Reklam Ver

Hükümet, 4572 Sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Yasası’nda  değişiklikler yapmak üzere çalışma başlattı.
AKP, seçimlerle ele geçiremediği birlikleri yasal düzenleme ile ele geçirmek istiyor.
Çiftçilerle yıldızı hiç bir zaman barışmayan Başbakan Tayyip Erdoğan, Fiskobirlik ile Hükümet arasındaki gerginliğin doruğa ulaştığı günlerde milletvekillerine şu değerlendirmeyi yapıyor: “Birliklere bu kadar para veriyoruz,paramızla rezil oluyoruz.Bunların ne bize ne tarıma faydası yok. Birlikler Yasası’nı değiştirmek için ne gerekiyorsa yapalım.”
Hükümetin değiştirmek istediği 4572 Sayılı Birlikler Yasası, Dünya Bankası tarafından hazırlandı ve 16 Haziran 2000’de yürürlüğe girdi.
Yasa ile birlikler “özerk” olacak denildi.Özerklik bir yana birliklere devlet desteği yapılması yasaklandı.
Birlikler, bu yasa ile kurulan ve Dünya Bankası’nın güdümünde çalışan Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun yönetim ve denetimine girdi.
Yeniden Yapılandırma Kurulu ürün fiyatının belirlenmesinden, ürün alım politikasının uygulanmasında tek söz sahibi.
Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun emirlerini kabul etmeyen birliklere bu yasa ile oluşturulan 250 trilyon liralık(250 milyon YTL)  havuzdan Destekleme Fiyat İstikrar Fonu(DFİF) kredisi verilmiyor. Kredi alamayan birlikler, ürün alamıyor,piyasada etkin olamıyor.
Tezgah çok iyi kuruldu.Birlikler, DFİF kredisi alabilmek için, Yeniden Yapılandırma Kurulu’na iş planlarını onaylatmak ve tahütname imzalamak zorunda.
Bunları yazdığımızda Yeniden Yapılandırma Kurulu yöneticileri hemen itiraz ediyor. Birliklerin ürün alımında,fiyat politikasında özerk olduğunu iddia ediyor.
Birlikler gerçekten özerk mi?
Ürün fiyatını ve alım politikalarını birliklerin  özerk(!) denilen yönetimleri mi belirliyor yoksa başka yerlerde mi belirleniyor.
Bunu bir belge ile açıklayalım.
Tariş Üzüm Birliği, 2005-2006 ürün sezonunda 15 Milyon YTL DFİF kredisi almak için iş planlarını hazırlayarak Yeniden Yapılandırma Kurulu’na gönderiyor. Yeniden Yapılandırma Kurulu bu talebi 7 Eylül 2005 tarihli toplantısında ele alıyor. İş planını olumlu bulan Yeniden Yapılandırma Kurulu, 15 milyon YTL DFİF kredisi verilmesi için Hazine Müsteşarlığı’ nın bağlı bulunduğu Devlet Bakanlığı’na öneride bulunulmasına karar veriyor. Ancak bu kredinin verilebilmesi için Tariş Üzüm Birliği’nden taahhütname istiyor.
Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun Yürütme Birimi Başkanı Dr. Hürman Ocaklı’ nın imzası ile Tariş Üzüm Birliği Genel Müdürlüğü’ne 19 Eylül 2005’te gönderilen yazıda yazılı olarak taahhüt edilmesi istenenler aynen şöyle:

Tariş Üzüm Birliği’nin 2005/2006 iş yılında;
** Piyasa fiyatlarının piyasa şartlarında oluşmasını teminen avans fiyat uygulamasını azami sürede devam ettirmesi, nihai fiyatın açıklanmasından önce Kurul’ a bilgi verilmesi,
**Piyasanın geçmiş yıllara göre nisbi olarak daha az rekolte ile karşı karşıya geleceği beklentisi paralelinde,ürün alımlarının Birliğin stoklarını asgari seviyede arttıracak miktarda ve yavaşlıkta gerçekleştirilmesi,
** Ürün satışlarının gerçekleştirilmeye başlanmasını müteakip,satış gelirlerinin ivedilikle DFİF gider hesabına döndürülmesi konularında Yönetim Kurulu’ndan yazılı taahhüt alınması kullanılacak DFİF kredisinin ön şartı olarak belirlenmiştir.”

Yeniden Yapılandırma Kurulu, özerk olan Tariş Üzüm Birliği’nin yönetim kuruluna nasıl bir fiyat ve alım politikası uygulayacağını emrediyor.Bunları yazılı olarak taahhüt edilmesini ancak o zaman kredi önerisinde bulunabileceğini bildiriyor.
Yazının sonunda ise birlik yöneticilerini,şu sözlerle tehdit ediyor: “Yukarıda belirtilen hususların taahhüt edildikleri halde yerine getirilmemesi durumunda gerek 6183 sayılı kanun hükümleri ile, T.C. Ziraat Bankası ile Birlik arasında imzalanan Sözleşme hükümlerinin de devreye sokulması söz konusu olacaktır.”
Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun hatırlattığı 6183 Sayılı yasa daha önce Kayısıbirlik’e uygulandı. Alacakların icra ve haciz yoluyla tahsil edilmesini öngörüyor.
Özerk olduğu iddia edilen Tariş Üzüm Birliği’nin Yönetim Kurulu bu yazıyı aldıktan sonra toplanıyor ve taahhüt edilmesi istenen yukarıdaki 3 maddeyi tek tek yazarak altına da, “S.S. Tariş Üzüm Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu üyesi sıfatıyla taahhüt ederiz” diye yazıyor ve Yeniden Yapılandırma Kurulu’na gönderiyor.
Ne kadar “özerk” bir yönetim anlayışı değil mi?
Konunun bir başka boyutu var. Birlikler kredi alabilmek için Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun kapısında istenilen her emri yerine getirirken aslında aldıkları kredinin yine birlikler tarafından finanse edildiğinin farkında bile değiller.
Tariş Üzüm Birliği,4572 sayılı yasa çıktığından bu yana 135 milyon 299 bin YTL DFİF kredisi kullandı. Bu kredi için 66 milyon 680 bin YTL faiz tahakkuk etti. Birlik, faiz ve anapara olarak bugüne kadar 117.2 milyon YTL  ödedi ve 84.7 milyon YTL daha ödeyecek.
Diğer birliklerde de benzer bir tablo var.
Ortada bir havuz var. Birlikler bu havuzdan kredi kullanıyor. Aldığı krediyi faizi ile birlikte ödeyerek havuzu büyütüyor.Devletin veya Dünya Bankası’nın ne bir desteği ne bir katkısı var. Ama birlikler bu havuzdan kredi kullanabilmek için Dünya Bankası’nın güdümündeki Yeniden Yapılandırma Kurulu’nun her istediğini yapmak zorunda kalıyor.
Neden?
Çünkü, kooperatifleşme bilinci yok.Birliklerin yöneticileri koltuklarını koruma telaşında.Türkiye’nin en büyük birliklerinden Tariş Pamuk’ un genel kurulunda bile iftar yemeği için müzikholden alınan faturalar saatlerce konuşulurken, kooperatifleşme bilinci,birliklere kullandırılan kredilerin kaynağı gündeme dahi gelmiyorsa özerklik kimin umurunda.
(17.1.2007)
 

Reklam Ver

CEVAP VER

Lütfen mesajınızı yazınız
Lütfen adınızı yazınız