Reklam Ver

Geçen hafta iki gün Edirne’deydik. Gazetemizin Edirne Temsilcisi Ümit Özel ile birlikte bir çok toplantıya katıldık.Tarım ve hayvancılık konusunda bölgedeki üretici, sanayici, tüccar, ihracatçı,oda,dernek ve yerel yöneticilerle görüşmeler yaptık. Bazı tesisleri gezdik. Bilgilerimizi paylaştık,yeni bilgiler edindik.Bizim için çok verimli ve yararlı iki gün oldu. Yeri geldikçe bu bilgileri ve izlenimleri sizlerle paylaşacağız.
Edirne’de iki gün boyunca  konuştuğumuz hemen herkes tarım ve hayvancılık politikalarından şikayetçi. Memnun olan, hükümetin uygulamalarına destek veren kimse yok. Üretici de şikayetçi,sanayici de.Bitkisel üretim yapanlar da memnun değil,hayvancılık yapanlar da. Ekonomisi tarım, hayvancılık ve tarımsal sanayie dayalı Edirne’de herkes şikayetçi ise, bunun mutlaka dikkate alınarak üzerinde durulması gerekiyor.
Bizden bir gün sonra Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker de Edirne’deydi. Sorunlar kendisine aktarıldı.
Bölgenin en önemli ürünü ayçiçeği. Üretici,sanayici ve tüccar sözbirliği etmişçesine, “ayçiçeğine verilecek prim ekim yapılmadan açıklansın ve zamanında ödensin” diyor. Bu çözülemeyecek bir sorun değil. Hemen çözülebilir. Fakat yıllardır hiçbir hükümet bunu başaramadı.
Buna rağmen üretici,tüccar,sanayici işbirliği yaparak ayçiçeği üretimini artırmak için çalışıyor.
Türkiye, 1980’lerin sonunda 1 milyon 250 bin ton ayçiçeği üretirken daha sonra uygulanan yanlış politikalar sonucunda üretim yarı yarıya azalarak 600 bin tona kadar düştü.Bitkisel yağ ihtiyacının çok önemli bölümü ithalatla karşılanmaya başlandı. Bugün de petrolden sonra en büyük ithalat kalemini bitkisel yağlar oluşturuyor.
 Son yıllarda Trakyabirlik’in çabaları ile ayçiçeği üretimi yeniden artmaya başladı. Üretim arttıkça dışa bağımlılık azalacak.
Trakyabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen’in anlattığına göre bu yıl 1 milyon ton sınırı aşılacak. Fakat üretimdeki artışın kalıcı olması destekleme primi ve döviz kuruna bağlı. Destekleme priminin ayçiçeği ekiminden önce açıklanması ve zamanında ödenmesi üretim artışının devamı için çok önemli. Yerli üretim sürekli olarak ithalat baskı altında.Bu nedenle döviz kuru baskı altında tutulduğunda ithalat cazip hale geliyor.
Rafet Sezen, bu konuda ilginç bir karşılaştırma yapıyor:”Biz bu göreve geldiğimizde 2003 yılının başında dolar 1 milyon 670 bin liraydı.Ayçiçeğinin kilosu 460 bin liraydı. Bugün dolar 1 milyon 380 bin lira, ayçiçeği 525 bin lira. Dövizin baskı altında tutulması bizim fiyatlarımızı yurt dışındaki fiyat karşısında yüksek kalmasına neden oluyor. Ciddi bir koruma olmadığı için Bulgaristan,Rusya ve Ukrayna’ya karşı rekabet şansımız azalıyor. Üretimin artması ve üreticinin ayakta kalması verilecek destekleme primine bağlı. Ayrıca buğday ve mısıra verilen fiyat ve destekleme primi de ayçiçeği üretimini doğrudan etkiliyor. Avrupa’da ve Amerika’da nasıl 5 yıl önceden hangi ürüne ne kadar destek verileceği açıklanıyorsa Türkiye’de de aynı sisteme geçilmesi gerekiyor.Üretim planlaması bu şekilde olur.”
Trakyabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen,Başkan Vekili  Ahmet Akgün, Yönetim Kurulu Üyeleri  Hilmi Kahraman,Şerif Baykut,Genel Müdür İsa Gökçe, Denetim Kurulu Üyeleri Hüseyin Kocabıyık,Remzi Kabak ve Hüseyin Fidan ile sohbet ederken ayçiçeği üretimi ve Trakyabirlik’in geleceği konusunda endişeden çok, umutlu olduklarını görüyoruz.
Yönetim Kurulu Başkanı’ndan en küçük ortağına kadar herkes biliyor ki, Trakyabirlik olmadan ayçiçeği üretiminin yapılması çok zor.
Trakyabirlik’in üreticiye kullandırdığı nakdi kredi (gübre,yem,tohum,ilaç) 100 milyon YTL’ nin üzerinde. Trakyabirlik bu desteği vermese bir çok çiftçi tarlaya giremeyecek.Üretilen ürünün yüzde 50’sini alıyor. İşleyerek piyasaya sürüyor. Ayrıca sanayiciye hammadde temin ediyor. Geçen yıl 100 bin tona yakın rafine yağ satarak bir rekora imza attı.
Bu sorumluluk ve bilince sahip Trakyabirlik yöneticileri ve çalışanları verimliliği ve kaliteyi artırıcı çalışmalar yapıyorlar.
Yağ oranı yüksek ve 4 kızartma yerine 8 kızartma yapılabilecek  yağ elde etmek için yeni bir ayçiçeği çeşidi konusunda deneme üretimleri yapılıyor. Trakyabirlik Genel Müdürü İsa Gökçe’nin verdiği bilgilere göre,bugün  bölgede ekimi yapılan ayçiçeğinde yağ oranı ortalama yüzde 39 ile 40 arasında. Yeni çeşitlerde  ise yüzde 47.5 oranında yağ elde etmek mümkün. Aynı miktar ayçiçeğinden daha yüksek yağ elde etmek üretici açısından  çok önemli bir avantaj. Amerika’daki üretimin  tamamı, Fransa’da ise  yüzde 80’i bu yeni çeşit ayçiçeğinden sağlanıyor.Türkiye’de ise,Trakyabirlik’ in çabaları ile deneme üretimleri yapılıyor.
Üzerinde çalışılan bir başka önemli proje ise, kalitesine göre ayçiçeği alımına geçmek.Fakat, bu projenin uygulanabilmesi için yağ ölçüm cihazlarının alınması ve alım merkezlerinin buna uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Depolama şartlarının iyileştirilmesi şart. Belki  48 kooperatifin tamamında bu sistem kurulamayabilir. Çünkü her kooperatif için 6-7 milyon YTL yatırım gerektiren bir proje. Fakat , alım merkezleri birleştirilerek en azından 7-8  büyük kooperatifte bu uygulamaya geçilebilir.
Trakyabirlik, sadece ayçiçeğinin  üretim boyutunda değil sanayide de çok önemli bir yere sahip. Entegre tesislerinde ve Bursa Karacabey’deki yağ fabrikasında üreticinin ürünü değerlendirilerek kendi markası ile pazara sunuluyor.
Entegre tesislerini Trakyabirlik Genel Müdür Yardımcısı Adnan Tekçe ve tesislerden sorumlu müdür İsmail Yılmaz ile birlikte geziyoruz. Son yıllarda yapılan yatırımlarla tesisler bir yandan modernize edilirken diğer tarafta fabrikalara fabrika eklendiğini görüyoruz.
Yıllardan beri bu yatırımların bazı kesimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Trakyabirlik’in hem üretici hem de sanayici olmasını istemiyorlar.İstiyorlar ki, Trakyabirlik üreticiden  ayçiçeğini alsın,depolasın ve sanayiciye istediği zaman versin. Böyle bir model dünyanın hiçbir yerinde yok. Avrupa Birliği’nde kooperatifler hem üretimde,hem sanayide hem de pazarlamada söz sahibi.
Trakyabirlik’te , üreticinin ürününü değerlendirerek kendi markası ile piyasada var olduğu sürece rekabet edebilir ve gerçek anlamda kooperatifçilik yapabilir. Aksi taktirde sanayicinin depocusu olmaktan öteye gidemez. O zaman da üreticinin kaderi sanayicinin iki dudağı arasında olur.
Lisanslı depoculuk ayrı bir konu. Nitekim,Trakyabirlik ile Edirne Ticaret Borsası’nın  bu konuda birlikte çalışmaları konusunda görüş birliği var.
Edirne’de tarım,hayvancılık, Ticaret Borsası’nın çabalarını,Canlı Hayvan Borsası ve diğer konulardaki izlenimlerimizi ve bilgilerimizi paylaşmayı sürdüreceğiz.
 

Reklam Ver

6 YORUMLAR

  1. trakya da çok beklerler ağçiçek artışı olsun diye olmaz çok zor fiyatlar çok kötü destekler az edirne artık eskisi gibi sapsarı o güzel ağçiçek tarlalarını ancak rüyasında görür yani hayal sizin sayenizde tarımı takip ediyoruz teşekürler saygılar ali ekber yıldırım

  2. biz ayçiçeğin ana vatandan yani trakya neden 1980 yıllarında geri gidiyor çünkü gelen hükümetinlerin yanlış politikası bize fiyat verdilerde yetiştirmedikmi destek az mazot çok yüksek sulu tarım yapılsa çok büyük artış olacak kimse sulama yapamıyor baraj yapacaklar su ucuzmu mazot fiyatları belli çok zor edirnelinin işi

  3. tüm yöneticlere sesleniyorum bu gidişle bırakın ayçiçek üretmeyi tarlalarımız satacagız utanın ya utanın geçen sen gübre mazot elektrik ne kadar artıysa sizde o kdara zam verin ayçiçegine sevdiremediniz üretmeyi bari nefret ettirmeyin

  4. syn:ali ekber yıldırım bizleri tarım haberlerınden bilgilendirdiğiniz için sizlere teşekkur edıyorum.
    ne trakya birlik.ne panko birlik,ne tmo, nede tarım kredi bunlar çifçinin kanını emiyor
    sırtımızdan saltanat suruyorlar

  5. tarım kesimimin can yoldaşı sayın yıldırım .güzel yurdumuzda tarımın her bölümü bildiğiniz gibi beceriksiz siyasetçiler yüzünden şidetle kan kaybetmektedir.bu siyasi kambur sırtımızdan kalkmadıkça,(kan emici asalaklar) bitmedikçe TÜRKİYEDE tarım bir adım ileri gitmez.yarınımızı göremez olduk karanlık bir yolda giyoruz.ayçiçeği verimini arttırmak için şiddetle süper kaliteli tohumlara ihtiyayacımız vardır.tohumluk olarak alıpta ektiğimiz ne olduğu belirsiz hastalıklı tohumlar yüzünden tarlalarımıza virüs aşıladık?verimi artacağına bilakis tersine düşüyor.ilac ve gübreye kuvvet işi götürmeye uğraşıyoruz. topraklarımız hasta ve yorgun böyle giderse sonumuz allaha selamet.

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız