve  Doç. Dr. Önder Kutlu  ile Konya Tarım İl Müdürlüğü’nden Orhan Ermetin’ in ortaklaşa hazırladığı “Küresel İklim Değişikliği ve AB Müzakere Sürecinde Organize Organik Tarım Bölgeleri: Konya Örneği”  bildirisi  “tarımın başkenti” Konya’nın tarımda yaşadığı acı gerçeği ortaya koyması ve çözüm sunması bakımından çok önemli..
Su ve toprak kaynaklarının verimli kullanılmasını, çiftçi gelirlerini artırmayı ve organik tarımı öne çıkaran bildirinin özeti şöyle:
“Son yıllarda Konya bölgesinde yıllık yağış miktarının azalması,yağışların mevsime göre dengesizleşmesi ve taban su seviyesinin azalması su sorununu ön plana çıkarmış bulunmaktadır.Küresel iklim değişiklikleri konusundaki tartışmalarla birlikte de bu konu gündemdeki en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.
Küresel iklim değişikliklerinden en çok etkilenen ülkelerin başında Türkiye gösterilmektedir. Türkiye’de en çok etkilenen bölgelerin başında Konya gelmektedir. Konya bir taraftan kuraklık,bir taraftan tuzlu su havzalarının baskısı, öte taraftan da bilinçsiz su kullanımı  gibi nedenlerle bu konuda tam bir çıkmaza doğru sürüklenmektedir. Tahıl ambarı, tarımın başkenti gibi altı boş sloganlarla da yanlış bir kalkınma modeli ısrarı ile de tam bir felakete doğru sürüklenmektedir. Konya platosu özellikle de sulu tarım ısrarı ve buna bağlı ağır gübreleme uygulamaları ile geleceğini karartmaktadır.
Sulu tarım adı altında yerüstü suları yetmeyince yeraltına inmek zorunda kalan üreticiler de aslında üzerinde durduğumuz,doğduğumuz, yediğimiz toprağa ve onun hayat damarlarına saldırmaktadırlar. Felaket tellallığı yapmak istemiyoruz ama tutulan yol yol değildir.Mesela, Konya ovasında mevcut su kuyularının çoğunluğunun ruhsatsız olduğu bilinmektedir. Yüzey sulama amaçlı olarak ise en fazla Beyşehir Gölü’nden su çekilmektedir. Fakat bu gölde su seviyesinin düşmeye başladığı bildirilmektedir. Ayrıca kirlilik de görülmeye başlamıştır. Yatırımın artması, daha fazla alanın sulanması,su tüketimini ve enerji kullanımını da artıracaktır.
Bu nedenle Konya Ovası’nda etkin su kullanım modellerinin geliştirilmesi( damla sulama,suyu az tüketen bitkilere geçiş,ekim ve dikim tekniklerinde revizyon vb.) kısa vade tedbirleri olarak düşünülebilir. Bunlardan en önemlisi su tasarrufçu bir üretim şekli olan organik tarımdır. Organik tarımda vahşi sulamaya genellikle müsaade edilmemekte, damlama sulama çok yaygın olarak kullanılmaktadır.
Ülkemizde konvansiyonel tarım yapılan alanlarda iyi tarım tekniklerinin uygulanmasına, suyun etkin kullanan teknikler ve bitkilerin yetiştirilmesine ve bölge içi ve bölgeler arası üretim planlamasının yapılarak rekabeti azaltıp, gelir seviyesinin yükseltilmesine ihtiyaç vardır. Bu amaçla öncelikle çevresel olarak çok fazla kirlenmemiş alanların bölgesel veya alt bölgesel olarak organize organik tarım geçilmesine şiddetle ihtiyaç var.”
Konya’da organik tarım 10 yıldan beri yapılıyor. Konya Tarım İl Müdürlüğü’nün 2006 verilerine göre, ilde sertifikalı 779 üretici tarafından 3 bin 614 dekar alanda organik tarım yapılıyor. En fazla üretilen ürünler çilek,nohut,vişne,kiraz,ceviz,domates ve elma. Mucize bitkiler arasında sayılan rezeneyi organik olarak üreten Konyalı çiftçiler bu ürünü Japonya’ya ihraç ediyorlar.
Uzmanların verdiği bilgiye göre, Konya’da ekili 1.5 milyon hektar alanın sadece binde 36’lık bölümünde organik tarım yapılıyor. Konya’da organik ürün işleyen, paketleyen, ambalajlayan ve satışını yapan işletme yok. Organik ürünler başta İzmir olmak üzere diğer illere gönderiliyor. Üretim arttıkça Konya’da işleme, paketleme,ambalajlama tesisi kurulacak ve ihracatçı firmaların ilgisini çekecektir.
“Organize Organik Tarım Bölgeleri Projesi” sadece Konya için değil, Türkiye için de bir çıkış yolu olabilir mi? Bunun çok yönlü olarak tartışılmasında yarar var.

Organik tarım Konya için fırsat olabilir mi?
Bu yazıyı değerlendirin

Reklam Ver

3 YORUMLAR

  1. organik tarım konya için gerçekten kurtulma fırsatı.yaşanılan su sıkıntısını en aza indirmek daha bilinçli tarım yapabilmek için tarımda eskiye dönülmeli.yapılan toprak analizleriyle toprağa ihtiyacı olan gübreler verimeli.damlama su sistemi tercih edilmeli ve ilaçlar yerine biyolojik mücadele yapılmalıdır.kendi ellerimizle maffettiğimiz dünyamızı yine kendi ellerimizle kurtara biliriz.çiftçi eğitim kursları daha fazla arttırılmalı…

  2. mrb
    ben org.tarım teknikeri OKAN KENANOĞLU
    bence bu tür projeler yazılırken yada düşünülürken öncelikle uygulamaya koyabilecek çiftçilerin bu konulara bakış açısı nedir tarımdan beklentileri nelerdir bunların bilir kişiler tarafından analiz ve değerlendirmeleri çok iyi metodlar kullanılarak değerlendirilmelidir.
    yani organik tarım yapan bir çiftçinin kendisine ailesine milletine nasıl faydalı olacağından bahsedilmeli temel eğitim verilmeli organik tarımın nasıl daha kazanlı bir metod olabileği konusunda bilir kişiler tarafından iyi bir eğitim verildikten sonra sadece konya değil tüm ülkemiz çiftçileri tarafından kullanılan bir metod durumuna geçer
    teşekküğr ederim

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız